Emre Aköz Haklı

0
257
emre akoz

Yazıyı okuyunca açıkçası oyum ve fikrim Kasparov’u desteklemiyor. Satranç oyununun kaliteli bir şekilde pc programlarına uygulanması oyunun doğası gereği zor bir iştir. Programı yazan kişinin mutlaka satrançı belli bir düzeyde bilmesi, en azından bir alt yapıya sahip olması gerekmektedir. Satranç programları tarihine de bakacak olursak, programların ilk başlarda yenilmesi kolay birer oyuncu gibi oynadığını, karşılaştığı insan rakiplerine kolayca teslim olduklarını görürüz. Zaman ilerledikçe gelişen teknolojinin bu alana yansıması programların lehine oldu ve gittikçe güçlenen programlar adeta yenilmesi zor birer savaşçılara benzediler. Bu şekilde geçmişten geleceğe yapılan bir incelemenin ilerisi için öngörülerimize ışık tutacağı inancındayım. Programların oyun güçleri ve kullandıkları sistem sürekli gelişti, gelişmeye devam ediyor ve daha da gelişecek.

Buraya kadar her şey normal, gelelim günümüze;
Şu an dünya satranç programlarının (Engineleri) lideri Rybka yapısı ve gücü itibariyle hakikaten çok güçlü. Gerektiği yerde feda yapabiliyor, konum değerlendirme ve ilerisi için plan belirlemede tıpkı bir GM gibi düşünebiliyor. Aslında bu nokta insanoğlunun yapay zekada görmeyi zannetmediği yada görmek istemediği ya da görüp de üzerinde durmadığı bir durum meydana getiriyor.

 


Yaptığı testler sonucu programlardaki evrime bizzat şahit olmuş bir kişi olarak bahse konu enginenin gücü karşısında şaşkınlığımı asla gizlemedim. İşin teknik boyutu bir yana, karşımdaki programın gücü açıkçası beni korkutmaya yetiyor. Blitz partilerde zar zor aldığım birkaç beraberlik bile beni mutlu etmektedir.

Kasparov ve görüşleri beni tatmin etmedi açıkçası, en azından satranç tarihini dünyada belki de en iyi bilen bir duayenin programlar konusunda bu kadar zayıf bir yorum yapması ilk etapta Kasparov’un bu alandaki bilgi noksanlığı gibi gözükse bile, aslında işin perde arkasını görmemize engel değil.

Bu noktada Kasparov gibi düşündüm. Ve temelde beynimde canlanan ilk fikirleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

a) Bence Kasparov her ne kadar satrançı bıraktım dese de, hala eminim ki elleri taşlara gitmekten geri durmuyor. Playchess’de oynayan arkadaşlar da bilirler ki hatta, bir haber çıkmıştı bu konuda, Playchess’deki gizli oyuncular kim diye, örnek olması açısından birkaç nicki yazayım. Trudodry, Rafael, Marathon Man, War Games, Bu oyuncular ne zaman oyun oynasalar masada hep şu tartışmalar oluyor. Who is ?? … Syslop Richard Stickless’e bir ara sormuştum Rafael kim diye? Bana bilmediğini, kendisinin de merak ettiğini belirtti.. (biliyor ama söylemiyor) Bu isimlerden birinin Kasparov olduğu görüşündeyim.(Rafael-Kasparov), (Trudodry-Morozevich), (Marathon Man-??) (War Games-Leko), Kasparov’un hala faal anlamda en azından internette satranç oynadığını ve şiddetli bakışlarını bu arenadan ayırmadığı inancını taşımaktayım.

b) Böylesine büyük bir oyuncunun tabiki yaptığı ve yapacağı açıklamaların ses getirmesi çok muhtemel ve bu imkanı kullanmamayı tercih etmesini düşünemiyorum, elbette kullanacak, gerektiği zaman gündemi belirleyecek ve bunlardan fayda sağlayacak.

Bu anlattıklarım ışığında vardığım sonuçlar ise şu şekilde; Kasparov bu açıklamayı farklı bir amaç için yaptı, beyan ettiği fikirlerin doğru olmadığını kendisi de biliyor. Böylesine bir kişinin bu konuda böyle düşündüğünü zannetmiyorum. Açıklamasında samimi değil, belki de yeni gelecek insan-makine mücadelelerine bu maçların yankılarına şimdiden yapılmış güzel bir gönderme.

İşin firmalar boyutuna, pazarda pay kapma çabasına, yeni Pazar alanları yaratma ve hali hazırdaki tüketici beklentilerine yönelik yapılmış ticari bir söylem. Daha önceki bir mesajımdaki fikrimde de hala ısrarlıyım, gün gelecek insan ve makinelar ayrı kulvarlarda mücadele edecek, ayrı şampiyonları olacak, insan ve makine mücadelesi de reklam ve magazinsel boyuttan öteye geçemeyecek.

Sözümün özü; Kasparov da artık şu gerçeğin farkında, programlar artık insan oğlundan güçlüler ve bir şekilde programların tüketiciyle buluşması gerekiyor. İnsan oğlunun programlarla oynaması bu maçlara özel kurallar ve bu alanda yapılan her türlü reklama gülüyorum, tıpkı son Vodafone reklamına güldüğüm gibi.

Satranç oyunu ve programlarından zevk alan biri olarak, şu üç zevkimi de hiçbir şeye değişmem, oynadığım turnuvada maç anında hızlıca içtiğim çay ve sigara, canlı izlediğim Morozevich maçları ve kitabımdan çıkışta rakibime sağladığım
+-0,40  üzeri değer….

Sevgilerle

M. Servet Kültür

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here