Go ve Satranç Hakkında

0
239
go game

Deniz Selçuk’un Yazısı

Go hakkında hiçbir bilgim yok, ancak japonların icad ettiği ve çok ilgi gösterdiği bir strateji oyunu olduğunu iyi biliyorum. Japonlar acaba bu yüzden mi satranca hiç ilgi göstermiyorlar? Laf salatasına gelince her zaman satrancın en çok zeka gerektiren oyun olduğu iddia edilir ama makale bunun tam tersini bilimsel düzeyde kanıtlıyor. Demek ki; satranç o kadar da zeka gerektirmiyormuş, hatta ezber bile gerektiriyormuş. Yani alın açılışlar ansiklopedisini sabahtan akşama kadar ezberleyin ve bu da meslek diye geçiyor. Bilimsel bir dille ifade etmek gerekirse bilgisayar en kolay formüle edilebilen konuları en çabuk bir şekilde yapacaktır. Go’nun formüle edilemez oluşu o­nun aslında en üstün, en karmaşık ve en çok zeka gerektiren oyun olduğunun da bilimsel düzeyde kanıtıdır. Brici de bilmemekle beraber bilgisayar programlarının birici de iyi oynayamadığını iyi biliyorum. Görünen o ki; satranç bir oyun olarak fazla abartılmış ve şişirilmiş konu. Bilim her zaman tabuları yıkar, herkesin yücelttiği, tabulaştırdığı, sorgulamaya bile çekindiği konuları getirir, masaya yatırır. Satranç için “oyunların şahı, şahların oyunu” derler hep. Bu makaleden sonra bu klişeleşmiş söze ancak gülünür. 



Deniz Selçuk

01.10.2003

Ali Tamur’un Yazısı

Bu yazıyı Deniz Selçuk’a yanıt vermek üzere yazıyorum. Bir oyunun zarif, zevkli ve entellektüel bir oyun olup olmadığı ile bilgisayarların o oyunu ne derece iyi oynadığı arasında bir ilişki yoktur. Bilgisayarların insan zekası içermeyen algoritmalarla en üst derecede satranç oynayabilmesi, iyi satranç oynayabilmek için insan zekasının şart olmadığını kanıtlıyor, ama buradan insan oyuncuların oynarken zekalarını kullanmadıkları sonucuna varılamaz.

“Alın açılış ansiklopedisini, sabahtan akşama ezberleyin, oldu bitti”, demiş Deniz Selçuk. Bir kere hiç kimse açılış ansiklopedisini ezberleyemez; insan ezberlemekte değil çıkarımlar ve genellemeler yapmakta çok usta bir yaratık. İkincisi o açılış ansiklopedileri Allah kelamı değil, binlerce kişinin o­n yıllar boyu çalışmalarının, emeklerinin bir ürünü. Alıp ezberleyivermekle o birikimi elde edemezsiniz. Hiçbir büyükusta mevcut bilgi birikiminin üstüne taş koymadan, yenilikler bulmadan, teoriyi geliştirmeden başarılı olmayı umamaz. Bu, bilgisayar oyuncular için de geçerli.

Bilgisayarlar daha çok ezber ve hesap gücüyle, insanlar daha çok genelleştirme, desen tanıma, sezgi ve mantıksal çıkarımlarla oynuyorlar. Sonuçta en iyi bilgisayarlar ve insanlar satrançta farklı alanlarda ezici üstünlük kurmalarına rağmen, toplamda yaklaşık denk görünüyorlar. Bu da hoş bir şey.

Birçok oyun satrançta olmayan öğeler içerir, psikolojiye dayanması, ikiden çok kişiyle oynanması, oyuncuların koalisyonlar kurabilmesi gibi. Bilgisayar bu tür oyunları go’dan bile daha kötü oynuyor olabilir. Bu durumda go’da da iş yokmuş, oyunların kralı “Gizli Hedef” mi diyeceğiz?

Ali Tamur
02.10.2003


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here