Başkan Yazıcı’nın Yanıtları 2-3-4-5

Yanıtlar – 5

Devam ediyoruz.

8. Müslüm Ersoy: İstanbul 2012 başlıklı köşe yazısına değinerek eleştiri getiriyor, ithamda bulunuyor. Herkesi kucaklamaktan söz ederken yıllar içerisinde kalbini kırdığınız yüzlerce insanı nasıl kazanacaksınız diye soruyor.
Yanıt:
Bu konuda yanıtımızı www.satrancokulu.com ile yaptığım söyleşide verdim. Ordan dinlenmesini tercih ederim.

9. Erşan Gökerman: Eleştirilerini iki ana eksene sığdırarak;
1) Kaynakların özellikle son dönemde, verimsiz kullanılması,
2) Eleştirilere tahammülsüzlük ve uygulanan cezai yaptırımlar ve ilkesel olmayan davranışlar.
Diyor. Ekleyerek, Yaş Grupları turnuvalarının daha ekonomik yerlerde neden yapılmadığını soruyor. Özgür Solakoğlu maaşı dışında yönetim kurulu üyeliğinin getirdiği haklardan yararlanıyor mu? TSF bünyesinde maaşlı olarak çalışan birinin yönetim kurulunda bulunmasını ve temel masraflar dışında (alıyorsa) harcırah almasını eleştiriyor.

Yanıt:
Kaynakların verimsiz kullanıldığını gösteren hangi göstergeler vardır bildiği, diye sormak gerekir. Kaynaklar son derece verimli kullanılmaktadır.
Yaş Grupları turnuvaları geniş katılımlı bir organizasyondur. Ancak geniş salonları olan ve konaklama olanağı büyük sayıda yatak kapasitesine sahip otellerde yapılmasının daha doğru olduğu bu güne değin pek çok kereler değişik ortamlarda dile getirilmiştir. Bunun dışındaki alternatiflerin organizasyon bütünlüğü ve sağlığı bakımından uygun olmayacağı deneyimler sonunda görülmüştür.
Ulusal takımlar sorumlusu olan ve bu görevi profesyonel biçimde yürüten Özgür Solakoğlu bu görevinin ötesinde YK üyesi olarak da toplantı, temsil ve tanıtım, temsilci ve gözlemcilik gibi diğer görevlendirmeler amacı ile yapılan yurtiçi etkinliklerde harcırah almasının doğal olduğu açık değil midir?

Erşan Gökerman bir başka yazısında Suat Atalık?ın ceza almasının ardından Disiplin Kurulu için ithamlarda bulunuyor.



Tüm kitapları görebilirsiniz. Türkiye'nin en geniş satranç kitaplığı bizde!

Yönetim Kurulu veya başkan olarak ben hiçbir zaman Disiplin Kurulu ve Başkanının çalışmalarına, kararlarına müdahil olmadığımız gibi bu anlama gelebilecek sohbet ve söylemlere de girilmemiştir. Bunu en yakın tanığı, kurulların çalışma davet yazılarını yazan, kurulların toplantılarında yolluk ve harcırahlarını düzenleyen, kurullar ile her türlü iletişim serbestîsine sahip olan, bütün yönetim kurulu toplantılarına katılarak yapılan her türlü görüşmeden haberdar olan bu gün federasyonun ve yöneticilerinin karşısında olan Hakan Aktaç ile yakın ilişkiler içinde bulunanlar bunu pek ala bilirler. Aktaç?ın bunları da anlatmış olması gerekir. Bu konuda yazanların, yazılarındaki saldırganlık duygusunu bir kenara bırakarak, şimdilerde kendilerine yakın Aktaç?ı sorgulasalar daha iyi olmayacak mı?

Ayrıca, Disiplin Kurulu Başkanımız sayın Vehbi Başaran?ın Akdeniz Şampiyonası?na harcırahla yollandığı şeklindeki ?eleştiri ötesi? kişilik haklarına da sataşan suçlama da haksızdır. Vehbi Bey bu konuda söz konusu saldırıyı yapan Erşan Gökerman ve Tolga Demirel?i telefonla aradığını ve konuştuğunu bana iletti.

Disiplin Kurulu Başkanımızın Akdeniz Şampiyonası?na gitmiş olması, benim kendisinden ricamdır. Suat Atalık?ın milli takımımızdaki diğer sporcularımızla, iletişim sorunları olması, sporcularımızı hor görmesi gibi nedenlerle, katıldığı yarışmalarda kafile başkanları kendisiyle iletişimi uygun kişiler olarak seçilmiştir. Suat Atalık?ın Vehbi Beyle iletişiminin iyi olması nedeniyle, özellikle Vehbi Bey?i arayarak kendisinin kafile başkanlığı görevini kabul etmesini ben talep ettim. Sağolsun, Vehbi Bey, tüm işini gücünü bırakıp bu görevi başarıyla yerine getirmiştir. 1500 ? olarak aldığı söylenen harcırah esasında, 1272.82 YTL?dir. Sayın Başaran bu paranın tümünü de sporcularımızı yarışma süresince yemeklere davet ederek bizzat yarışma süresince harcamıştır. Aynı kafilede bulunan diğer sporcularımız, bu konuda bilgi sahibidirler.

Üzücü olan, Akhisar?ın en önde gelen iş adamlarından birisi olan ve işini gücünü bırakıp özveriyle ricamızı kırmayıp kafileyle giden bu kadar nezih bir insana bu tür bir saldırının yapılmasıdır. Daha üzücüsü, benim kişisel yorumum, bu yorumu yaptıran insanın, sofrasında oturup yemek yediği, misafir oldupu bir insana karşı böyle bir söylem üretmesidir. Yorum sizlerindir.

10. Suat Atalık: Forum iletisinde; ?? sporcu sözleşmeleri, işçi-işveren ilişkisini içeren iş kanununa tabi sözleşmeler ile aynı bağlam ve kapsamda sayılamaz. Söz konusu sözleşmemde bir taraf ben ?GM Suat Atalık? olup, diğer taraf TSF?dir. Yapılan uygulamada Ali Nihat Yazıcı, Murat Kul, Özgür Solakoğlu, Tahsin Aktar?ın kimlikleriyle Türkiye Satranç Federasyonu?nun tüzel kişiliğinin birbirlerine karıştırıldığı görülmektedir?? eleştirisini getirerek ?? bu sorulara şimdi cevap veremeyenler zamanı gelince kanun karşısında cevap vermek zorunda kalacaklardır?? diyor.

Atalık?ın gazetedeki köşe yazısı için sitede yazdığımız yazı karşısında, ?dil uzatmamızı? yakışıksız bulduğunu forum iletisinde dile getiriyor. Aynı forum iletisinde ??Disiplin Kurulunun toplanıp savunmamı ivedilikle karara bağlaması gerekir. Yönetim Kurulunun, Disiplin Kurulundan dosyamın askıya alınma ricasını samimi bulmuyorum. Tam tersine bu rica benim muhakkak ceza almam gerektiğini ima etmektedir. Bağımsız bir kurulun bu şekilde etki ve zan altına alınması, Disiplin Kurulu üyelerinin şahsiyetlerine açık bir saldırıdır?? diyerek uygulamaya karşı çıkıyor.
Bu soruya yanıt, hukuki süreç bittiğinde verilecektir. Sayın Atalık?ın, bize ve sporculara neler yaptığını ayrıntılarıyla açıklayacağım. Kamuoyunun bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca, Atalık?a ilişkin bana yönelttiği küçük düşürücü ve hakaret içeren sözleri nedeniyle de hukuk ve ceza davaları da açılacaktır.

11. Yusuf Ömür: Atalık?ın sözleşmesinin fesihi konusunda eleştiri getirerek gerekçeyi Atalık?ın TSF yi eleştirdiği savına sığdırıyor ??Böyle yapmakla aslında antipatik oluyorsunuz..Ve kazanç hamle yapmak yerine çift soru çekiyorsunuz ?? Ve maçı kaybetmeye oynuyorsunuz..Hadi hayırlısı? ? diyor.

Yanıt :
Suat Atalık?ın TSF ile olan sözleşmesinin feshinin nedenleri tarafımızca açık ve belgelidir. Suat Atalık ?keyfiyetten? değil, kurumsal yapıya zarar verdiği için işten çıkarılmıştır. Hiç kimse yasaların ve mevzuatın üzerinde değildir. Sporculardan istenen yüce önderimizin de sevdiği gibi; ?zeki, çevik ve ahlaklı? olmalarıdır. Ayrıca, Suat Atalık?ın söylediklerinin dışında bizim bildiğimiz ve hukuk sürecinde ortaya çıkacak olan kanıtlar da vardır. Bunları bilmeden bu tür bir eleştiri yapmak çok doğru değildir. Öyle olsaydı bu koşullarla Suat Atalık bu ülkeye oynaması için davet edilmezdi.

12. Lisans Ücretlerinin artış oranına karşı çıkan görüşler ve bu konuda yazı yazanlar var

Yanıt:
Sporun en büyük destekçisi önce devlet ardından o sporu yapanlardır. TSF?nin lisans ücretleri son dört yılda hiç değişmemiş ancak bu dönemde maliyetler artmaya devam etmiştir. 18 Yaş altı için lisans ücreti 10 YTL, üstü içinse 20 YTL?dir. 10 YTL?nin aylık maliyeti 83 Kuruştur. 20 YTL?nin aylık maliyeti 1.6 YTL?dir. TSF?nin sporcu kitlesinin yüzde 85?i 18 yaş altıdır. Satranç oynamak isteyen, bu konuda başarılı olan hiç kimse sahipsiz değildir. Gereken desteği alır ve lisansı da ücretsiz verilir.

Ayrıca, lisans karşılığında sporcularımıza verilen hizmetlerin arasında, yıllığı 35 AVRO olan satrancoyna.com.tr, yine ücretsiz olarak sunulan satranç akademisi gibi hizmetler de vardır.

Aslında geldiğimiz durum, 4 yıl önce aldığımız karara uygun bir durumdur. Federasyonumuz lisans ücreti olarak 10 YTL ile 2005 yılında kendi lisanslarını çıkartmaya başlamış. 2006 yılında bu ücreti 5 YTL?ye indirmiş, 2008 yılı 1 Ağustos tarihinde ise yeniden 10 YTL?ye çıkartmıştır. 18 yaşından büyük sporcularımızda ise bu ücret 20 YTL olmuştur.

Bu ücret önümüzdeki dört yıl süresince değişmeyecek ve artırılmayacaktır.

13. Mehmet Emin: Disiplin Kuruluna sevkler konusunda getirdiği eleştiride, ??Eğer yönetimi eleştiriyorsan Disiplin Kuruluna sevk edilirsin. Eğer dediklerini yapmazsanız Disiplin Kuruluna sevk edilirsin. Güzel bir uygulama. Sesi çok çıkan biri varsa, sesini kısalım..Demokrasi bu olsa gerek?? diyerek disiplin kuruluna asıl sevk nedenlerini görmezden gelen bir söylem geliştiriyor.

Yanıt:
Hiç kimse eleştirdiği için kurula sevk edilmemiştir. Bu satırları yazanların konuları ele alış biçimleri eleştiri sınırlarında mıdır? Sesleniş uygun karşılanabilir ölçüde midir? Eğer bunları düşünüldüğü gibi değerlendirseydik şu anda Disiplin Kurulu karar sayısı hiç olmazsa on adet olurdu. Böyle değil, federasyon veya çalışanları, yöneticileri için yapılan haksız saldırılar suç unsuru boyutuna ulaşıldığında bu yol seçilmektedir. Konu S. Atalık?ın ve E. Atalık?ın kurula sevk edilmesinin ardından açılmıştır. Konunun henüz hukuk aşamaları tamamlanmadığından bu konudaki gerçekleri daha sonra ele alacağım. Olaylara, süreçteki gerçekleri bilmeden bakmanın doğru olmadığını düşünüyorum.

devamı var…

 

 

 


Örnek Dersleri ürün sayfasında görebilirsiniz. Satranç öğrenmek ve ilerletmek artık çok kolay!