Doksanlı Yıllarda Satranç Turnuvalarında Yaşayabileceğiniz Fantastik Olaylar

0
5528

1. Turnuvalarda sigara içmek serbestti, hatta  puro ve pipo da içebilirdiniz. 

2. Satranç tahtanızı ve tercihen a1, h1, a8 veya h8 karesini küllük olarak kullanabilirdiniz!

Türk satrancının efsane ismi rahmetli IM Nevzat Süer sigara tiryakisiydi. Zaman sıkışmasına girdiğinde özellikle köşe kareler külle dolardı. Hakemler de gelip bu konuda uyarıda bulunma gereği duymazdı çünkü bu olağan bir durumdu.

3. Oyun  esnasında rakibiniz düşünürken arkadaşlarınızla konumunuz hakkında konuşabilirdiniz!

İnanılmaz değil mi? Ve bu çok sık yapılırdı ve yasak değildi. Najdorf’un en büyük özelliği hamlesini yapar yapmaz kalkıp ilk gördüğü ustaya “Konumum nasıl gördün mü?” diye sormasıymış. Burada kabul edilmeyen tek konu oyuncunun kendinden çok kuvvetli oyuncuyla konuşmasıydı…

4. Turnuvayı gerektiğinde yatarak bile oynayabilirdiniz.

Hatta rakibiniz yatarken ayakta ve sigara içerek de hamle yapabilirdiniz.

5. Oyun esnasında yemek yiyebilirdiniz.

Evet yanlış duymadınız. Hamle sırası rakipte iken afiyetle yemeğinizi yiyebilirdiniz.

6. Güçlü satranççı arkadaşı olan avantajlı olurdu çünkü oyunlar ajurne edilirdi.

40 hamle ve 4 saat şartı dolduktan sonra oyun başka bir gün devam edecek şekilde ertelenirdi. Oyunculardan biri hamlesini tahtada oynamaz ama hamlesini notasyon kağıdına yazardı. Ayrıca konum kaydedilir ve zarfla mühürlenirdi. Bilgisayarların olmadığı dönemde güçlü arkadaşlar oyunu analiz etmek için çok yararlı olurdu.

7. Notasyonu yanlış yazdığınız için oyunu kaybedebilirdiniz!

Ajurne zarfına kural dışı hamle yazarsanız yenik sayılırdınız. Mesela Kd1 yazdınız ama d1 karesine gidebilecek 2 kale varsa o zaman yandınız! Bu satırların yazarı Türkiye Şampiyonu Hakan Han’ın açık ajurne hamlesi yaptığına şahit oldu çünkü zamanında ajurne hamlesini yanlış yazdığı için kaybetmişti.

8. Satranç hakemi olmadan da turnuvalar oynanırdı!

Veya 50 oyuncuyu sadece bir hakem de yönetebilirdi! Eskiden İSD’de bir satranç hakemi günümüzün 10 hakemi gücündeydi. Hatta hakem turnuva salonunun yanındaki odada briç oynayarak da yönetirdi turnuvaya. Sadece zaman sıkışmaları başlayacak gibi olduğunda salona uğrardı. Satranç hakemleri para almazdı.

“Satranç hakemleri” dendiğinde akla ilk para da gelmezdi. Çünkü hakem o sırada İSD’de zaten olan hakemlerden biri olurdu.

9. Oyunlara 59 dakika geç gelebilirdiniz!

Maçlara 1 saat geç kalma hakkınız vardı. Bazı oyuncular özellikle geç gelerek rakibin sinirlerini bozardı. Türkiye Şampiyonu Can Yurtseven geç kalma konusunda epey ünlüydü. Ve genelde geç kaldığı maçları da kazanırdı. Bu satırların yazarı da kurbanlardan biridir.

10. Hakeme haber verip maça geç kalacağınızı söyleyebilirdiniz ve maç başlama saati ileriye alınabilirdi

Evet. Yeterince tanıdık bir oyuncuysanız böyle bir esneklik vardı ve maç gecikmeli başlardı. Bu satırların yazarının yine başına gelmiştir.

 

 

CEVAP VER

Please enter your name here
Please enter your comment!