İstanbul Satranç Derneği’nde Bir Gün ve Yılsonu Turnuvası

İstanbul Satranç Derneği’nde Bir Gün ve Yılsonu Turnuvası

FM Selim Gürcan Yorum yapılmamış

1943 yılında kurulmuş İstanbul Satranç Derneği Türkiye’nin ilk satranç derneği olma özelliğine sahiptir. 1991 yılında Satranç Federasyonu devlete bağlanana kadar lokalinde federasyonu da barındıran İSD, Suat Atalık, Nevzat Süer, Can Arduman, Turhan Yılmaz, Can Yurtseven, Ateş Ülker, Feridun Öney, Adnan Şendur, Hakan Erdoğan ve daha pek çok kuvvetli satranççının kendilerini geliştirdikleri mekan olmuştur. 2003 yılında altmışıncı yılını dolduran İSD’yi okurlarımıza biraz da olsa tanıtmak istedik. “ISD’de bir gün” için yazının devamını okuyunuz. Ayrıca ilginç bulabileceğiniz Ekşi Sözlük’teki  İSD anlatımları için de tıklayabilirsiniz

1943 yılında kurulan İstanbul Satranç Derneği Türk satrancının temel taşlarından biridir. Suat Atalık, Nevzat Süer, Turhan Yılmaz, Can Arduman, Ateş Ülker, Adnan Şendur, Can Yurtseven, Hakan Erdoğan ve daha pek çok Türkiye Birincisi İSD’nin satranç ortamında kendilerini geliştirmişlerdir. 1991 yılına kadar lokalinde Türkiye Satranç Federasyonu’nu da barındıran İSD bu anlamda Türk Satrancı’nın lokomotifi olmuştur. Satranç Merkezleri sık olarak yaşam zorluğu çekerken, İSD’nin lokali asla boş kalmaz. Dünyanın belki de hiçbir ortamında bulunamayacak bir sıcaklığa sahip olan İSD’yi okuyucularımıza Yılsonu Turnuvası” ile beraber tanıtmak istedik.  

İstiklal Caddesi üzerindeki Ağa Camisi’nin yanındaki Sakızağacı Sokağı’ndaki İSD, meşhur Hacı Abdullah lokantasının üstünde üçüncü kattadır. Giriş hemen lokantanın yanıdır. Bu aralar girişte resimde gördüğünüz köpek üyeleri karşılamakta. Herhangi bir üyeye zarar verdiği, hatta dikkate alıp yerinden kıpırdadığı görülmedi. Ufak bir öneri asansörü kullanmamanızdır. Hem sağlığınız  hem de asansörde mahsur kalmamanız için. 

Girişte bu yazı sizi karşılayacak. Dikkate almanıza gerek yok. Doğrudan kapıyı ittirin ve girin. Kapı 13:00 ile 21:30 arasında hep açıktır. Zili sakın çalmayın. Ancak ilk kez gelenler kapıyı çalar. Acemiliğinizin belli olmaması sizin lehinize (ileride öğreneceğiniz sebeplerden). Derneğin kapısı herkese açıktır. Bir sorunuz varsa lokal müdürü Vatan Hacıefendioğlu’na danışabilirsiniz.

Arno Garabetyan, Demir Büyüközkaya, IM Mert Erdoğdu, Serkan Yeke (soldan sağa)Dernek’te satranç analizi bitmez. Kimi üyeler etüd çözer, kimileri de oyununu gösterir. IM Erdoğdu, Serkan Yeke’ye olan kaybını gösteriyor. Derneğin sevilen abisi eski İstanbul Birincisi Demir Büyüközkaya’nın bakışlarından birşeylere itirazı var gibi. Belli ki ciddi bir fikir mücadelesi başlayacak. 

Mert’e Şah Hint’te g7 filinin değişilmesinin kötü olduğunu ispatlamaya çalışan Büyüközkaya’nın söylev tarzındaki anlatımını görüyorsunuz.  Mert ise fotoğraftan belli olduğu üzere ikna olacakmış gibi değil 🙂  

Derneğin en deli dolu üyesi IM Adnan Şendur kendini internet odasına kapatmış icc’deki bilgisayarlardan biriyle oynuyor. Bu fotoğraf çekilirken şunları diyordu: “Bu bilgisayarların tekniği çok zayıf, kayıp konuma geçince kopuyorlar ayrıca”

Sol tarafta görülmekte olan eski milli oyuncu Rupen Asaturoğlu yine bir etüd sormuş ve IM Kılıçaslan ile Selim Çıtak’a “Acaba yanlış mı dizdim” diye korku veriyor.

Derneğin en kıdemli oyuncularından, kalite fedalarıyla ünlü Muhittin Madralı. Derneğe gelirseniz Muhittin bey her zaman “Üç oyun bir çay “diyerek sizle oynar. Anlamı şu; üç oyunda bir oyun alın çayı kazanın. Ufak bir uyarı; Muhittin bey karşısında tuttuğunuzu oynayın ve asla akıl vermeyin.

 

Dernekte yönetimler gelir geçer, Vatan abi (Hacıefendioğlu) hep oradadır. Derneğin bugünlere gelmesinde en büyük pay sahibi olan insanlardan biri. Derneğin canlı tarih ansiklopedisidir adeta. O olmadığı zaman derneğe gelen de azalır. Tereddütsüzleriyle ünlü Vatan abi, bir gün önce Armen’i güzelce yenmiş Fikri Cengiz karşısında. Üç olan kazanıyor.

Vatan Hacıefendioğlu 3 Fikri Cengiz 0. Vatan abi yaprak gözlü şairi mat ediyor.

Derneğimizin saygın üyelerinden ikisi; İbrahim Bapoğlu, Nevzat Şen

Dernek sık sık GM Suat Atalık’ı da ağırlar. Atalık-Erdoğdu arasındaki yıldırım maçlarından bir görüntü. Atalık Fransız’daki 3…h6 yeniliğini kullanmış olmanın mutluluğunu, gülümsemesiyle yansıtıyor. Yüzü görünmeyen Bedii Sarıoğulları ise hamleye saygısından şapkasını çıkartmış durumda.

Büyükusta sıkıntılı durumda. Öncüler sık sık başarısızlığa uğramaya mahkumdurlar. 3…h6 hamlesi, g6 karesini zayıflatmış. Atalık bu oyunu kaybettiyse de genel skorda büyük fark attı.

Tribünler (Ateş Ülker’in deyimiyle) tıklım tıklım. Merakla bakan kişi Levent Şumnu

Keyifli diyaloglar.

Erdoğdu: Konum statik bitik.
Atalık: (Şaşkınlık ifadesi)
Tanıdık bir seyirci: Suat bey gördüğünüz gibi siz Amerika’dayken satranç Türkiye’de çok ilerledi.
Atalık: Evet ben yokken Mert’e statik kelimesini öğretmişler.
Erdoğdu: Evet abi. Sen yokken çok çalıştım bu kelime üzerinde. Statik, statik,statik,statik…

 

Altıncı turdan bir görüntü. Armen Grigoriev, Mert Erdoğdu, Serkan Yeke, Cihan Genç, Fikri Cengiz, Deniz Arman (soldan sağa)

Bayan oyuncular da turnuvada oynadı. Kırmızılı Burçe Koçkan, diğer bayan ise Hülya Pehlivanlar

İSD Başkanı Nafiz Özalp birincilik ödülünü Yeke’ye verirken. Ortada gülümseyen Asbaşkan Hakan Erdoğan.

İkincilik ödülü Armen Grigoriev’indi.

Erdoğdu, 3-5 derecesini Cihan Genç ve Ali Polatel ile paylaştı. Doğrulanmayan bir bilgiye göre ödül olarak aldığı zarf boş çıktı. Erdoğdu’nun aidat borçları yüzünden, derneğin bu paraya el koyduğu iddia ediliyor.

Mutlu son; toplu hatıra fotoğrafı. Sol başta turnuvanın baş hakemi Özge Kızıldağ. Ayrıca bu resimde IM Adnan Şendur da görülmekte. İSD üyesi değilseniz bakalım Adnan Şendur’u bulabilecek misiniz?

Vatan abinin “Kimse kalmasın beyler!” sözüyle üyeler dernekten ayrılma hazırlıkları yapılıyor. Sağ tarafta Yazışmalı Büyükustası Tunç Hamarat gözükmekte. Ertesi gün benzer sahneleri yaşatmak üzere perde iniyor.

 

 

 

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir