Dalkıran’dan Genel Müdürlüğe ve Kamuoyuna

0
172
Sertaç Dalkıran Gençlik Ve Spor Genel Müdürlüğü'ne 4 Aralık'ta yapılacak seçimlerdeki Genel Kurul görev ve yetkileri hakkında bir yazı gönderdi. Yazısında Dalkıran oluşan Genel Kurul'un satranç camiasını temsil etmediğini vurguluyor ve çerçeve statüye eleştiriler getiriyor. Aşağıdan tam metne ulaşabilirsiniz.

Konu: Türkiye Satranç Federasyonu      04. 11. 2004
Genel kurulu, görev ve yetkileri hk.

T.C
BAŞBAKANLIK
GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
YÜCE MAKAMINA

Öncelikle Türk Spor tarihi açısından atmakta olduğunuz adımlar ve göstermiş olduğunuz üstün çalışmalarınızdan ötürü takdirlerimi arz ederim.

Türkiye Satranç Federasyonu 1954 yılında dernekler yasasına göre kurulmuş, 1962 de Bakanlar Kurulu kararı ile FIDE’ye bağlanmış ve 1962 Varna Olimpiyatlarından günümüze kadar tüm olimpiyatlara ülkemiz iştirak edebilmiştir. 1954 yılında kurulan TSF kurmuş olduğu yapı, çıkarttığı yönetmelikler ile 1991 yılında GSGM bünyesinde yeniden tesis olunan ve 1991 Berlin Kongresinde FIDE tarafından tanınan TSF’ye önemli bir rehber olmuş, hazır bir sistem sunmuştur.

Devletimizin vermiş olduğu ekonomik destek ve yetkiler sayesinde satranç ülkemizde daha da yaygınlaşmış ve gelişmiştir. Ancak bugüne kadar TSF Başkanının seçim şekli ve yönetim kurulunun atanması verilen bunca imkana rağmen olmamız gereken noktanın çok da gerisinde kaldığımız da göz ardı edilmemesi gereken acı gerçektir. Aynı sunulan imkanlar demokratik TSF’ye verilse idi bugün ülkemiz dünya devletleri arasında ilk o­nda yer alabilirdi.

4 Aralık 2004 tarihinde seçime giderken Genel Kurul’un yapısı hakkında söyleyebileceğim tek açıklama mevcut yönetmeliklere göre ortaya çıkacak Genel Kurul’un camiamızı kesinlikle temsil etmediğidir. Çerçeve statü daha başlangıçta şu anda mevcut satranç camiasının yapısı ile örtüşmemektedir. Kağıt üstünde varlığını sürdüren kulüplerin, kimse tarafından tanınmayan delegeleri ile seçime gidilmektedir. Üstelik eleştirdiğimiz çerçeve statüye aykırı pek çok çelişkili madde TSF ana statüsünde yer almaktadır. Yine gelebilecek tarafsız delegeleri aydınlatabilmemizin, genel kurulda konuşabilmemizin yolları da çeşitli ifade oyunları ile engellenmektedir.

Genel Kurul’da şahsımın delege olup olmaması da önemli değildir ancak Türk Satrancının geleceği açısından ana statüdeki madde 13 ün ucu açık h bendi ile i bendi rekabet yasalarına aykırı durumlar yaşatabilecektir. Bunları telaffuz dahi etmek istemiyorum. Geçtiğimiz son altı yıl içinde özel teşebbüsün elinden sponsoru çalma girişimleri çok sıkça yaşanmış, etik olmayan karar ve davranışların ancak bir kısmı yargıya taşınmıştır. Bu maddeler etik olmayacak davranış ve kararları legal hale getirebilecek sakıncalı maddelerdir. Mutlaka düzeltilmelidir.

Mevcut hazırlanan yönetmeliklerde; özel yarışmalarda, hakemlik belgesi olması koşulu ile özel organizasyonların kendi hakemlerini seçme özgürlüğü bulunması gerektiği konusunda madde mutlaka yer almalıdır. TSF bu yarışmalara sadece gözlemci atamalıdır. Federasyon ancak kendisine başvurulduğunda ya da kendi resmi yarışmalarında hakem ataması yapabilmelidir. Geçtiğimiz yıllarda bu konu büyük suistimale uğramış ve bir tür hakem mafyası oluşmuştur. Yabancı dil bilmeyen, hayatında satranç turnuvası yaşamamış kişiler TSF’nin kayırması ile ünvanlı hakem haline getirilmiştir. Sürekli TSF yanlısı kişilere görev verilerek haksızlıklar yapılmıştır.

Resmi yarışmalar talimatla değil, hazırlanacak yönetmeliklere göre düzenlenmelidir. Bu madde son derece hayatidir. Milli takımın da ne şekilde teşkil edileceği önceden belirlenecek ve anayasanın fırsat eşitliğine aykırı olmayan yönetmeliklerle tespit edilmesi gerekmektedir.

Türk satrancının en önemli gerçek sporcu kaynağı Üniversitelerin Genel Kurulda devre dışı kalmış olması ise önemli bir eksikliktir. Üniversitelerin sadece Türkiye Üniversiteler Spor Federasyonu kapsamında değerlendirilmesi hatadır. Mutlaka TSF Genel Kurul’un da da bu kurumların yer alması bazı cambazlıkları dengelemek açısından yararlı olacak ve daha nitelikli ve tarafsız kişilerin Genel Kurul’a katılması sağlanacaktır.

Satranç sporunda yaş’ın önemi olmaması nedeni ile aktiflik konusu bağımsız ve yetkili merci tarafından ilan edilen listenin geçerli olması daha sağlıklı olacaktır. FIDE her yıl Ocak ve Temmuz aylarında resmi liste yayınlar. Burada o ülkelerin en yüksek güce sahip oyuncularının kuvvet puanları ilan edilir ve son üç yılda yarışmaya katılmamış olanların yanına ( i ) harfi konarak pasif listede oldukları işaret edilir. Bu nedenle Genel Kurul’da en yüksek ELO puanına sahip ve pasif listede bulunan değerli oyuncularımızın Genel Kurul’a katılmaları daha sağlıklı olacaktır.

Uluslararası Hakemlik önemli bir mertebedir ve tıpkı Prof. luk gibi. Ömür boyu o unvan taşınır ve dünyanın her yerinde turnuvalarda bu kişiler görev yapabilir. Tarihsel kronolojik sıraya göre bu hakemlerin Genel Kurul’da bulunması tecrübelerinin Genel Kurul’a aktarılması anlamını taşır ki bunu tabii senato üyeleri ya da ihtiyarlar meclisi üyeleri gibi benzetmeler yapabiliriz.

Önerilerimin kişisel değil, toplumsal çıkarlarımız açısından değer taşıdığı inancı ile dikkate alınmasını önemle arz ederim.

En derin saygılarımla

H. Sertaç DALKIRAN

Uluslararası Satranç Hakemi, Gazeteci ve Yazarı

Türkiye Satranç Eğitim ve Geliştirme Vakfı o­nursal Kurucu Üyesi

Satranç Geliştirme Merkezi Kültür ve Turizm İşl. Ltd. Şti.
Kurucu ve Genel Müdürü

International Balkan Chess Union
Kurucu Üyesi, Türkiye Temsilcisi ve
Yönetim Kurulu Başkanı

Ek: IBCU’nun yayın organı Balkan Chess Magazine’in iki sayısı.

Adres: Sakız sok. 4/1 Kadıköy-İstanbul Tel/Faks: (0216) 336 14 25 – 416 99 84  Mobil: 0532 362 30 33
e-mail:
hsdalkiran@turk.net

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here