Anılar – 13

0
21

Gençliğimdeki satranç ile şu anki satranç arasında anlayış olarak o kadar çok farklılıklar var ki. Sadece taşların hareketleri değişmedi. Şu anki nesil çok şanslı. Her şey ellerinin altında, bilgiye ulaşmak için PC yeterli. Aslında bu anlayışı değiştiren en önemli faktör makinaların çok hızlı gelişmeleri oldu. Şu anda zannederim insan tarafından yenilenemiyorlar. Üst düzey oyuncular maçlarına kesinlikle onlar ile oynayarak hazırlanıyorlar .Özellikle oyun ortası fikirleri, hızlı gelişme anlayışı, zayıf karelerin teslim edilmesi, oyun ortasından oyun sonuna geçişlerdeki matematiksel yönelim ….. bunun gibi bir çok unsur var. Ancak ne olursa olsun insan insanla oynarken bu özelliklerden en çok faydalanan diğerlerine oranla farklı oluyor. Bizim zamanımızda Filler verilmez, geri piyon kesinlikle zayıftır, askıda erler tehlikelidir…..
Ben oynarken fazla açılış bilmediğimden hep pozisyonel olarak oynamaya çalışırdım. Beyazlar ile rakip İspanyol oynamışsa ilerde hep d3 ile devam ederdim. Çok ilginç ki şu an moda oldu. Keza beyazlarla Af3 de öyle.. Bakıyorum da hep oynadıklarıma transpoze oluyor. Her dönem bir moda vardır bilirsiniz. 70’li yıllardaki moda uzun saç, uzun favori ve İspanyol paça pantolondu. Özellikle Türk sinemasındaki jönlerin bir elinde sigara bir elinde içki kadehi vardı. O zamanki üst düzey satranççılar özellikle Slav kökenliler aşırı alkol tüketirlerdi. Oyun güçlerini alkolden alır diye yanlış düşüncelere kapılmıştım o zamanlar… Moda ya. Halbuki hiç ilgisi olmadığını zaman geçince idrak ettim. Alkol ve sigara satranç oyuncusunun kesinlikle uzak durması gereken maddeler. Ancak o zamanki moda, anlayış buydu. Şimdi de takip ediyorum modayı. Tüm oyuncular üst düzey oyuncuları hamleleriyle olmasa bile davranışları ile taklit ediyorlar. Hamle sırası kendilerindeyken gözlerini kapatıp düşünmeler, tahtadan başka yerlere bakmalar, ellerine aldıkları figürler ile oynamalar vs. vs… Moda modadır…. Yaşı tutmayan bir çocuğun sigara içmesi veya elinde tutması ne ise bence satrançta o düzeyde olmayan oyuncuların da bu çeşit taklitleri komik oluyor. Yunanistan’da bir Open de oynuyorum. Henüz ilk tur rakibim küçük bir Yunanlı kız.. O beyazlar ile oynuyor ve elosu dahi yok. d4 oynadı ve bende şah-hind açılışını oynuyorum. Kız öyle bir havalarda oynuyor ki zannedersin GM. ve de açılış hamlelerini fazla düşünmeden doğru olarak yapmasının yanı sıra sağa sola bakmalar, gözlerime bakmalar vs. vs.. Sıra bendeyken şöyle düşündüm. Bu çocuk açılışı gerçekten ezberlemiş oynuyor.. Aykırı bir hamle yapayım da gerçek gücü neymiş anlayayım mantığı ile oyunla hiç ilgisi olmayan b6 oynadım.. Düşünmeye başladı ve üç hamle sonra iki taş birden kaybetti. O bakışlar, o taklitçi davranışlar yok oldu ve ağlamaklı bir şekilde terk etti.
Kıssadan hisseyi siz çıkarın derim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here