Satrançta Başarıya Giden Dikenli Yol

0
1504

Satrançta sportif başarıya ulaşmak oldukça zordur. Bunun için aşılması gereken oldukça fazla eşik vardır. Tüm bu eşikleri aşsanız bile final turnuvasında yapılacak tek bir hata bir yıllık emeği heba edebilir.

Üstelik geçen yıl şampiyon olmuş bir sporcuya göre bu yıl beşinci olmak da başarısızlık sayılabilir. Ne yazık ki ilk üç e girenin başarılı diğerlerinin başarısız kabul edildiği bir sistem var. Üstelik bu yalnız satranç için değil tüm sporlarda böyle.

Gelelim başarıya giden yoldaki dikenlere

Yola genelde anaokulu veya en geç 1.sınıfta yetenekli bir çocuğun tespit edilmesi ve turnuva başarısı amaçlı eğitilmesiyle çıkılır. Yetenekli çocukları tespitte pek hata olmaz. Bu işin kolay kısmıdır. Bu aşamada çocuklar turnuvalara hazırlık amaçlı eğitime tabi tutulurlar ve birkaç küçük turnuvaya katılırlar. Psikolojik olarak yatkın olmayanlar bu aşamada kendini belli eder. Bunların bir kısmı ben sıkıldım diyerek satrancı bırakır. Bunun sebepleri yenilgiye tahammülsüzlük, turnuva stresine tahammülsüzlük, rakiplerin hile veya manyellerine tahammülsüzlük vb. olabilir.

Son 5-6 yıl da ise tablet akıllı telefon vb aletlerin çocuklara küçük yaşlarda verilmesi sonucu son derece sabırsız bir nesil geldi. Her şeyi çok hızlı yaşadıkları için satranç onlara çok yavaş geliyor. Başarı için gereken teorik eğitime tahammül edemiyorlar bırakıyorlar. Zora hiç gelemiyorlar. Oysa hayat bir mücadele satrançta bunun küçük yaştaki provası.

Diyelim ki tüm bunları aştınız. Yani çocuk kendi iç problemlerini halletti (yenilgiye tahammülü var ders dinlerken sıkılmıyor vb.). Sıra dış problemlerle uğraşmaya geldi. İyi bir hocaya verilecek ücret, çocuğun satranç çalışmasını sağlamak vb.
Diyelim ki ailenin maddi problemi yok. Burada velinin çok çalıştığı için çocuğuna ayıracak vakti olmayabilir. Bu durumda antrenörün verdiği ödevleri çocuk büyük olasılıkla yapmayacak ve başarısız olacaktır (Bu tarz aileler haftada birkaç gün özel ders alarak bunu aşabilir)

Ama toplumun çoğu bunu yapamaz bu anlamda satranç pahalı bir spordur. Diyelim ki ailenin gücü ancak haftada bir gün özel ders almaya yetiyor bu durumda hocanın vereceği ödevlerin yaptırılması veliye düşüyor. Başka bir yöntem de bu durumdaki iki-üç ailenin bir araya gelerek grup dersi alması ödevin derste hocayla yapılmasıdır ama seviyesi yakın iki-üç çocuğun yan yana getirilmesi zordur.

Diyelim ki maddi problem ve satranç çalışma konusunu hallettiniz. Karşımıza bu kez okul engeli çıkabilir. Eğer çocuk çok fazla ödev veren bir okula gidiyorsa üstüne yapılacak satranç çalışmaları çocuğu isyan noktasına getirebilir. Bu kapsamda proje çocuk konusu da gündeme gelir. Hafta sonu kurstan kursa giden bir çocuktan hiçbir başarı beklemeyin. En fazla iki etkinlik iyidir. Örneğin satranç yanında basketbol veya yüzme olabilir. Ama satranç hocası turnuva var dediğinde o hafta baskete veya yüzmeye gitmemesi gerekecek ki burada bazı hocaların baskete 3-5 defa gitmeyeni takımdan çıkarmakla tehdit ettiği vb. durumlarla karşılaşılır ve veli er geç bir tercih yapmak zorunda bırakılır.

Diyelim ki bunu da hallettiniz. Çocuğunuz madalyalar kupalarda kazanmaya başladı. Bir süre sonra tökezlemeler de başlayacaktır. Çünkü rakiplerde ilerlemektedir. Çocuğunuz belli bir rating seviyesinde takıldıysa sorunun kaynağının bulunması ve buna uygun eğitim planlaması yapılması gereklidir. Burada bazı veliler defalarca antrenör değiştirse de mutlu olamamaktadır. Hata antrenörde de olabilir ama velide olma ihtimali daha fazladır. Veli çoğu zaman antrenörün işine cahilce müdahale etmektedir. Tabii bunun yanında gram fayda sağlamayıp velinin parasını almaya çalışan kötü niyetli antrenörlerde vardır. Keşke iyi antrenörü anlamanın sihirli bir yolu olsa. Bir yıl çalışıp gram ilerleme olmuyorsa yanlış antreman yapılıyor demektir. Sporcunun zayıf yanının tespiti ve bu konuda antreman yapılması konusunda veli antrenörle iletişim içinde olmalıdır. Velinin yapabileceği en iyi şey antrenöre işini öğretmeye kalmak değil antrenöre çocuğun zayıf yanının ne olduğunu ve kaç ay hangi konuda antreman yapacağı konusunda sorular sormaktır. Bazı veliler de kendini antrenör sanmakta çocuğuna kendi eğitim vermeye kalkmakta başka zararlar vermektedir. En iyi yol ekip çalışması yapmaktır. Ama bunu da sorarak ve nasıl katkı yapacağını öğrenerek yapmalıdır.

Her şeyi doğru yapmanız durumunda bile başarının garantisi yoktur. Mühim olan sürekli ileri gitmektir. Unutmayın ki satrançta öğrenmenin ve ilerlemenin sonu yoktur. Ömür boyu satranç oynayabilmek en büyük mutluluktur.

Yazan Ediz Erencek
Satranç Gönüllüleri Birlikteliği Facebook Grubunda yazılmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here