Kramnik anlatıyor; Dahi Capablanca

0
302
Capablanca

Rus Süper Büyükusta Vladimir Kramnik, Dünya Şampiyonları anlatmaya devam ediyor. Steinitz ve Lasker’den sonra sıra Capablanca’da. 1921-1927 tarihleri arasında Dünya Şampiyonu olan ve tarihin en çarpıcı satranç dehalarından biri olarak kabul edilen Capablanca hakkında acaba Kramnik ne düşünüyor? Acaba yeterince çalışsa Cabaplanca dehasının sınırlarını artırabilir miydi? Alekhine’e beklenmedik yenilgisinin gerçek sebebi neydi? Hepsi yazının devamında.

 

Capablanca geçekten satranç dahisi. Hiçbir kurala sığdırılamayacak bir istisna. Satrançta herhengi birşeyi ileri götürdüğünü ise söyleyemem… Böyle bir insan her an ortaya çıkabilir; Morphy’de de olduğu gibi. İkisi de 20’nci ve 19’uncu yüzyılın ortasında ortaya çıktı. Capablanca oyunun ahengini çok parlak şekilde anlıyordu. Küçükken onun “Satrancın Esasları” kitabını çok severdim çünkü yazar bazı kuralları basit ve ince şekilde formüle edebilmiştir (Ne var ki şu anda kitaptaki tüm söylenenlerin de doğru olduğunu düşünmüyorum)

 

Ne yazık ki çok çalışmayla desteklenemeyecek okulsuz tarzda bir yeteneği vardı. Teorik olarak eğer Capablanca’nın Alekhine ve Lsker kadar çalışması halinde daha başarılı olabileceği iddia edilebilir. Ama bunlar bana göre kişiden kişiye değişebilecek şeyler: yoğun çalışma Capablanca’nın yeteneğine ters birşeydi. Bu onun için gerekli değildi. Capablanca müziği adeta kendiliğinden fışkıran Mozart’la mukayese edilebilir. Capablanca ile ilgili izlenim onun kendisinin bile herhangi bir hamleyi neden oynadığını bilmediği şeklindedir; hamleleri yapan elleriydi. Eğer çok çalışsaydı oyunu daha kötü olabilirdi çünkü herşeyi batan düşünmek zorunda kalırdı. Capablanca’nın ise birşey düşünmeye ihtiyacı yoktu, sadece taşları hareket ettrimeliydi!

 

İnsanlar Alekhine’e yenildiğini çünkü yeterince çalışmadığını söylüyor. Capablanca çalışmamakta haklıydı, aksi halde özel yeteneğinin bir bölümünü kaybederdi. Dolayısıyla Capablanca herkesten ayrı bir yere sahiptir.

 

1921 yılında Lasker’i yendi. Bu arada Lasker bu maçı o kadar kötü oynamadı, pratik gücü hala yerindeydi. Bana göre ikioyuncunun da çok kuvvetli oynadığı ilk dünya şampiyonluğu maçıdır. Capablanca daha gençti, daha enerjikti ve biraz daha kuvvetliydi. Son oyunda Lasker büyük bir hata yaptı ama onun öncesinde eşit ve ilginç bir mücadeleydi.

 

Lasker’in daha önce oynadığı maçlara ya bir katliam vardı, ya da Schlechter oyununda olduğu gibi pek çok hata. Ama Capablanca-Lasker maçında sadece birkaç hata bulunmakta. Bu ciddi bir maçtı. Lasker kaya gibi sağlamdı ve Capablanca ise doğal yeteneğe sahipti. Doğrusunu söylemek gerekirse Alekhine’in onu yenebilmesi oldukça şaşırtıcı.

 

 


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here