TSF Başkanı Yazıcı ile Röportaj

TSF Başkanı Yazıcı ile Röportaj

FM Selim Gürcan Yorum yapılmamış

Dünya Yaş Grupları Şampiyonası’ndan ve FIDE Genel Kurulu’ndan dönen Türkiye Satranç Federasyonu başkanı Ali Nihat Yazıcı’ya geleceğe dair planlarını ve kendine yöneltilen eleştiriler hakkında ne düşündüğünü sorduk. Yine bu röportajda Avrupa Satranç Birliği ile olan ihtilafımız ve olası sonuçlarını Yazıcı’dan öğrendik.

Gürcan: Sayın Başkan IM sayımız Erdoğdu, Kılıçaslan ve Atakişi’nin IM olmasıyla bir anda neredeyse ikiye katlandı. Oyuncularımızı ve sizi tebrik ediyoruz. Sizce Türkiye’deki organizasyon sayısının artması bu başarılarda önemli bir etken mi?
Yazıcı: Öncelikle teşekkür ediyorum. Malum, başarının kıymetini anlamayan yazarlar da var. Objektif eleştirilere açığız ve haksız eleştiriler daha başarılı olmak için bizi hırslandırırken, başarının takdir edilmesi hem sporcularımızı hem de bizi teşvik ediyor.

Bu başarıların devamı gelecek mi? Gençlerden Atakişi, Erdoğdu ve Haznedaroğlu dışında umut vaat eden oyuncularımız kimler?
Kuşkusuz bu sorunun yanıtı evet! Daha önce sporcularımızın kendilerini gösterebilecekleri yarışmalar yoktu. Bir büyük usta görmeyen milli sporcularımız bile vardı. Çok sayıda yarışmanın ve özellikle çok sayıda sporcumuzun katılacağı şekilde ülkemizde düzenlenmesi, sporcularımıza deneyim ve yeni şanslar verilmesi açısından bu sonuçta etkin oldu. Seçim sırasında verdiğimiz 20 Norm sözünü üç yıl içerisinde çok rahatlıkla aştık. Üstelik, bırakın IM olmayı, satranç sporculuğunda pasifleşen, Hasan Kılıçaslan ve Turhan Yılmaz gibi kıymetli yeteneklerimizin yeniden spora dönmesi, yeniden bize puan kazandırması bile büyük kazanımdır diye düşünüyorum. Arkası da gelecek, artık TSF millileri IM olmanın yanında GM olmayı bile düşünmeye başladı. Önümüzdeki yıl ilk kez Türkiye Şampiyonası IM Norm turnuvası olacak. Daha önce üç ustanın katılması için dil dökmek zorundaydık. Oysa şimdi 7 ustamızın tümünün katılacağını tahmin ediyoruz. Bu sayı Haznedaroğlu’nun da 2400’ü geçmesi ile 9 da olabilir.

Gençler diye nitelendirdiğiniz sporcuları ben olgunlaşmak üzere olan sporcular olarak düşünüyorum. Bu kategorideki sporcularımıza Olcayöz, Erturan da eklenmeli. Gençlerde ise Barış Esen, Fethi Apaydın, Berkay Tülay, FM Kemal Can Çömez, Emre Can, Atakan Şirin, Mustafa Yılmaz gibi çok kıymetli yeteneklerimiz var. Arkası da geliyor: Irmak Sipahioğlu, Burak Fırat bence kesinlikle GM olabilecek yetenekler. Deniz Can Berkün, Berç Deruni, Erkmen Aydoğdu da bu grupta. Bayanlarda daha da iyi bir durum var. Betül Cemre Yıldız, Aslı Bayrak, Kübra Öztürk, Melodi Dinçel, Esra Sarayköy, Elvan Aşan ve Zehra Topel. Olağanüstü bir altyapı oluşturduk. Sadece sabretmemiz ve eğitmemiz gerekiyor. Türk Satrancının geleceği (yabancı gözlemcilerin deyimiyle) pırıl pırıl. Artık sayısal gelişimin ardından kaliteyi artırmaya yöneleceğiz. Sporcularımız IM unvanı ve 2400 psikolojik barajını geçtiler. Şimdi sıra Hasan Kılıçaslan, Can Arduman, Suat Soylu, Hakan Erdoğan gibi olağanüstü yetenekli ama geçmişte yeteri kadar şans verilmemiş sporcuların deneyiminden antrenör olarak yararlanmaya geldi. Yakında çok büyük süprizlerimiz olacak. Herkese parmak ısırtacağız.

Zaman zaman istifaya davet ediliyorsunuz. İstifa etmeye niyetiniz var mı?
Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın! Bence bizi istifaya davet edenler, bu dönemi utanç dönemi olarak değerlendirenler, düşündüklerinin tam tersine iddia ediyorlar. Bakınız, matematiksel olarak, nicelik ve nitelik olarak Türk Satrancının en mükemmel üç yılını geride bıraktık. 3 bin olan sporcu sayısını 25 bine çıkardık. Artık GM bir büyük usta antrenörümüz var. Çok şanslıyız hem iyi bir antrenör hem de mükemmel bir insan. Tüm giderleri vakıfça karşılanıyor. Üstelik vakıf bugüne kadar federasyon faaliyetlerinden bir kuruş almadı. Bu arada söyliyeyim, vakfın federasyon faaliyetlerinden para almamasının yanında, bir de bu faaliyetlere destek olması durumu ortada. Türkiye – Gürcistan Milli Maçının o­nur ücretleri, federasyonun yeni cep telefonunun (benim değil sabit bir santral bu) faturaları, antrenörün ücretleri vakıfça karşılanıyor. Vakfın şu anda gelirleri bağışlardan oluşuyor yakında kitap ve eşya satışına da başlayacağız.

Bir antrenör daha almayı düşünüyoruz. 3 olan usta sayısını 8’e çıkardık. Arkası da geliyor! Türkiye, Dünya satrancının merkezi oldu. ELO’lu sporcularımızın sayısı arttı. Çok genç ve hepsi unvanlı milli takımlarımız oldu. Madalyalar almaya başladık. Yani artık üzümleri toplama zamanı geldi. Bu saadeti görmeden ancak mezara giderim. Türk Satrancına ve vereceği oylara güveniyorum. Siyasi bir arkam, param ya da politik bir gücüm yok. Sadece alnımın teriyle ve mükemmel bir ekipten aldığım güçle başarıya doğru gidiyoruz. Bu devam edecek. Seçmenlerimiz bize güvendikleri sürece bu devam edecek. Bizle ilgili yapılan yıkıcı saldırıları yapanlar esasında düşündüklerini sergiliyorlar. Birisi diyor ki “Eski günleri çok özledim!”. Eski günleri yani karanlık çağı özlüyorlar. Birisi diyor ki, “Bu utanç dönemi sona erecek” benim algılamam “Bu altın yıllar devam edecek!” şeklinde. Birileri diyor ki, “hem kötü satranççı hem de kötü başkan”, ben de bunu “hem mükemmel satranççı hem de olağanüstü yönetim” diye algılıyorum. Akıl var nizam var, başarı ve sonuç ortada. Üstelik bunları yaparken her türlü hile ve hurdaya başvuruluyor. Hakkımızda savcılığa suç duyurusu yapılıyor. Sonuçta takipsizlik çıkıyor ve teşekkür alıyoruz. “Genel Müdür teftişe gitti görevden alınacak” deniliyor. Genel Müdür ziyaret ettiği turnuvadan sonra bize teşekkür ediyor ve bizi takdir ediyor. Ne diyeyim bu kervan yürüyecek!

Sanırım ECU ile ilgili bir dava konusu olmuş. Biraz bu konuda bizi aydınlatır mısınız?
ECU’yla ilgili olarak bir dava açmayı düşünüyoruz. Açıkça söyliyeyim, TSF ve ahsım uluslararası anlamda çok güçlüyüz. Ancak bazı uluslararası kurallara uyulması ve istenmeden de olsa, düzeltilemeyecek şekilde bir konuda aleyhimizde bir karar alınması nedeniyle, hakkımızı uluslararası mahkemelerde arayacağız. Kazanacağımıza eminimn. Ayrıntı vermek istemiyorum. Yapılan şey bir turnuvanın haksız şekilde bir başkasına verilmesi. Dava açılması söz konusu olduğu için ayrıntı vermek istemiyorum. Ama kazanacağız. Tabii şimdi bize çamur atmaya çalışanlar “ohhh ne güzel uluslararası desteğini kaybedecek” diye düşünüyorlar. Ama ben iyi satranççıyım, hem böyle bir durum yok ve hem de ben de herkesin düşündüğünü bir hamle önce düşünebiliyorum. Bizim gücümüz başarılı olmamaızdan meydana geliyor. Yoksa kimse bizi Türküz diye takdir ettiğinden değil. Bu dava ülkemizin lehine bir çok parametrenin değişmesine neden olacak. Unutmayın, iyi bir lider bir kriz ortamını kendi lehine dönüştürebilir. Tıpkı, Avrupa Şampiyonası sonrasında oluşan çirkin ve haksız durumun bizim lehimizde olması gibi. Şimdi daha da güçlüyüm. Hem GSGM bünyesinde hem de ECU ve FIDE düzeyinde.

TSF’nin resmi sitesinden öğrendiğimize göre gelecek sene yine pek çok önemli uluslararası turnuvaya evsahipliği yapacağız. Gelecek sene başkanlık seçimi olacak mı? Seçimler bu turnuvaların durumunu etkiler mi?
Gelecek yıl Başkanlık Seçimi olacak tabii. Ben açıkçası bu seçimde umuyorum tüm rakiplerim bir araya gelip mükemmel bir adayı tek başına karşıma çıkarırlar. Umuyorum İstanbul’da Büyük Kulüp’te yaptıkları toplantı sonunda tek ama çok güçlü bir aday ile karşıma çıkarlar. Bu seçimin sonucu da herkese iyi bir yanıt olur. Sandık tüm gerginlikleri azaltır.

Şimdi bütün dikkatimiz 2004 Türkiye Yaş Grupları Birinciliği’nde olağan üstü bir şölene hazırlanıyoruz.

05/11/2003

Anahtar Kelimeler
Ali Nihat Yazıcı
Kategoriler
Röportajlar
Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir