Viswanathan Anand, FIDE Dünya Şampiyonu ile röportaj

FM Selim Gürcan Yorum yapılmamış

Viswanathan Anand, FIDE Dünya Şampiyonu ile röportaj

Vishy, daha yeni Wijk aan Zee turnuvasında Timman’ı etkili bir şekilde yendiği, o­nu Kramnik’le beraber paylaşmalı ikinci sıraya yükselten 12. turu oynadı. Turnuvanın bitimine bir tur kala aralarında Kasparov’la bir puan fark var (Ertesi gün Van Wely’yi ustaca yenerek Kasparov’la arasındaki puan farkını yarım puana indirdi).

FIDE Dünya Şampiyonluğu’nu kazanmak 1998 yılında yaşadığınız tatsız anıların hayaletlerini hortlattı mı?
Gerçekte horlatılacak hiç bir hayalet yoktu. Sadece adil bir mücadele değildi. Karpov bir ay boyunca bana karşı hazırlandı. Ben ise sadece o­nun karşına gelebilmek için büyük bir enerji sarfetmek zorunda kaldım. Eminim ki eğer Karpov ikinci turdan başlasaydı finale ulaşamazdı. Benim için turnuva Groningen’de bitmiştir ve Lausanne sadece kağıt üzerinde bir zorunluluktu.


FIDE dünya şampiyonasındaki favori oyununuz hangisiydi?
Adams’a karşı olan galibiyetim büyük olasılıkla. Veya beni memnun eden Shirov’la ikinci oyunum. Daha önceden berabere yapmakla yetinebileceğim türde bir pozisyondu ama bu oyunda doğru fikirleri bulup kazanabilmeyi başardım.

Hindistan’da oynamak daha mı kolaydı, yoksa daha mı zordu?
Hindistan’da oynamak benim için mutluluk vericiydi. Üzerimdeki baskıyla başa çıkabildim; eğer devamlı bir şeyi düşünürseniz bir süre sonra o­nu unutuverirsiniz.

Hindistan sporunda büyük bir ilgi odağı olduğunuzun bilincinde miydiniz?
Fazlasıyla. Çok büyük bir organizasyondu ve büyük gazete, radyo ve televizyonlarda yer aldı. Satranç önde gelen haberler arasında gözüktü.

FIDE dünya şampiyonluğunu kazanmak ile Wijk aan Zee gibi bir turnuvayı kazanmayı mukayese edebilir misiniz? Sizin için hangisi daha önemlididr?
Tabii ki FIDE Dünya şampiyonluğu daha önemli. Beni yanlış anlamayın Wijk aan Zee gibi bir turnuvayı kazanmak çok önemlidir, fakat dünya şampiyonluğunu kazanmak çok özeldir.

Ünvanda büyüleyici bir yan mı var?
Kesinlikle.

Hindistan siz olmadığınız halde Olimpiyad’da emsalsiz bir başarı elde etti. Siz niye oynamadınız?
1994 yılından itibaren olimpiyadlar bende hayal kırıklığı yaratıyor ve de şahsi olarak katılmaktan pek haz almıyorum. Tüm olay çok rastlantısal; takım olarak nasıl bir sonuç elde edeceğiniz son turlarda kimlerle oynayacağınıza bağlı. Aynı zamanda 1994’de Gata Kamsky ile maçıma hazırlanıyordum. 1998 ve 2000 yıllarında da hazırlanmam gereken dünya şampiyonaları vardı. Satrancın Olimpik Oyunların bir parçası olmasını tercih ederim. Bu şekilde satranç, spor olarak daha kolay kabul edilebilir.

İngiliz gazeteleri satranç haberlerini hangi sayfaya koyacakları konusunda kararsız gözüküyorlar. Hindistan’daki durum nedir?
Spor olarak kabul ediliyor. Satrancı spor sayfasında bulabilirsiniz. Eğer satranç olimpik spor olabilseydi böyle tartışmalar olmazdı.

Kasparovchess’e sürekli Hindistan ve hatta daha çok dışarda yaşayan Hintli’lerden sizinle ilgili sorular geliyor. Kendinizi Hindistan sporunun lideri gibi hissediyor musunuz?
Hmm, evet. Pek çok sporda bu böyledir. İnsanlar kendilerinden birinin başarılı olmasını isterler ve de bu genelde o spor dalının popüler hale gelmesini sağlar. Hindistan’da satrançta bu oldu.

Hindistan satrancının geleceğini nasıl görüyorsunuz? Geleceğin yıldızları olarak kimler var?
Burada Wijk aan Zee’de de oynayan Sashikiran, Kunte ve Harikrishna çok umut vericiler. Hindistan ve Çin’de de pek çok gelecek vaad eden yetenekler var.

Bu genç oyuncuların yetiştikleri ortam sizin yetiştiğiniz ortamdan ne bakımdan farklı?
Bu günlerde satranç daha çok bir spor olarak kabul ediliyor, benim zamanım da ise sadece bir oyun olarak görülüyordu. En iyi genç oyuncular şimdi her yıl o­nlara belli bir miktar ödeyip, daha iyi gelişimlerine yadımcı olabilecek sponsor bulma şansına sahipler.

FIDE dünya şampiyonasında antreman maçı yaparmışcasına rahat bir şekilde başarıya ulaştınız. Eskisinden daha mı iyi oynuyorsunuz? 10 sene önceki Vishy’den kendinizi daha mı kuvvetli hissediyorsunuz?
Evet şu an daha iyi oynadığımı düşünüyorum. Çok iyi geçirdiğim yıllar oldu, sonra 1999 yılı iyimser bir yorumla, gösterişsiz geçti. 2000 yılı daha iyiydi, tabii Linares faciasına kadar. Fakat bundan sonra katıldığım tüm turnuvaları kazandım: Leon, Frankfurt, Dortmund, Shanghai, Corsica ve FIDE şampiyonası. Bence önemli olan istikrarlı olabilmek. Herkesin evinde bilgisayarında dev varyant ağaçları var ama önemli olan tüm turnuva boyunca ve sonraki turnuvalarda dikkatinizi tam olarak yoğunlaştırabilmek.

Pek çok satranççı artık formuna da dikkat etmeye başladı.
Evet bu yönden satranç diğer sporlardan farksız hale geldi.

Jeroen Piket’e karşı oynadığınız yenilik (Anand’ın 23 hamlede kazanmasını sağladı) ev hazırlığınızın bir parçası mıydı?
Aslında bu Leko için hazırladığım bir şeydi. Kısaca 15.Ah4’e baktık ama oyunda tam olarak konsantre olunca anlaşıldı ki siyahlara bizim düşündüğümüzden de fazla sorun çıkarmaktadır.

Siz hep satranç dünyasındaki politik patırtılardan uzak durdunuz. Eğer birisi( FIDE, BGN, Donald Trump, vesaire) size gelseydi ve Kramnik ile maç yapmanız için 1 milyon dolar teklif etseydi, bu veya şu ünvan için maçın yapılıyor olması sizi rahatsız eder miydi?
Eğer biri gelseydi ve garanti edilmiş bir para kaynağıyla Kramnik’le maç yapmamı isteseydi, tabii ki ilgilenirdim. Ünvan ne olursa olsun bu önemli bir maç olurdu. Mesele şu ki pazarlıklarla zaman ve enerji kaybetmek istemiyorum.

Tarihi bir açıdan bakarak dünya şampiyonluğu ünvanının değiştiğini söyleyebilir misiniz?
Tabii ki artık 2 tane dünya şampiyonu var ve uzun bir süre hangisinin daha değerli olduğu konusunda tartışabilirsiniz. Bu 1993’de Kasparov ve Short’un FIDE’den ayrılıp, PCA’i kurarak aralarında maç yapmalarının sonucudur. Şunu açıkça söyleyelim ki iki ünvan da eskisi gibi değildir. Ünvan herkes tarafından tanınırsa daha prestijli olur.

Kasparov-Kramnik maçını izlediniz mi? Oynanan satranç ve maç hakkında ne düşünüyorsunuz?
Evet maçı izledim. Temel olarak Kasparov gafil avlandı. Kramnik çok iyi bir strateji buldu ve uyguladı. Bu şekilde Kasparov’u sıkıştırmayı ilk düşünen o değildir ama pratikte ilk yapabilendir.

Wijk aan Zee’deki sonuçlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Kasparov turnuvayı kazanacak gibi gözüküyor. Dünyanın en iyi oyuncusu ortaya mı çıkacak?
Yo, öyle değil. Haklı olarak Wijk aan Zee büyük bir turnuva ama sadece bir turnuva. 1998’de Linares’i kazandığım halde bu turnuvayı kazanamadım. Kasparov’un turnuvayı kazanması büyük başarı ama bu o­nun hakkındaki görüşlerimi değiştirmeyecektir.

Buradaki sonuçlarınız hakkında ne düşünüyorsunuz? En iyi oyununuz hangisidir?
Wijk aan Zee için hazırlık yapmaya fırsat bulamadım dolayısıyla buraya sadece iyi oynamaya geldim. En iyi oyunlarım ise Piket ve Timman’la oynadığım son iki oyundur.

Linares’de de oynayacak mısınız?
Hayır o sırada Hindistan’da işlerim olacak.

Anahtar Kelimeler
Anand
Kategoriler
Röportajlar
Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir