O Satranççının Babası Konuştu

0
87
carlsen basketbol

Diğerlerinden farklı bir çocuk değildi. Kızkardeşlerine çok benziyordu. Onda olağan dışı bir şey görmedik. Örneğin benim sayılarla aram iyidir. O da 5 yaşına kadar sayılarda iyiydi ama ondan sonra ilgisini tamamen yitirdi. Dürüst olam gerekirse onun satrançta iyi olabileceğini ve kızkardeşlerinden çok farklı olduğunu anlamamız epey bir zaman aldı. Dolayısıyla kardeşlerini nasıl büyüttüysek onu da öyle büyüttük.

Bu baba sıra dışı bir çocuğun babası; Henrik Carlsen. Dünya Şampiyonu Magnus Carlsen sadece çok genç yaşta şampiyon olmakla kalmadı, aynı zamanda rakiplerine attığı farkla en iyi şampiyonlar arasında anılmak üzere sağlam adımlarla ilerliyor. Magnus carlsen küçüklüğünde nasıldı ve ailesinden nasıl bir destek aldı diye merak edenlerin sorularına baba Henrik carlsen cevap veriyor.

Ama Magnus’a satrancı öğreten sizdiniz değil mi?

Evet, 5 yaşındayken ona oynamayı öğrettim. Başta pek ilgilenmedi ve bu uzunca bir süre böyle gitti. Sonra aniden 8 yaşındayken satranca ilgi duymaya başladı. Bu ilgi tamamen ondan kaynaklandı. O zamanlar futbola da meraklıydı ve 12 yaşına kadar da futbol oynadı.

Ne zaman onun yetenekli bir satranççı olduğunu anladınız?

Okulda satranç dersi almaya başladığında tamamen odaklanabiliyordu. Bunun dışında bir şey ilgisini çekmiyordu. O zaman anladık ki Magnus pek çok şeyle ilgilenebilen diğer çocuklardan farklı olarak tek bir şeye yoğunlaşabiliyordu. Bu da Magnus için sadece satrançtı.

9 yaşında veya 9.5 yaşındayken beni satrançta yenmeye başladı. (Henrik Carlsen’in şu anda 2027 elosu bulunmakta, satrancokulu) Durum bu hale gelince belki de Magnus’un satranca daha ciddi eğilebileceğini düşündük. Eşim ise başta satranç konusunda çok da istekli değildi.

carlsenvehenrik

Carlsen genç yaşta okulu bıraktı. Bu onun  fikri miydi? Bunu yaptığında onayladınız mı?

Okulu bıraktığında 16 yaşındaydı.

Başta derslerine ilgi göstermesi konusunda onu çok destekledik. Bazen satranç oynamayı bırakmasını da isterdik, turnuvaları kaçırır ve böylece ödevleri ve dersleriyle uğraşabilirdi. Öte yandan tersi hiç olmazdı.

Dersleri bırakmaya karar verdiğinde – bu tamamıyla onun tercihiydi – itiraz etmedik çünkü herkes için açıktı ki onun satrançta bir geleceği vardı. Satranç onun için hep ön plandaydı ve satranç çalışmaya asla zorlamadık.

Magnus’un IQ’suna sahip biri pek çok başka şeyde de başarılı olabilirdi. Eğer satranca ilgi göstermese ne yapardı?

Hayır, hayır … Onun IQ’sunu bilmiyorum.

Eğer satranç oynamasaydı ne olurdu bilemem. Bunu ona sormalısınız. Şu ana kadar sadece satranç oynadı ve satranca odaklandı.

Büyük bir yetenek yetiştirdikten sonra ebeveynlere öneriniz ne?

Dürüst olmak gerekirse Magnus’u büyük bir yetenek olarak görmemiştik ve yetiştirme şeklimiz diğer çocuklarımızdan farklı değildi. Ailede diğerlerine nasıl davranıyorsak ona da öyle davrandık çünkü dediğim gibi diğerlerinden hiç de farklı görünmüyordu.

Ne zaman ki satranca odaklanmaya başlayınca ve kendisini satranç dışındaki her şeye  kapatabileceğini görünce onun kızkardeşlerinden farklı olduğunu anladık. O zamandan beri yapmayı sevdiği şeyi yapıyor: satranç oynamak. Ve de biz bu tutkusundan onu mahrum etmedik.

Benim ebeveynlere tavsiyem çocuklarını bir şey yapmaya zorlamamaları. Çocuklar neyi sevdiklerine kendileri karar vermeli. Bu zaman alabilir ama sonuçta çocuk bir şeylere odaklanır – Magnus’da olduğu gibi – Onlara sevdikleri şey konusunda kariyer yapma fırsatı verin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here