Yalnızlık Kabusu

Yalnızlık Kabusu

FM Selim Gürcan Yorum yapılmamış

Merhaba,
Ünlü Avusturyalı yazar Stefan Zweig’in ölümünden sonra yayımlanan ve 1944 yılında Burhan Arpad tarafından Türkçe’ye “Yalnızlık Kâbusu” adıyla çevrilmiş olan öykü kitabında, satrancın tanımıyla ilgili bölümler var. İlgimi çekti ve anlaşılabilir olması için, günümüz Türkçe’sine çevirmeye çalıştım ve paylaşmak istedim. Gönül isterdi ki bu çeviriyi kitabın orijinalinden yapalım. Ancak, buna maalesef hiçbir şekilde olanağım yok 🙁

Babür Akdağ

Bütün oyunlar arasında, insanı düşündüren, şans baskısının her türlü egemenliğini uzaklaştıran ve zafer tacını ancak ve ancak akla, hattâ daha çok aklın belirli bir ortaya çıkış şekline veren bu oyunun, bu “Şahane oyun”un esrarlı cazibesini, kendi deneyimlerimin sonucundadır ki kesin olarak öğrenmiş bulunuyordum. Ama satrancı bir oyun diye tanımlamakla dahi kendi kendimizi aşağılamış olmak aptallığı yapmış olmuyor muyuz? Satranç, bir bilim, bir sanat değil midir? Satranç, bilim ile sanat arasında dolaşan bir şey, her türlü paradoksun bir defaya özgü olarak birleşmesi değil midir? Tarih kadar eski, fakat o oranda da yepyeni, aslında mekanik, fakat ancak düş gücü sayesinde etken olabilen, kendisi bir düzen ile oluşturulmuş bir alana özgü, fakat bağlantıları sayesinde sınırsız derecede geniş, durmadan yayıldığı halde yine de bitimli, hiç bir sonuca varmayan bir düşünce biçimi, eseri olmayan bir sanat, maddesiz bir mimari, varlığının ve oluşumunun devamlılığı bütün kitaplardan ve eserlerden hiç de daha aşağı değil; öyle bir oyun ki, bütün ulusların ve devirlerin malı; fakat can sıkıntısını yok etmek, beyini çalıştırmak ve ruhu genişletmek için hangi tanrı tarafından yer yüzüne getirilmiş olduğu belirsiz! Nerede başladığı ve nerede bittiği bilinmez.” (sayfa 15-16)

Satranç, ruhsal uğraşıları dar bir alan üzerine çekmekte, hattâ beynin en yorucu biçimde çalışmalarında bile, o­nu gevşetmeyip özellikle ve daha çok canlılığın konsantrasyon yeteneğini keskinleştirmek gibi olağanüstü bir üstünlüğe sahiptir.” (sayfa 50)

Anahtar Kelimeler
Edebiyat
Kategoriler
Makaleler
Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir