Satranç ve Zeka

Satranç ve Zeka

FM Selim Gürcan Yorum yapılmamış

Sitenizde satrancın çocukların zeka düzeylerini arttırdığının bilimsel araştırmalarla kanıtlandığına dair bir yazı var. Bu konuya değinmeden önce www.neoeugenics.com  sitesinde http://home.comcast.net/~neoeugenics/lev.htm   linkinden bir çeviri yapmak isterim:
Çevresel müdahale ile zenginleştirmenin zekâyı nasıl arttıracağını göstermeyi amaçlayan en iyi 3 program (Perry Preshool, Milwaukee Project, ve Head Start) hep başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Her durumda, çocukların testleri daha iyi çözmeleri gibi yetenek düzeylerinde görülen herhangi bir artış (testi öğretmek) daha sonra yaşlarının ilerlemesi sonucunda solup gitmiştir. Zekâ arttırılamamış, ancak kendi genetik yörüngesine girmiştir.
Aynı sitede http://home.comcast.net/~neoeugenics/bgpe.htm  linkinden çeviri

Genetik/Paylaşılmış Çevre/Paylaşılmamış Çevre.

50 yaş 85/0/15
26 yaş 88/0/12
18 yaş 82/0/18
12 yaş 60/25/15
10 yaş 54/26/31
7 yaş 40/29/31
5 yaş 26/50/24

Yukarıdaki linkte yer alan bilgilere göre 5 yaşındaki bir çocuğun zekâsında genetiğin payı sadece % 26 iken 18 yaşında bu pay % 82’ye çıkmaktadır. Beyin henüz gelişim aşamasında olduğu için küçük yaşlarda çevrenin payı yüksek görünmekte, ancak ileri yaşlarda beyin artık gelişimini tamamlamış olduğundan, çevrenin zekâdaki payı çok düşmekte ve dolayısıyla çocuğa daha fazla bir şey öğretmek olanaksız hale gelmektedir.

Bilindiği gibi çevreciler zekânın doğuştan olmadığını savunduğu için çocukların zekâ düzeyini arttırabilmek için Amerika’da ilköğretim öncesinde 0-6 yaşları arası çevresel yönden çok zenginleştirilmiş eğitim programları uygulanmıştır. Amerika’da çocukların ve özellikle de zencilerin zekâ düzeyini attırmak için bu şekilde yapılan sayısız denecek kadar çok eğitim programı uygulanmış ve hepsi de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bütün bu öğrenim programlarının benzerleri, başlangıçta gerçekten verimli olduğu gibi bir izlenim vermektedir. Çocuklar başlangıçta gerçekten test çözmeyi öğrendikleri için zekâ düzeyleri artmış gibi görünmektedir. Ancak yaşları ilerledikçe genetiğin zekâyı belirlemedeki payı gittikçe arttığı için çocuklar artık daha fazla öğrenemez hale gelmekte ve daha önce öğretilenler de boşa gitmektedir.

http://www.google.com.tr/search?q=cache:MmgNpZVZzy4J:nieer.org/resources/research/AbecedarianStudy.pdf++%22abecedarian%22&hl=tr&ie=UTF-8  linkindeki verilere göre 0-5 yaş arası gruba uygulanan çocuk başına maliyetin en yüksek olduğu Abecerarian programının yıllık ortalama maliyeti 13,900 $ olmuştur. Amerika’da bugüne kadar uygulanan programlar içinde en yoğun, pahalı ve verimli olanı olarak kabul edilen Abecedarian programı grubunda yer alan çocuklar diğer tüm programlarda da görüldüğü gibi okula başladıklarında yaşıtlarından önemli ölçüde daha başarılı olmuşlar ancak yaşlarının ergenlik dönemine girmesiyle bu üstünlükleri giderek solmaya yüz tutmuştur. Ilgili linkte bir fayda-maliyet analizi yapılarak geçici bir avantaj için bu tür programlara gerek olup olmadığı sorgulanıyor. Çünkü bu çocuklar 15 yaşında tekrar bir IQ testine tabi tutulduklarında tabloda da belirtildiği gibi programa tabi tutulmayan yaşıtlarına göre sadece 5 puan daha fazla (95-90) almışlardır. Yetişkinlik döneminde bu farkın daha da azalacağını belirtmekgerekir.

İyi bir sonuç almak için kuşkusuz ne kadar erken eğitim verilirse verim ileride o kadar yüksek olacaktır. Fakat, 0-5 yaşları arası verilen en pahalı eğitimin dahi 15 yaşında IQ’su 90 olabilecek bir çocuğu ancak 95 yapabildiği ve üstelik bu farkın da ileride uçup gideceği gerçeğini göz önünde bulundurarak acaba satrançtan ne düzeyde bir fayda beklenebileceğini takdirlerinize sunuyorum. Mekanizmayı hala anlamamış olanlar için şöyle bir örnek verebilirim. Bir arabanın son hızı 200 km/saat olsun. Siz ister arabayı hemen hızlandırır (iyi çevre), isterseniz yavaş yavaş (kötü çevre) hızlandırırsınız. Ama son hızı (genetik kapasite) değiştiremezsiniz. Kişinin yetişkinlik dönemindeki zeka seviyesini genetik komponent belirlemektedir. Amerika’da bu konuda en yetkili bilimsel otorite olarak kabul edilen journal of intelligence’ta yayımlanan sayısız makalede de anlatıldığı gibi eğitim programlarının istisnasız olarak hepsinin uzun vadede başarısız olması ve diğer tüm bilimsel araştırmalar bunu kanıtlıyor. Çocuklara olabildiğince erken yaşlarda satranç, briç, go ve benzeri bilgisayar oyunlarının öğretilmesi gerektiğine ben de katılıyorum. Ancak 5 yaşında kaç tane çocuğa satranç öğretebilirsiniz? Kaldı ki; öğretseniz bile bu o­na okulda ancak geçici bir sure ile avantaj sağlayacak, yaşının ilerlemesi ile uzun vadede o avantajını da kaybedecektir. Satranç ile ilgili yazıda sürekli çocuklar örnek olarak verilmiş, dikkat edilirse hiç yetişkinlerden söz edilmiyor. Ne satrancın ne de başka bir oyunun bir yetişkini daha zeki yaptığı iddiası tamamen hayaldir. Satrancı da bu bağlamda değerlendirmek ve gerçekçi olmak gerekir. Ancak bu tür oyunların şöyle bir faydası olabilir. Çok küçük yaşlarda çevrenin payı çok yüksek olduğu için çocuk iyi bir ilkokula veya en azından ortaokula girerse daha iyi bir eğitim alarak ileride daha iyi bir fakülteye girme şansını yükseltebilir. Konuya bu açıdan bakıldığında, evet bu tür oyunların çocuklara gerek eğlence ve gerekse zihinsel egzersiz amaçlı olmak üzere olabildiğince küçük yaşlarda öğretilmesi, fakat bundan da ileride bir mucize falan beklenmemesi gerektiği kanısındayım.

Deniz Selçuk
4 Mart 2004

Anahtar Kelimeler
Satranç Eğitimi
Kategoriler
Makaleler
Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir