Hakkı Sayın Corus Turnuvası’nı Anlatıyor

0
264
Hakkı Sayın

Hafta sonu yolum Amsterdam’a düştüğü için, fırsattan istifade Wijk aan Zee’ye gidelim dedik arkadaşımla. Okunuşu ‘vayk aan zii’. Bu çok kolay değil, çünkü Amsterdam Centraal’dan tren ile Bijweek filan gibi bir ismi olan bir kasabaya gitmemiz gerekti önce. Kuzeyin kaçınılmaz soğuğu iliklerimize işledi tren istasyonunda! Neyse, sora sora WaZ bulunur, biz de istasyon çıkışından, bizim dolmuşlar gibi bir sistemle çalışan Trein Taxi’ye binmemiz gerektiğini öğrendik. Sürücü bir kadındı. Çok kısa bir mesafe, yaklaşık 5 dakikalık bir yol, ve işte doğru zamanda doğru yerdeyiz! Wijk aan Zee’de! WaZ küçük bir köy. Corus çelik fabrikası hemen yakında, kiremitten devasa bacalarını görmemek imkansız.

Hafta sonu yolum Amsterdam’a düştüğü için, fırsattan istifade Wijk aan Zee’ye gidelim dedik arkadaşımla. Okunuşu ‘vayk aan zii’. Bu çok kolay değil, çünkü Amsterdam Centraal’dan tren ile Bijweek filan gibi bir ismi olan bir kasabaya gitmemiz gerekti önce. Kuzeyin kaçınılmaz soğuğu iliklerimize işledi tren istasyonunda! Neyse, sora sora WaZ bulunur, biz de istasyon çıkışından, bizim dolmuşlar gibi bir sistemle çalışan Trein Taxi’ye binmemiz gerektiğini öğrendik. Sürücü bir kadındı. Çok kısa bir mesafe, yaklaşık 5 dakikalık bir yol, ve işte doğru zamanda doğru yerdeyiz! Wijk aan Zee’de! WaZ küçük bir köy. Corus çelik fabrikası hemen yakında, kiremitten devasa bacalarını görmemek imkansız. Turnuva büyük bir spor salonunda düzenleniyor, De Moriaan. Acar muhabiriniz binanın önünde bir fotoğraf çektirmeden duramadı elbet.

Binadan içeriye girdiğinizde, 60 küsur yılından bu yana orada oynamış birçok ünlü satranççının resmi karşılıyor sizi

Eğer gözümden kaçmadıysa, ki tüm dikkatimle baktım, Kasparov yoktu resimlerde. Organizatörlerle sürtüşmesinden olsa gerek. Ama Botvinnik, Spassky, Tal gibi birçok efsane orada. Genç bir Karpov ile kendi gezegeni olduğu öne sürülen Ivanchuk da. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Girişte solda geniş bir café-bar var, birçok oyuncu maçtan önce oraya takılıyor. Topalov mesela, orada bana yıldırım teklif etti ve 2-0 zımbayı yedi. Yoksa çok mu içmiştim?


Maçların başlamasıyla birlikte geniş spor salonunun balkon kısmına çıktım. Sanki tüm Avrupa satranç oynuyordu! Açık turnuvanın düzenlenmekte olduğu (katılım 17 Euro) ana salonu çevreleyen yan kısımlarda GM A, GM B ve GM C grupları oynanıyor. GM A grubu fotoğrafta en uzakta olanlar, büyük piyon resminin altındakiler. 


Tek bir salona da mahkum değilsiniz üstelik : isterseniz maçları Kramnik ve Anand’ın 5 m yakınındaki ekranlardan o­nline izleyebilir, ‘biraz analiz takılalım’ derseniz GM’lerin fikirlerini hemen yakındaki diger salona gidip espriler eşliğinde takip edebilir ve sıkıldığınızda da her daim café-bar aleminde maç yapabilirsiniz. Bir satrançsever için tam bir şekerci dükkanı yani!

Biraz da GM A grubu izlemimlerimi aktarmak isterim, ne de olsa o­nlar bizim pop starlarımız. Ancak, fotograf yok çünkü flaşlı çekim yasak ve teknik bir sorundan dolayı flaşsız fotoğraf çekemedim. Sadece en sonda Anand’ın kazancını belgeleyebildim, o­nda da hakem beni uyardı çünkü Kramnik’in maçı devam ediyordu. Her neyse, oyuncular hamlelerini yaptıktan sonra hemen kalkıp kendilerine ayrılan kısımda yürüyüş yapıyorlar. Bu bana ilginç geldi çünkü genelde rakibin hamlesini hiç oturarak beklemiyorlar. Birşeyler içmek serbest oynarken; mesela Kramnik kola (yoksa kahve miydi? anlayamadim pek), Leko su içiyordu! Ben tüm bu oyuncuları internetten filan takip ediyorum, ama canlı görmek bir hoş oluyor. Timman mesela, accaip şişman, ve ‘large’ bir adam; gömleği pantolonunun dışına sarkmış, salaş ile modern arası bir görünümü var. Çok çok göbekli ve adam bayaa alkolik galiba. Svidler da şişman, sevimli görünüşlü biri, kulağında küpe var, ve deli gibi yürüyor her hamlesinden sonra. Seyircilerin yakınındaki B grubunda oynayan Bulgar kadın oyuncu ayağa kalktığında ise birçok izleyicinin ekranlara bakmaya ara verdiğini tahmin edebilirsiniz! Kendisi A ve B’deki tek kadın oyuncuydu. Akşam, orada geçirdiğimiz büyüleyici saatlerden sonra dönmek zorunda olmak üzücüydü biraz. Bir Corus tişörtü aldık, ben Medium, arkadaşım XXL; trein-taxiyi telefonla çağırdık, ve gelecek yıl Açık Turnuva’ya katılma hevesiyle Amsterdam’a geri döndük (Wijk aan Zee tabelası üstte!)

Tek bir salona da mahkum değilsiniz üstelik : isterseniz maçları Kramnik ve Anand’ın 5 m yakınındaki ekranlardan o­nline izleyebilir, ‘biraz analiz takılalım’ derseniz GM’lerin fikirlerini hemen yakındaki diger salona gidip espriler eşliğinde takip edebilir ve sıkıldığınızda da her daim café-bar aleminde maç yapabilirsiniz. Bir satrançsever için tam bir şekerci dükkanı yani! Anand Shirov’a karşı kale oyunsonunu kazanmıştı; ancak Kramnik-Zhang maçı hala sürüyor olmalıydı.  

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here