Tunç Hamarat ile Röportaj

0
243
Tunç Hamarat

Ali Dikmen: Bize kendinizden bahseder misiniz?
Tunç Hamarat:
57 yaşındayım, İstanbul’da doğdum, Avusturya Lisesi’nden sonra ODTÜ Fizik bölümünü bitirdim. 1972’de Viyana’ya gidip Fizik Yüksek Mühendisi oldum. 1976’da Bornova’da askerligimi yaptim. 10 sene önce Avusturya vatandaşlığını aldım. Şu an bir telekomunikasyon firmasında çalışıyorum, çok senelerdir JAZZ DJ liği yapıyorum. Viyana’da bir kaç tane JAZZ kulübü açtım. Profesyonel tavla oynuyorum. Şu an Avusturya’da tavlada birinci durumdayım. Uzak doğu ülkelerini gezmekten hoşlanırım.

Ali Dikmen: Bize kendinizden bahseder misiniz?
Tunç Hamarat:
57 yaşındayım, İstanbul’da doğdum, Avusturya Lisesi’nden sonra ODTÜ Fizik bölümünü bitirdim. 1972’de Viyana’ya gidip Fizik Yüksek Mühendisi oldum. 1976’da Bornova’da askerligimi yaptim. 10 sene önce Avusturya vatandaşlığını aldım. Şu an bir telekomunikasyon firmasında çalışıyorum, çok senelerdir JAZZ DJ liği yapıyorum. Viyana’da bir kaç tane JAZZ kulübü açtım. Profesyonel tavla oynuyorum. Şu an Avusturya’da tavlada birinci durumdayım. Uzak doğu ülkelerini gezmekten hoşlanırım.

Bize satranç geçmişinizden ve önemli başarılarınızdan bahseder misiniz?
Bir kaç kez Türkiye Finali ve İstanbul, Ankara finallerinde oynadım. Avusturya’ya geldikten sonra buradaki A_Liga ve çeşitli turnuvalarda iyi derecelerim var. Zaman kısıtlığı nedeni ile 1963’ten beri yazışmalı satranç oynuyorum. Olimpiyatlarda 2 kez Türk yazışmalı satranç takımında oynadım. Yazışmalı satrançta bir dünya üçüncülüğü ve de şimdi dünya şampiyonluğum var.

Bize Türkiye’de yetiştiğiniz dönemdeki satranç atmosferinden ve etkilendiğiniz oyunculardan (Türk ve yabancı) bahseder misiniz?
Çoğunu kaybettiğimiz bütün ağabeylerimin bana etkisi ve yardımı vardır. En çok zamanım Merhum Nevzat Süer ağabeyimle geçti. o­nun dergisinin yazışmalı satranç kısmını idare ederdim. Hatta Viyana’ya gittikten sonra bile. Mübin Boysan, Cavit Uzman, Musa Tebi ve Akdoğan Erözbek ile çok tatlı anilarım vardır. Merhum Seracettin Bilyap, sevgili Demir Büyüközkaya, Kahraman Olgaç hocam, Ferit Boysan bütün bu değerli insanlarla çok iyi dostluklarım oldu. Tabii daha çok ağabey ve arkadaslarımın bana dostluğu oldu, inşallah birgün bu konularda detaylı yazarım. Yazışmalı satrançta bana en çok yardımı olan insan Cüneyt Sermet’tir. Ayrıca caz konusunda da o­ndan cok etkilenmişimdir. Bu ara merhum Jirayr Çakır ile de cok dostluğumuz olmuştur.

Türkiye’de yazışmalı satrancın son durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce neler yapılmalı?
Eskiye nazaran çok daha iyi tabii. Artik e-mail kullanıldığından Türkiye Şampiyonası düzenlenmeli, para ödülleri koyarak iyi oyuncuların yer alması sağlanmalı. İyi diğer bir fikir ise ICCF kayıtlı bir iki internasyonal turnuva düzenlenmesi. Olimpiyatlara en iyi oyuncularımızla katılmalı ve bu oyuncular Türkiye şampiyonası finallerinden seçilmeli.

e-mail ve server’ların sizce yazışmalı satrancı daha da popülerlestirmek yönünde katkısı olacak mı? Masabaşı ünvanlı oyuncuları yazışmalı satranca nasıl çekebiliriz?
Email ve server masa satranci ile yazışmalı satrancı birbirine yaklaştırmıştır. Bir takım iyi ödüllü turnuvalar ve olimpiyatlar sayesinde masa büyükustaları (Peter Leko, Ulf Andersson vs.) yavaş yavaş yazışmalı satranca katılanların sayısını arttırmaktadır. Şunu unutmayın ki masa büyükustalarının en iyi ilk 20 oyuncusu para kazanıp satrançla iyi bir şekilde yaşayabilmektedir. Diğerleri zar zor yaşamakta ve ödüllü yazışmalı satranç gittikçe daha önem kazanmaktadır. Bizim gençlere en büyük tavsiyem katiyetle hayatlarını sadece satranca bağlamayıp dogru dürüst bir meslek edinmelilerdir yoksa ilerde çok pişman olurlar.

Ulf Adersson hariç yazışmalı satrançta basarılı olan (Son 10 sene) masabaşı GM yok. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Masa oyuncuları pratik olarak üstün olmakla beraber satranç anlayışı olarak yazışmalı oyunculara bir üstünlükleri yok. Ben Ulf Andersson dahil oynadığım FIDE ünvanlı oyuncularda pek bir üstünlük göremedim ve bütün bu oyunlarda ya kazandım yada berabere kaldım.

CFC gibi büyük ödül veren firmalar yazışmalı satrancı populerleştirebilir mi? Bence ilk turnuva için katılım az oldu ve nedense pek çok GM turnuvayı bıraktı.
Tabii ki. İleride bir sürü böyle firma çıkacaktır. Henüz bu işin başındayız, ICCF’e de bu sene server gelecek o­ndan sonra ICCF kayıtli paralı turnuvaların çok oyuncu çekeceğini sanıyorum.

Bundan sonraki planlarınızı ögrenebilir miyiz? Yazışmalı satranç aynı tempoda devam edecek mi? Yoksa bildiğim kadarıyla siz usta bir tavlacısınız da, acaba bu dalda da dünya şampiyonluğu bekleyebilir miyiz?
Bir kitap yazmak niyetindeyim, şu an hazırlıklarını yapıyorum ama çok işim olduğundan tam bir garanti veremiyorum. Türkiye’de bir ay evvel kitapevleri hakkında biraz bilgi aldım. Yazışmalı satranca bir miktar ara vereceğim. Bir ara gene bir dünya şampiyonası finalinde oynamayı düşünüyorum (dünya şampiyonu olarak hakkım var) ama şu an değil. Tavlada şans kavramı vardır ve iki denk kuvvetteki oyuncu arasinda şans önemli rol oynar. Her ne kadar uluslararası tavlada şans kavramı bizim tavlaya nazaran oldukça azaltıldıysa da şans olmadan dünya şampiyonu olunamaz. Bir takım uluslararası turnuvalarda iyi derecelerim var ama Dünya Birinciliği turnuvası Monte Carlo’da yapılır . Bakalım bitmemiş hayattan ümit kesilmez !

Avusturyada yazışmalı satrancın durumunu oğrenebilirmiyiz? Satranç federasyonuna mı bağlısınız yoksa ayrı bir federasyon mu var? Acaba federasyon siz ve sizin düzeyinizdeki oyuculara (GM ve milli olanlar,ünvanlı oyuncular) herhangi bir şekilde destek veriyor mu?
Avusturya yazışmalı satrançta oldukça ileri. Ben burada bütün gazeteler ve magazinlerde çıktım. Hatta Wiener gazetesi beni ayın Viyanalısı seçti. İki radyo röportajı yapıldı ve bu hafta Avusturya televizyonu icin 4 yerde filmim çekildi. En enteresanı Avusturya televizyonunun önemli bir canlı yayınına davet edildim. Bu kadar ilgiyi ben de beklemiyordum ama Avusturya federasyonunun bu işlerde parmağı var sanırım. Bu sene Hindistan’da yapılacak kongreye beni davet ettiler. Dünya şampiyonu olmamdan sonra birden yazışmalı satrancın burada önemi arttı. Tabii medya beni kullanıyor bunun farkındayım ama ben de o­nları kullanıyorum, iş çift taraflı yani !

Bilgisayarlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Benim gördüğüm kadarıyla özellikle yazışmalı satranca yeni başlayanlar arasında aşırı bir bilgisayar rakip korkusu var. Sizce bu korku haklı mı? Bilgisayarlar ne kadar kuvvetli ve CC de en iyi nasıl yararlanılabilir?
Bilgisayar zayıf ve orta turnuvalarda çok önemli. Ama benim oynadığım kuvvetli turnuvalarda zararlı bile sayılabilir. Stratejik planlaması ve oyun sonu zayıf. Bilgisayar hamle hesabı yapar, hamleleri bir plana uyduramaz, iyi turnuvalarda ise sadece plan önemli. Benim buradaki son dünya Bilgisayar Şampiyonasında (Graz 2003) bir filmim gösterildi. Her bilgisayar ile her ödülde oynamaya hazır olduğumu bildirdim ama beklediğim gibi bir teklif çıkmadı !

Satranç Okulu’na yazışmalı satrancın yayılması için tavsiyeleriniz olabilir mi?
Turnuvalar düzenlemeniz, hele bir server olsa Türkiye de hemen yayılır bence. Sizlere cok basarilar dilerim ! 

Röportaj için teşekkür ederiz ve başarılar dileriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here