Yağız Kaan Erdoğmuş kariyerine bir başarı daha ekledi. İlk kez bir süper turnuvada, Malmö'de oynadı; turnuvaya sondan ikinci sırada, genç yetenek kontenjanından davet edilmişti. Ama pek kimsenin beklemediği bir sonuç elde ederek turnuvayı ikinci bitirdi. Turnuvanın hemen ardından Yağız ve hocası Büyükusta Şehriyar Mamedyarov ile ilk röportajlarını yaptık. Röportajı soru-cevap şeklinde sunuyoruz.

Röportaj
Selim Gürcan: Canı gönülden tebrik ediyorum Yağız. Turnuvadaki en güzel oyundan bahseder misin?
Yağız Kaan Erdoğmuş: En beğendiğim oyunum Richárd Rapport'la olan oyunumdu. Açılışı ikimiz de az çok biliyorduk. Kale hamlesinden sonra sanırım rakibimin de benim de hazırlığım bitmişti. Oradan sonra ikimiz de kendimiz oynamaya başladık. Rakibin kalesini a5'te sıkıştırdım. c5 piyonunda da bir zayıflık vardı. Yavaş yavaş güzel hamleler yaparak, stratejik bir oyunla yenmeyi başardım.
Selim Gürcan: Biraz da turnuva hazırlık sürecinden bahseder misin? Turnuva öncesinde neler yaptınız, özellikle Şehriyar hocanla?
Yağız Kaan Erdoğmuş: Turnuvadan önce Şehriyar hocamla çok güzel bir kamp yaptık. Çok verimli olduğunu düşünüyorum; turnuva da zaten iyi geçti. Bu kampı yapmamı sağlayan ve beni her konuda destekleyen Evren Üçok abime de çok teşekkür ediyorum.

Selim Gürcan: Sevgili Yağız, bu turnuvada ikinci olmak senin için ne ifade ediyor? Bu başarıyı nasıl değerlendiriyorsun?
Yağız Kaan Erdoğmuş: İkinci olduğum için açıkçası çok mutluyum. Aslında bir Ivançuk maçını kaybetmesem birinci de olabilirdim. Şu an belki Sindarov'la tie-break oynuyor olurduk ve şampiyon da olabilirdim. Ama ikinci olduğum için de çok mutluyum. Bence böyle bir turnuvada çok güzel bir skor.
Selim Gürcan: Yağız, önümüzdeki turnuva planlarını anlatır mısın?
Yağız Kaan Erdoğmuş: Bu sene önümde çok turnuva var ama benim için en önemli olan iki tanesi Dünya Kupası ve Grand Swiss. Çünkü bu iki turnuvada iyi bir başarı elde ederseniz Adaylar Turnuvası'na gidiyorsunuz. Bu yüzden benim için en önemli iki turnuva bunlar.
Selim Gürcan: Şehriyar hocam, bu başarıdan dolayı Yağız'ın hocası olarak da seni tebrik ederiz. Yağız'ın bu başarısını ve Rapport galibiyetini değerlendirir misin?
Şehriyar Mamedyarov: Tabii biz bu turnuvaya çok iyi hazırlandık. Sadece bu turnuva değil, genelde turnuvalara iyi hazırlanıyoruz. Yağız'ın bir gün 2700'e ulaşmasını hep bekliyorduk ama yaş olarak biraz erken geldi: tam 14 yaşına bile basmadan 2713'e ulaştı. Bu bizi çok mutlu ediyor. Kendi adıma söyleyeyim, ben 2700'e 20 yaşında ulaşmıştım; o yüzden 2700'ün ne kadar zor olduğunu biliyorum. Rapport gibi yaratıcı ve sağlam bir oyuncuyu yenmek de çok büyük bir başarı, turnuvada da büyük bir başarı oldu. Bu kampların, bu çalışmaların çok önemi vardı; oyunları ve gösterdiği performans da bunu gösteriyor.

Selim Gürcan: Hocam, Yağız ile çalışmak nasıl bir tecrübe senin için ve bir sene sonra Yağız'ı hangi seviyede görmek istersin?
Şehriyar Mamedyarov: Tabii gurur verici bir an. Yağız bence dünyanın en yetenekli genç oyuncusu ve dünya şampiyonu olacak en büyük aday. Başka adaylar da söyleyebilirim ama benim için en büyük aday o. Başladığımızda reytingi şimdikinden 100'den fazla puan aşağıdaydı. O zamanlar bir hoca gibi kendimi izliyordum, ama şimdi Yağız'ın bana da yardımı dokunuyor. Yağız artık çok iyi bir oyuncu ve her gün daha iyi oynuyor; onunla çalışmak benim satrancıma da çok iyi geliyor. Çalışmak bir zevk, bir disiplin; ağır ama güzel ve anlamlı. Umarım çalışmamız çok devam eder, yine çok büyük başarılar elde ederiz. Yağız her gün daha iyi oluyor, bu süper bir his ve umarım uzun süre devam eder.
Selim Gürcan: Şehriyar hocam, ortak dostumuz Evren genç yıldızları çok destekliyor ama özellikle senin oyununa hayranlığı var ve tüm kalbiyle dünya şampiyonluğu için mücadele etmeni istiyor. Bu konuda, hem kendin hem de Evren'in desteklediği çocuklarla ilgili neler söyleyebilirsin?
Şehriyar Mamedyarov: Tabii ki Evren için "Türk dünyası" diyorum; sadece Türkiye'yi değil, kardeş Azerbaycan'ı da destekliyor. Evren'in satranç için yaptıkları inanılmaz. Sadece Yağız için değil, başka oyuncular için de yapılıyor ve çok büyük bir sevgiyle yapılıyor. Sponsorluk olduğu kadar hocalık da, arkadaşlık da var. Yağız'a çok büyük avantaj veriyor. Ben Yağız'dan konuşayım, çünkü onunla çalışıyorum: turnuva öncesi ve turnuva sırasında bizimle çok zaman geçiriyor. Telefon açıyor, maçları analiz ediyoruz, Yağız'ın neden başarılı olduğunu, neden bazen başarısız olduğunu konuşuyoruz. O yüzden Evren tek bir sponsor değil; büyük bir destekçi, büyük bir hoca, Türk satrancına verilmiş bir hediye. Umarım herkes bunun değerini bilir. Ona teşekkürümü sunuyorum; son turnuvalardaki başarılar onun desteği sayesinde oldu, yoksa normalde çok zor.

Yağız ve Şehriyar'ı bir kez daha tebrik ediyor, Dünya Kupası ve Grand Swiss'te başarılar diliyoruz. Röportaj: Selim Gürcan.



