Bir Sinir Harbi

0
319
Fischer

Fischer-Petrosian maçı bittikten sonra, satranç dünyasının sakin bir döneme gireceği ve -bu sürede ustalar arasında herhangi bir maç ya da turnuva bulunmadığına göre- ünvan maçının başladığı ana kadar, heyecan yaratacak hiçbir olayla karşılaşılmayacağı sanılmaktaydı. Oysa asıl büyük olaylar bu dönemde, satranç tahtasından uzakta manevralar biçiminde ortaya çıktı ve satrancı gazetelerin iç sayfalarında sıkışıp kaldığı küçücük yerlerden kurtarıp baş sayfalara oturttu.

Satranç oyununda olduğu gibi, burada da açılış hamleleri hemen hemen standarttı. FIDE yasalarında göre, şampiyonu def’i etme hakkını kazanan oyuncunun bağlı olduğu ulusal federasyon (bu olayda ABD federasyonu) şampiyonluk maçının ilk 12 oyununu organize etme hakkına sahip oluyor, öteki 12 maçı ise şampiyonun bulunduğu ulusal federasyonca organize ediliyordu. Yasalar, her iki tarafın kabul etmesi halinde, ortak bir organizasyona izin vermekteydi.

Uluslararası federasyon ilk iş olarak, büyük ilgi ve dolayısıyla turist çekmesi beklenen maçın yapılacağı ülkeyi seçmek üzere ev sahipliği hakkını arttırmaya çıkardı. Teklif verme süresinin sonu olan 1 Ocak 1972 günü zarflar açılınca, o­n ulus ve beş şehrin ev sahipliğine talip olduğu görüldü. Verilen teklifler şöyleydi :

KOLOMBIYA 40.000ş
FRANSA 50.000ş
YUNANISTAN 52.000ş
ISVIÇRE 60.000ş
ZAGREP (YUGOSLAVYA) 70.000ş
KANADA 75.000ş
HOLLANDA 80.000ş
BREZILYA 80.000ş
BATI ALMANYA 92.000ş
BLED 100.000ş
CHICAGO 100.000ş
SARAJEVO (YUGOSLAVYA) 120.000ş
IZLANDA 125.000ş
ARJANTIN 150.000ş
BELGRAD (YUGOSLAVYA) 152.000ş

Satranç tarihinde daha önce oynanan maçlar için ortaya konan ödüllerden bazılarının kesinlikle bilinmemesine rağmen, en yüksek rakamın Lasker-Capablanca maçı için ortaya konduğu söylenen 20.000ş olduğu genellikle kabul edilmekteydi. Bu durumda Fischer-Spassky maçı için verilen en düşük ödül teklifi bile eski rekorun birkaç katı oluyordu. (satranç tarihini inceleyen araştırmacılardan bazıları,eski rekorun Buenos Aires’de oynanan Fischer-Petrosian maçı için konan 12.000ş olduğunu ileri sürmekteydiler, başka bir grubun iddiası ise en yüksek ödülün geçen yüzyılın sonuna doğru ortaya konan 5000ş olduğuydu. ( bu gruptakiler değerlendirmede paranın satın alma gücünü ölçü olarak kullandıklarını da belirtiyorlardı.) 1969 yılında oynanan finalde ise, Petrosian’ı yenen Spassky’nin eline 1400ş geçmişti.

Fide’nin Amsterdam’daki genel merkezinde açılan teklifler, satranca, ya da hiç değilse “esrarengiz Fischer olayı”na karşı duyulan ilgideki büyük artışı yansıtmaktaydılar. Fischer ise bu teklifi duyduğu zaman görüşünü şöyle açıklıyordu; “FENA değil… idare eder herhalde” Amerikalı satranççı, maçın oynanacağı yer konusundaki tercihlerini soranlara cevap vermiyor, bu konunun yakında başlayacak bazı nazik görüşmeler sonunda kararlaştırılacağını belirtmekle yetiniyordu. Fischer’in kullandığı “nazik” sıfatının pek yerinde olmadığı pazarlığın başlamasıyla birlikte ortaya çıkıverdi.

Teklif mektuplarının açılmasından önceki günlerde Fischer’in en yüksek teklifin bir Amerikan şehrinden gelmesini dilediği biliniyordu. “ben bu iklime ve insanlarına alışığım ..-demişti Fischer. Yalnız Brooklyn’i istemem. Orası olmasın da başka hangi şehir olursa razıyım”. Amerikalı oyuncu ikinci tercih olarak Kanada’yı göstermişti.

Ancak, Spassky’nin Fischer’le Amerikan topraklarında karşılaşmayı kabul etmesi, Fischer’in o­nunla Rusya’da oynamaya razı olması kadar uzak bir ihtimal sayılmaktaydı.

Bununla birlikte, Fischer’in şampiyonla herhangi bir yerde karşılaşabileceğini söylediği de hatırlardaydı. “Çünkü … -diye açıklamıştı Fischer- parayı almak istiyorum, ünvanı ise daha çok istiyorum”

Görüşmeler başladıktan kısa bir süre sonra, Arjantin’in adi adaylar listesinden silindi ve tartışma yüksek teklif veren öteki iki aday – Belgrad ve Izlanda – üzerinde geçmeye başladı Fischer maçın Belgrad’da yapılmasını istiyor. Spassky ise iklim bakımından kendi doğup büyüdüğü Leningrad’ı andıran İzlanda’yı tercih ediyordu.

İki oyuncunun maç yeri üzerinde anlaşmaları için tanınan süre 10 şubat günü sona erecekti. ABD satranç federasyonu başkanı yarbay Edmonson, görüşmeleri yürütmek için hemen Amsterdam’a uçtu ve burada FIDE yetkilileriyle toplantılara katildi. Edmonson bundan sonra da Reykjavic’e geçti ve Izlanda Satranç federasyonu yetkilileriyle görüştü.

Takvimler 14 şubat 1972 tarihini gösterirken taraflar arasında bir anlaşmaya henüz varılabilmiş değildi. Bunun üzerine FIDE başkanı Dr Euwe kendi yetkilerini kullanmaya karar verdi ve maçın bir bölümünün Reykjavik’de bir bölümünün de Belgrad’da oynanacağını açıkladı. Maçın başlama tarihi 25 Haziran’dan geç olmayacak ve Belgrad’da oynanacak 12 oyundan sonra Reykjavic’e geçilecekti. Galibiyet ödülü ise Belgrad’ın 152.000ş’lik teklifiyle Izlanda’nın 125.000ş lik teklifinin ortalaması alınarak 138000ş olarak saptanmıştı.Ödülün 5/8’ini maçı kazanan, 3/8’ini de yenilen oyuncu alacaktı.

Bu arada Spassky’nin kabul edebileceğini bildirdiği öteki yerlerin Hollanda, Fransa ve Almanya olduğu, Fischer’in ise Montreal, Buenos Aires ve Sarajevo’yu seçtiği de öğrenilmişti.

FIDE yasaları böyle bir durumda Dr. Euwe’nin vereceği kararı birer kez veto etme hakkini her iki tarafa da tanımaktaydı. Ne var ki Sovyet federasyonu yetkilileri, kendilerinden istenen ve ev sahipliğine aday olan 15 ülke ya da şehri tercih sıralarını gösterecek listeyi vermekten kaçınmış, Izlanda, Hollanda, Fransa ve Almanya dışında hiçbir yeri kabul etmeyeceklerini bildirmiş, Dr Euwe bu davranışı veto hakkının kullanılması olarak yorumlayarak Sovyetlerin başka veto kullanamayacaklarını açıklamış bulunmaktaydı.

Kazan kaynamaya başlamıştı artık.

21 şubat günü, herkesin bir şeylerden şikayetçi olduğu bir anda, Dr. Euwe, mart ayında Moskova’ya giderek yeni görüşmeler yapacağını açıkladı. Hollandalı başkan mart ayinin ilk günü Moskova’ya vardığında karşısında son derece uysal yetkililer buldu ve şaşılacak kadar kısa süren görüşmeler sonunda 4 Mart günü Sovyetler Birliğinin Dr.Euwe tarafından ilk açıklanan çözümü benimsedikleri açıklandı. Sovyetler Birliği Merkez satranç kulüp başkanı tarafından imzalanarak Dr. Euwe’ye verilen bir mektupta, Rusların ünvan maçının 2 bölümde yapılmasında bir sakınca görmedikleri belirtiliyor. ABD, Yugoslavya ve Izlanda satranç federasyonları yetkililerinin de katılacağı toplantılar düzenlenerek ayrıntıların da karara bağlanması isteniyordu.

Ayrıntılar üstünde verilen karar 20 Mart günü açıklandı. Buna göre maç içi ortaya konacak para ödülü, Dr Euwe’nin daha önce açıkladığı gibi 138.500ş olacak ve 12-12 beraberlik halinde -bu sonuç Spassky’nin ünvanını koruması demekti- yari yarıya paylaşılacaktı. Maçın Belgrad’daki bölümü 22 Haziran günü başlayacak ve haftada 3 oyunla sürdürülecek 18 Temmuz’da tamamlanacaktı. Bundan sonraya Izlanda’ya geçilecek ve maç -sonucun alınması için 24 oyunun da gerekmesi halinde- 31 Ağustos günü sonuçlanmış olacaktı.

Her şey tam yoluna girmiş gibi gözüküyordu ki Belgrad ve Reykjavik’deki organizatörlere başvuran Fischer yeniden ortalığı karıştırıverdi. – Amerikalı oyuncu ortaya konan ödül dışında, turnuva gelirlerinden de pay istiyordu. Ayrıca bundan sonra görüşmeleri kendisinin yürüteceğini ve Yarbay Edmonson’un bu konuda yetkisiz olacağını da bildirmekteydi.

Fischer’in bu çıkışı karşısında FIDE hemen ABD satranç federasyonuna bir mektup yolladı ve üzerinde anlaşmaya varılan mali şartları kabul edip maça çıkacağı yolunda bir garanti vermezse Fischer’in ünvan maçına katılma hakkını kaybedeceğini bildirdi.

O günlerde Catskill dağlarındaki Grossinger’s otelinde (ünvan maçlarına hazırlanan böksörler bu otelde kalırlardı) kampa çekilmiş bulunan Fischer herhangi bir garanti vermeye yanaşmıyordu. Amerikalı satranççının bu sessizliği karşısında FIDE yeni bir girişimde bulunmamayı uygun gördü ve Yalnızca Fischer’in cevabinin en geç 4 Nisan günü gece yarısına kadar kendilerine ulaşması gerektiğini açıklamakla yetindi (daha sonraki günlerde maçla ilgili çeşitli konularda sayısız süre sınırlamalarıyla karşılaşılacaktı) Fischer, verilen süre içinde Dr.Euwe’nin kararlarına ve daha önce açıklanmış bulunan anlaşma şartlarına uyacağını bildirmeyecek olursa, kendini diskalifiye edilmiş sayabilirdi.

Sonunda pes eden Fischer oldu. Verilen sürenin dolmasına çok kısa bir zaman kala FIDE merkezine ulaşan telgrafı Amerikalı satranççının uluslararası federasyonun açıkladığı şartları kabul ederek maça katılacağını bildiriyordu.

Satranç tarihinde daha önce oynanan maçlar için ortaya konan ödüllerden bazılarının kesinlikle bilinmemesine rağmen, en yüksek rakamın Lasker-Capablanca maçı için ortaya konduğu söylenen 20.000ş olduğu genellikle kabul edilmekteydi. Bu durumda Fischer-Spassky maçı için verilen en düşük ödül teklifi bile eski rekorun birkaç katı oluyordu. (satranç tarihini inceleyen araştırmacılardan bazıları,eski rekorun Buenos Aires’de oynanan Fischer-Petrosian maçı için konan 12.000ş olduğunu ileri sürmekteydiler, başka bir grubun iddiası ise en yüksek ödülün geçen yüzyılın sonuna doğru ortaya konan 5000ş olduğuydu. ( bu gruptakiler değerlendirmede paranın satın alma gücünü ölçü olarak kullandıklarını da belirtiyorlardı.) 1969 yılında oynanan finalde ise, Petrosian’ı yenen Spassky’nin eline 1400ş geçmişti.

Fide’nin Amsterdam’daki genel merkezinde açılan teklifler, satranca, ya da hiç değilse “esrarengiz Fischer olayı”na karşı duyulan ilgideki büyük artışı yansıtmaktaydılar. Fischer ise bu teklifi duyduğu zaman görüşünü şöyle açıklıyordu; “FENA değil… idare eder herhalde” Amerikalı satranççı, maçın oynanacağı yer konusundaki tercihlerini soranlara cevap vermiyor, bu konunun yakında başlayacak bazı nazik görüşmeler sonunda kararlaştırılacağını belirtmekle yetiniyordu. Fischer’in kullandığı “nazik” sıfatının pek yerinde olmadığı pazarlığın başlamasıyla birlikte ortaya çıkıverdi.

Teklif mektuplarının açılmasından önceki günlerde Fischer’in en yüksek teklifin bir Amerikan şehrinden gelmesini dilediği biliniyordu. “ben bu iklime ve insanlarına alışığım ..-demişti Fischer. Yalnız Brooklyn’i istemem. Orası olmasın da başka hangi şehir olursa razıyım”. Amerikalı oyuncu ikinci tercih olarak Kanada’yı göstermişti.

Ancak, Spassky’nin Fischer’le Amerikan topraklarında karşılaşmayı kabul etmesi, Fischer’in o­nunla Rusya’da oynamaya razı olması kadar uzak bir ihtimal sayılmaktaydı.

Bununla birlikte, Fischer’in şampiyonla herhangi bir yerde karşılaşabileceğini söylediği de hatırlardaydı. “Çünkü … -diye açıklamıştı Fischer- parayı almak istiyorum, ünvanı ise daha çok istiyorum”

Görüşmeler başladıktan kısa bir süre sonra, Arjantin’in adi adaylar listesinden silindi ve tartışma yüksek teklif veren öteki iki aday – Belgrad ve Izlanda – üzerinde geçmeye başladı Fischer maçın Belgrad’da yapılmasını istiyor. Spassky ise iklim bakımından kendi doğup büyüdüğü Leningrad’ı andıran İzlanda’yı tercih ediyordu.

İki oyuncunun maç yeri üzerinde anlaşmaları için tanınan süre 10 şubat günü sona erecekti. ABD satranç federasyonu başkanı yarbay Edmonson, görüşmeleri yürütmek için hemen Amsterdam’a uçtu ve burada FIDE yetkilileriyle toplantılara katildi. Edmonson bundan sonra da Reykjavic’e geçti ve Izlanda Satranç federasyonu yetkilileriyle görüştü.

Takvimler 14 şubat 1972 tarihini gösterirken taraflar arasında bir anlaşmaya henüz varılabilmiş değildi. Bunun üzerine FIDE başkanı Dr Euwe kendi yetkilerini kullanmaya karar verdi ve maçın bir bölümünün Reykjavik’de bir bölümünün de Belgrad’da oynanacağını açıkladı. Maçın başlama tarihi 25 Haziran’dan geç olmayacak ve Belgrad’da oynanacak 12 oyundan sonra Reykjavic’e geçilecekti. Galibiyet ödülü ise Belgrad’ın 152.000ş’lik teklifiyle Izlanda’nın 125.000ş lik teklifinin ortalaması alınarak 138000ş olarak saptanmıştı.Ödülün 5/8’ini maçı kazanan, 3/8’ini de yenilen oyuncu alacaktı.

Bu arada Spassky’nin kabul edebileceğini bildirdiği öteki yerlerin Hollanda, Fransa ve Almanya olduğu, Fischer’in ise Montreal, Buenos Aires ve Sarajevo’yu seçtiği de öğrenilmişti.

FIDE yasaları böyle bir durumda Dr. Euwe’nin vereceği kararı birer kez veto etme hakkini her iki tarafa da tanımaktaydı. Ne var ki Sovyet federasyonu yetkilileri, kendilerinden istenen ve ev sahipliğine aday olan 15 ülke ya da şehri tercih sıralarını gösterecek listeyi vermekten kaçınmış, Izlanda, Hollanda, Fransa ve Almanya dışında hiçbir yeri kabul etmeyeceklerini bildirmiş, Dr Euwe bu davranışı veto hakkının kullanılması olarak yorumlayarak Sovyetlerin başka veto kullanamayacaklarını açıklamış bulunmaktaydı.

Kazan kaynamaya başlamıştı artık.

21 şubat günü, herkesin bir şeylerden şikayetçi olduğu bir anda, Dr. Euwe, mart ayında Moskova’ya giderek yeni görüşmeler yapacağını açıkladı. Hollandalı başkan mart ayinin ilk günü Moskova’ya vardığında karşısında son derece uysal yetkililer buldu ve şaşılacak kadar kısa süren görüşmeler sonunda 4 Mart günü Sovyetler Birliğinin Dr.Euwe tarafından ilk açıklanan çözümü benimsedikleri açıklandı. Sovyetler Birliği Merkez satranç kulüp başkanı tarafından imzalanarak Dr. Euwe’ye verilen bir mektupta, Rusların ünvan maçının 2 bölümde yapılmasında bir sakınca görmedikleri belirtiliyor. ABD, Yugoslavya ve Izlanda satranç federasyonları yetkililerinin de katılacağı toplantılar düzenlenerek ayrıntıların da karara bağlanması isteniyordu.

Ayrıntılar üstünde verilen karar 20 Mart günü açıklandı. Buna göre maç içi ortaya konacak para ödülü, Dr Euwe’nin daha önce açıkladığı gibi 138.500ş olacak ve 12-12 beraberlik halinde -bu sonuç Spassky’nin ünvanını koruması demekti- yari yarıya paylaşılacaktı. Maçın Belgrad’daki bölümü 22 Haziran günü başlayacak ve haftada 3 oyunla sürdürülecek 18 Temmuz’da tamamlanacaktı. Bundan sonraya Izlanda’ya geçilecek ve maç -sonucun alınması için 24 oyunun da gerekmesi halinde- 31 Ağustos günü sonuçlanmış olacaktı.

Her şey tam yoluna girmiş gibi gözüküyordu ki Belgrad ve Reykjavik’deki organizatörlere başvuran Fischer yeniden ortalığı karıştırıverdi. – Amerikalı oyuncu ortaya konan ödül dışında, turnuva gelirlerinden de pay istiyordu. Ayrıca bundan sonra görüşmeleri kendisinin yürüteceğini ve Yarbay Edmonson’un bu konuda yetkisiz olacağını da bildirmekteydi.

Fischer’in bu çıkışı karşısında FIDE hemen ABD satranç federasyonuna bir mektup yolladı ve üzerinde anlaşmaya varılan mali şartları kabul edip maça çıkacağı yolunda bir garanti vermezse Fischer’in ünvan maçına katılma hakkını kaybedeceğini bildirdi.

O günlerde Catskill dağlarındaki Grossinger’s otelinde (ünvan maçlarına hazırlanan böksörler bu otelde kalırlardı) kampa çekilmiş bulunan Fischer herhangi bir garanti vermeye yanaşmıyordu. Amerikalı satranççının bu sessizliği karşısında FIDE yeni bir girişimde bulunmamayı uygun gördü ve Yalnızca Fischer’in cevabinin en geç 4 Nisan günü gece yarısına kadar kendilerine ulaşması gerektiğini açıklamakla yetindi (daha sonraki günlerde maçla ilgili çeşitli konularda sayısız süre sınırlamalarıyla karşılaşılacaktı) Fischer, verilen süre içinde Dr.Euwe’nin kararlarına ve daha önce açıklanmış bulunan anlaşma şartlarına uyacağını bildirmeyecek olursa, kendini diskalifiye edilmiş sayabilirdi.

Sonunda pes eden Fischer oldu. Verilen sürenin dolmasına çok kısa bir zaman kala FIDE merkezine ulaşan telgrafı Amerikalı satranççının uluslararası federasyonun açıkladığı şartları kabul ederek maça katılacağını bildiriyordu.



Ne var ki Fischer’in davranışının yarattığı dalgalardan bazıları daha önce Yugoslavya kıyılarına ulaşmış ; asi satranççının geçmişteki davranışları, istekleri, protestoları ve pek çok yarışmadan çekilmiş olmasından da etkilendikleri anlaşılan Yugoslav satranç yetkilileri de ABD federasyonundan Fischer’in maça çıkacağı yolunda 35.000ş lık bir garanti istediklerini açıklamışlardı.

İstek, FIDE sekreteri H.J. Slavekoorte’in Amsterdamdan çektiği bir telgraf’la ABD federasyonu’nun New York’taki merkezine bildirildiğinde, federasyon yetkilisi John Hudson, örgütün böyle bir garanti parası yatıracak kadar parası bulunmadığını ve bu kadar parayı hiçbir yoldan toparlayamayacaklarını, ancak istenen garantiyi yatıracak bir şahıs ya da kuruluş bulmaya çalıştıklarını söylemişti.

Aynı yönde bir garanti isteği, Sovyet Satranç Federayonuna’da bildirilmişti. Amerikan federasyonunun kar amacı gütmeyen ve devletten hiçbir yardim almayan bir amatör kuruluş olmasına karşılık, devletin resmi olanaklarından yararlanabilen resmi bir organ halinde çalışan Sovyet federasyonu, 8 Nisan günü yaptığı açıklamada isteği olumlu karşıladığını belirtiyordu.

FIDE merkezine 4 Nisan gecesi verilen sürenin dolmasına pek az kala ulaşan telgrafında Fischeri FIDE’nin açıkladığı şartları kabul ettiğini bildirince, ikinci bir telgrafla ABD federasyonuna başvuran Yugoslavlar, Fischer’in açıklamasının mali şartları da kabul anlamı taşıyıp taşımadığını sordular.

Soru cevapsız kaldı. ABD satranç Federasyonu adına bir açıklama yapan Yarbay Edmonson 35.000ş’lik garanti parasını ödemeyeceklerini kesin bir dille belirtti. Edmonson’un açıklamasında garanti isteğinin FIDE yasalarına aykırı olduğu ileri sürülüyor ve uluslararası federasyonun yönetmeliğinde ya da maçla ilgili olarak verilen anlaşmanın hiçbir maddesinde yer almayan böyle bir şartın “şampiyonu def’i eden oyuncunun haklarını zedeleyeceği” bildiriliyordu.

Birkaç gün sonra Yugoslavya, şampiyonluk maçına ev sahipliği yapmaktan vazgeçtiğini açıkladı.

Bunun üzerine “birtakım yeni pazarlıkların” gerektiğini söyleyen Yarbay Edmonson, hemen harekete geçti ve Avustralya’da bir konferans turuna çıkmış bulunan Dr.Euwe’yi telefonla aradı. Euwe, Yarbay Edmonson’a “endişe edilmemesini, durumu kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapacağını bildirdi. FIDE başkanı, o güne kadar bu yönde çok çaba göstermişti, daha da gösterecekti Bu tutumunun büyük eleştiriler doğuracağı kuşkusuzdu ama barış için aracılık yapanların işinin hiç bir zaman kolay olmadığını biliyordu Dr.Euwe.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here