Carlsen’e Çok Şaşıracaksınız

0
637

Eski ünlü ustaların, Dünya Şampiyonlarının resimlerine baktığımızda kafamızda bir imaj oluşur.

Örneğin Emanuel Lasker‘e bakalım. Resimdeki duruş tam bir bilim adamı duruşu ki zaten kendisi aynı zamanda matematikçidir.

Capablanca‘ya bakarsak.

Masa başındaki duruşu ile tam bir salon beyefendisi. Oyun bitse de partilere gitsem tarzında bir duruş.

capablanca unlu

Eşi Olga Capablanca onu şöyle anlatmış:

Capablanca tabii. Onun hakkında ne anlatabilirim? Ne zaman mı tanıştık? Tam olarak 50 yıl evvel burada New York’ta 1934 baharında tanıştık. Küba Konsolosunun evinde bir parti vardı. Pek iyi değildim ve berbat gözüküyordum ama kızkardeşim beni oraya sürükledi… (Olga Capablanca uzun uzun dönemi ve dönemin kıyafetlerini anlatıyor – Satranç Okulu) İşte bu partide Capablanca ile tanıştım. Nasıl biriydi? O tam bir kraldı ve her anlamda kral gibi davranıyordu. Biri sümultane gösterisi öncesinde Capablanca’nın kim olduğunu sorunca, ona “herkes içeri girdiğinde hemen onu farkedersin” diye cevap verirlerdi. Belçika’da Capablanca diplomatik bir resepsiyondaydı ve diplomat olarak Belçika Kralına takdim edilecekti. Kral, Capablanca’nın adını duyunca tüm protokolü boş vererek çocuk gibi Capablanca’ya koşmuş. Kral onu komplimanlara boğmuş “Oyunlarınızı biliyorum ve sizi şahsen görmek büyük bir onur.” demiş. Onu herkes severdi ve herkesle iyi ilişkiler içerisindeydi. Tabii Alekhine hariç.”

Alexander Alekhine‘de şeytani bir bakış var. Satranç onun her şeyi ve başarılı olmak için de her şeyi yapabilir

alekhine

Ve gelelim son şampiyon Carlsen’e.

carlsen-basin-2

Elbette günümüzde oyuncular hep objektiflerin takibinde ve her an fotoğrafları çekilebilir. Ama Carlsen’in videolarından da edindiğimiz izlenim onun tam anlamıyla yeni nesil olması.

Rahat, kafasına göre takılan, ego savaşı vermeyen bir oyuncu. Kasparov gibi rakibine manyel yapmayı düşünmeyen, Kramnik gibi basın toplantılarında “Ben aslında iyiydim” diye karşı tarafı ezmeye çalışmayan bir oyuncu.

Şimdi 2006 yılına gidelim ve Carlsen 16 yaşındayken nasılmış görelim

2006 Turin satranç Olimpiyatlarında GM Seirawan, Carlsen’e mikrofonu uzatıyor ve daha ilk soruda tökezliyor. Carlsen’in çocuksu tavırları aslında günümüzdeki halinden çok da farklı değil.

16 yaşındaki Carlsen’in ilk Olimpiyatı olduğunu düşünerek söze şöyle başlıyor:

-Bu senin ilk Olimpiyadın Magnus. Sonuçların nasıl?

– Aslında bu ilk Olimpiyadım değil. 2004 yılında da oynamıştım ve yine birinci masaydım! (Gülüşmeler)

– İlk Olimpiyadında 14 yaşında mıydın? Ne diyebilirim ki, tebrikler.

Şu ana kadar sonuçların nasıl?

– İki galibiyet ve üç beraberem var.

Üst düzey oyunculardan ilk altıda olan Adams’ı yendin.

– Evet, sanırım şu ana kadar yendiğim en yüksek ratingli oyuncu

Sizi merak içinde bırakmayalım, hemen oyunu izleyebilirsiniz.

Bu oyun oynandığı sırada Carlsen 2616, Adams ise 2720 eloya sahipmiş. Adams kalite vererek dirençli bir konum yaratıyor ama Carlsen karşısında konumu tutamıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here