Kasparov : Botvinik Memorial Hakkında

0
242
kasparov-analiz

Botvinnik Memorial bitti ve ilk yorumlar yapıldı. Duman dağıldıktan sonra siz ne ekleyebilirsiniz?
Bana göre Botvinnik Memorial, Kramnik ile olan tüm mücadelem dikkate alınarak değerlendirilmeli. Neticede bu maç Kramnik’in dünya şampiyonu olarak oynadığı 2001 yılının son mücadelesiydi. o­na karşı olan yenilgimin sadece geçici bir başarısızlık olduğunu, satranç kariyerimin sonu olmadığını ispatlamalıydım. Dünya şampiyonluğu ünvanı için mücadele edecek ve en yüksek ratingi elimde tutabilecek yeterli güce sahip olduğumu göstermeliydim.

Doğrusunu söylemek gerekirse basında Botvinnik Memorial’in tanıtımı çok garipti. Kimse sonuca gerçek önemi vermedi. Tekrar etmeliyim ki bu maç 2001’in diğer satranç yarışmalarından ayrı değerlendirilmemelidir. Bu yıl benim için iyi bir yıldı. Bu şekilde bittiğinden memnunum. Maç gerilim doluydu; ikimizde hatalar yaptık – klasik satrançta, hızlı oyunlarda ve yıldırım oyunlarında. Fakat şu önemli ki, Londra’dan sonraki eğilim değişti. Bu eğilim dünya şampiyonluğu maçından önce her ne kadar turnuvaları kazansam ve klasik satrançta skor eşit olsa da (sadece hızlı oyunlarda Kramnik hafif üstündü) Kramnik’ten yanaydı. Önemli olan rakibimin zayıf noktasını bulamamış olmamdı. Kazandığım oyunlar bile (örneğin Frankfurt 1999) bu gerçeği örtemiyordu Tatminsizlik hissediyordum – pek çok beyazla berabere ve siyahlarla düşülmüş zor vaziyetler. İvme Kramnik’ten yanaydı. Bu, Londra maçında o­na galibiyeti getirdi. 2001 yılında durum ciddi bir şekilde değişti. Muhakkak ki Kramnik bunu kabul etmiyor ama daha ilginci satranç basını da bunu gözardı ediyor. Klasik satrançtaki sonuçlar lehime değişti ama daha önemlisi oyunlarımızın gidişatı da değişti. Yedi oyunda bir oyun kazandım; diğerleri berabere oldu. Bu Kramnik için başarı. Beyaz ile oynadığı oyunlarda gerçek bir mücadele yoktu. Londra maçıyla ne büyük tezat! Kramnik’in siyah olduğu oyunlar (maçın dördüncü oyunu hariç; aşağıda bu oyuna değineceğim) o­nun için çok bunaltıcıydı. Vladimir, Wijk aan Zee’de çok zor vaziyete düşmüş ve mucizevi şekilde kurtulmuştu. Astana’da yenilgiye uğradı. Moskova maçının ikinci oyununda 30. hamlede oyun tamamıyla umutsuzdu. Üzerinde çok düşünmeli. Bu yıl Kramnik ile olan mücadelemden memnunum Öte yandan memnun değilim çünkü Moskova maçında avantajlarımı puana dönüştüremedim.

Pek çok insan maçınızın klasik satranç bölümünü, seyir zevki vermemesi ve kısa berabereler yüzünden eleştirdi. Klasik satrancın krizde olduğu söylendi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Eğer 10 oyunluk bir maç oynasaydık, olaylar daha farklı olurdu. İkimiz de bilinç altından önümüzde hızlı ve yıldırım oyunların olduğunu, bu şekilde zevk verecek mücadeleler olabileceğini hesapladık. Kendi adıma ben, siyahlarla sağlam açılışlar oynadım ve riske girmedim. 1. ve 3. oyunlarda daha fazlasını ummak için sebebim yoktu, dolayısıyla sonuçtan memnunum.

Beyazla oynadığım ikinci oyun gerilimli ve uzun bir mücadeleye sahne oldu. 7 saat boyunca oynadık. Pek çok hata olsa da mücadelenin eksikliğinden bahsetmek haksızlık olur. Kesin olarak 24. hamlede b5 yerine a5 oynamalıydım. 24.a5 ba 25.b5 Ad7 26.ba Ac5 den sonra beyaz At b5 karesine yerleşir ve piyon a7’ye sürülür. Objektif olarak Siyah’ın durunu umutsuzdur.

Sonra ikimizde karşılıklı zaman sıkışmasında iyi oynadık ama 41.Ve1 ile ciddi bir hata yaptım. Bu bir değerlendirme hatasıydı. Düşündüm ki Vezir değişiminden sonra Beyaz iyi kazanç şanslarına sahiptir. Ne var ki aslında bu fikir o kadar da belirgin değildir.

Aslında fikir o kadar da belirgin değil. Veziri, At ve Fil ile mat atağı için saklamanın gerekli olduğu düşünülebilir. Gerçekte atak yoktur çünkü d4’deki Siyah Vezir atağı engeller.

Garip gelebilir ama tahtada sadece bir Kale olduğu halde beyazın iyi kazanç şansları vardır: 41.Ae4 Vb1 42.h4 Vc1 43.Kc1 Kc8 44.Ke1. Siyah bir karar vermeli – ya beyazın piyonun h5’e ulaşmasına izin vermeli veya h5 sürerek f7-f5 fikrinden vazgeçmelidir (çünkü aksi halde beyaz at g5 karesini ele geçirir). Siyahın asıl problemi e5 piyonudur. Eğer piyon e6’da olsaydı kolay berabere olurdu. Fakat piyon ilerlediği için beyaz, 7 saatlik oyun boyunca sadece beyazın kazanç veya beraberesiyle bitecek bir baskı yaratabilirdi.

41.Ve1 Kec8 ‘den sonra beraberedir. Ama bu noktada Ff1-d3-e4 ile hata yaptım. 45…f5’i çok geç farkettim ve kendimi güç bir vaziyette buldum. Fakat berabere ulaşılmaz değildi.

58.f4? ciddi bir hataydı. 58.Şd4 Ka2 59.Af5 Ka4 60.Şe3 Şe5 oynamalıydım. Sadece 61.Ah6 Ka3 62.Şf2 Şf4 ile siyahın kazandığı varyantı hesapladım. Oysa ki 61.Ag3! ile siyah Şah dalamaz.

Dördüncü oyunda Kramnik karışık bir psikolojik sorun yarattı. Son oyunda Abd2 ile oluşacak karışık konumlara giremezdim. Bu varyantlar son şeklini1995 yılında Anand’la olan maçımda Kramnik’de yanımda olduğu halde almıştı. Geçen 6 yıl uzun bir süre olmasına rağmen New York’da analiz ettiğimiz varyantlar hala geçerliliklerini koruyor. Psikolojik açıdan Kramnik bu tür pozisyonlara giremeye cesaret edemeyeceğim konusunda haklıydı. Bu kadar açıklama yeter ama sanmam ki Vladimir bir daha böyle bir şey denesin.

Bütün bu duygularla masa başında epey süre geçirdim ve bana hafif üstünlük veren başka bir varyant tercih ettim (9.Fe3). Sonra hata yaptım. Tamamıyla eşit bir konuma götüren 16.ab5 yerine 16.Ad4 daha iyiydi. Son konumda devam edebilirdim ama zamanım azdı ve beraberede karar kıldım

Reintero’nun meşhur kurallarının size göre yaşamaya hakkı var mı? (Turnuvasındaki oyuncularala erken berabere yapmayacaklarına dair anlaşma yapması)
Hayır, çok mantıksız

Klasik satrançtaki oyununuzdan memnun olduğunuzu söylediniz. Peki hızlı oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hızlı satrançtaki eğilimde değişti. 6 oyunda sonuç berabere oldu ama bu yine Vladimir için başarıydı. İkinci günde skoru muhafaza etmesi düşüncesi beni yavaşlattı. İlk gün gerçekten iyi oynadım.

Kramnik’in ilk oyundaki değerlendirmesi garipti. Vladimir, büyük avantajı olduğunu iddia etti. Oysa büyük olasılıkla Beyaz hafif bir avantaja sahipti – Siyah sadece bir zayıflığa sahipti ve pozisyonu sağlamdı.

Kramnik’in keskin pozisyon anlayışı oyunun kritik anında o­nu yalnız bıraktı: Beyaz e6’yı almak zorundaydı. Bu hamleden sonra oyun dengelenecekti. 26.Ae6 fe ‘den sonra 27.Ae5 güçlü olur. Fakat siyahın başka imkanları vardır: 26.fe yerine 26.Vc8 27.Fa4 Ka4 28.Ab6 Vc1 29.Fc1 ile devam edecektim. Ve şimdi 29.Ke4 değil çünkü Ke6 beraberedir, yerine 29.Ka1 30.Vd1 Fa3! Ve siyah çok daha iyidir. 27.Fa4 yerine beyaz 27.ab6 oynamalıdır. Masa başında bu hamlenin 27.Ab6 28.Kc8 Fc8 yüzünden imkansız olduğunu düşündüm. Fakat oyundan hemen sonra çok güzel bir varyant buldum: 29.Vd1! Fe6 30.Vd4. Böylece 27.Ab6 Ve6 28.Ve6 fe6, a4’deki değişmeden sonra berabereyle sonuçlanacaktı. Oyunun bu şekilde sonuçlanması mantıklı olacaktı. Karışık bir mücadeleydi: beyaz bastırıyordu ama çok zaman kaybetti. Girişimini devam ettiremeyen Kramnik defansa geçmek zorunda kaldı. Defansta da iyi değildi ve kaybetti. Daha hızlı ve daha yaratıcı oynadım.

İkinci oyunda bir süreliğine insiyatife sahip olabilirdim.

25.b4 ile girdiğim devam yolu kesişmelere neden oldu. Çıkan oyunsonunda hafif üstünlüğüm vardı. Fakat 25 a3!? benzeri bir hamle dikkate değerdi.

Üçüncü oyunda,ilginç bir yenilik veya Kramnik’in nadir oynadığı ve siyaha ciddi problemler çıkaran bir varyant karşısında iyi müdafa kurmayı başardım. Sonuç olarak hızlı satrancın ilk gününü memnun bir şekilde tamamladım.

Ikinci gün mümkün olduğunca sağlam oynama düşüncesinin esiri oldum. Bu oyunumu negatif olarak etkiledi. Dördüncü oyun maçın en kötü oyunuydu. Yine de çok zor vaziyette olmama rağmen berabereyi başardım.

Siyah son durumda kazanç için oynayablir miydi?
Zaman dikkate alınırsa; açık bir şekilde hayır. Kramnik’in 1 dakkadan biraz daha fazla zamanı vardı. Şahınız açıktayken kazanca oynamakta psikolojik olarak güçtür. Objektif olarak pozisyon belirsizdi. Siyahın atağı bitmişti. Her ne kadar avantaja sahip olsa da tamamıyla değişik bir oyun tarzı gerekliydi.

Beşinci oyunda açılış mücadelesinde hiç bir problemim olmadı ama yine oyuna devam etmeliydim. Siyah hafif üstündü.

Kramnik doğru bir şekilde 20.Af3 oynadı, çünkü 20.f3 Ae5 21.fe4 f4 halinde siyahın Piyona karşı çok kuvvetli bir insiyatifi vardır. Garip bir hamle yaptım, 20.Af6 . Atı c5’e yerleştirmeliydim tabii. 21.Ag5 veya 21.Ad4’e Siyah basitçe filini 21.Fd7 ile geri çekebilir. Siyah o zaman daha iyi olacak ve daha çok zamana sahip olacaktı. Fakat o an, bir kimsenin sağlam hamleler yapmak istediği anlardan biriydi. İlk oyunda elde ettiğim galibiyetin psikolojik baskısı altındaydım.

Garip gelebilir ama altıncı oyundan önce söyle düşünüyordun: “Beyazla üç ihtimal için oynayacağım. Berabere olursa, tamam ama beyazla kaybetmemeliyim!” Oyun benim lehimde gelişti. Yansız bir yorum göstermektedir ki siyah zor vaziyetteydi.

Bu noktada ne oldu?
Yoruldum ve konsantrasyonumu kaybettim. Bir şekilde oyunu taş gafı yaparak kaybettim – 22.Ab5?? Basitçe d5’de değişimden sonra beyazın konumu kötü değildir (iyi de değildir gerçi) 22.cd fe 23.Ae5. Beyaz daha önceden bir avantaj elde edebilirdi: Vezir c2 yerine c1’e yerleştirilmeliydi. 20.Af5 yerine daha kuvvetlisi 20.fe5 Ae5 21.Fg5 ve ciddi bir insiyatif idi.

Kramnik bu oyunu kazandı ama inandırıcı bir biçimde değil – bir dizi karşılıklı hatalar vardı. Kaleleri değiştikten ve Fili e5’e transfer ettikten sonra Beyaz 41.Fg4 ile berabereyi sağlayabilirdi. Siyahın tek cevabı 41.Vf7 ve 42.Ae4 gelir. Şimdi Siyah f4’ü alamaz çünkü 43.Ag5 Vf8 44.Ff4 ve Fe6 ile daimi şah. Eğer siyah a5’I alırsa: fe5, Vf4 sonra vezir c5 gibi bir yere gider ve belirsiz bir konum oluşur. Siyah hafif avantaja sahiptir. Fakat bu imkanı kaçırdım ve Kramnik skoru eşitledi.

Yıldırım oyunlarına nasıl hazırlandınız?
O günün oyunlarını analiz ederken farkettim ki hep beni cezbeden kötü bir hamle yüzünden kaybetmiştim. Birden anladım ki Kramnik’in tüm galibiyetleri benim gaflarım sayesinde olmuştu. Londra ve Zürih’de de bu böyleydi. Kötü pozisyonlarda direndiğim sürece, örneğin Moskova maçının dördüncü oyunu ve Londra maçının dördüncü ve altıncı oyunu gibi, Kramnik kazanamıyordu. Bu tespit bana yıldırım oyunları için ilham verdi. Tamamıyla farkındaydım ki her şey konsantrasyonuma bağlıydı. Hata yapmazsam rakibim galibiyet alamayacaktı.

Basın toplantısında da belirttiğim gibi yıldırımımın zayıf olduğu söylentileri Kramnik’i yanılttı. Vladimir bir kaç yerde yıldırım oyunlarını beklediğini belirterek, bu format oyunda sonucun neredeyse kendi lehine olduğunu ima etti. Bu sebepten yıldırımda gerçekten kazanmak istedim. 5 dakikalık oyun çok sık oynamam ama bu formattaki oyunlarda diğerlerinden daha iyi olduğumu düşünüyorum. Tabii formsuz olup hatalar yapabilirim ama yıldırım oyun neticelerime bir bakalım. Niksic’de büyük farkla birincilik var (Karpov oynamadı ama Korchnoi, Tal ve pek çok diğer kuvvetli GM’ler katıldı). Sonra o zamanın en iyi oyuncularının olduğu Brussel – 87 turnuvasını büyük farkla kazandım. Moskova 1992 yine galibiyetime tanıklık etti. En iyi oyuncuların katıldığı Münih 1994 İntel turnuvasında Fritz’le birinciliği paylaştım ve final maçını kazandım. Tek fiyasko siyahla 5 oyun kabettiğim Moskova 1995’de oldu. Bu turnuvaya zor bir 30 masalık simultaneden sonra gelmiştim. Sonra Kramnik ile Moskova 98’de 24 oyunluk maçı berabere yaptım ve tüm iyi GM’lerin olduğu Wijk aan Zee’yi kazandım. Bunun yanı sıra PCA’de bir kaç tiebreak oynadım. Kramnik’le 4 tiebreake kaldım, üçünü ben kazandım – iki tanesi Paris’de bir tane de New York’da. Sadece Moskova’da kaybettim. Bu arada PCA hızlı oyun istatistiklerine göre herkesten daha fazla turnuva kazanmış durumdayım. Benim 3, Anand, Ivanchuk ve Kramnik’in 2 zaferi var. Anand’ın hızlı satrançta en iyi olduğuna dair genel bir kanı var fakat o­na karşı da skor olarak artıdayım.

Aslında bu tür yanlış kanılar satranç dünyasında çok yaygın. Kramnik ve yardımcıları, özellikle Bareev bu tür söylentiler yaydılar. Bunlardan daha önce de bahsetmiştim. Bunlardan özellikle birisine değineyim. Söyleniyor ki Berlin oyunsonu özellikle benim için hazırlanmış. Oysa ki Kramnik bu varyantı yıl boyunca Anand , Shirov ve Leko’ya karşı kullandı. Kramnik Londra maçına çok daha iyi hazırlanmış vaziyetteydi. Bilinmeyen sebeplerden, bundan bahsedilmesinden hiç hoşlanmıyor. Şimdi de yıldırımlardaki galibiyetlerimi iyi açılış hazırlıklarıma bağlıyor. Bu arada belirtmeliyim ki, o elit GM’lerle çalışmaya devam ediyor. Benim sadece bir yardımcım var – Yuri Dokhoian. Bazen Michail Kobalia geliyor. Siyahlarla önemli bir şekilde repertuarımı geliştirdim ve Kramnik’in avantajı kayboldu. Siyahla açılış stratejisini değiştirmek zorunda kaldı. Kramnik sadece bir kez sürpriz açılış yaptı. Örneğin zannetmem ki bir daha İspanyol Açılışı’nın Açık Varyantı’nı oynasın. Dördüncü klasik oyundaki tercihi çok şaşırtıcıydı. İşler yolunda giderken kimse böyle bir şey yapmaz. Açıkçası Abd2 ile karışık yollara giremedim. Bu varyantın modern devam yolları, 1995 yılında Anand’la olan maçımda, Kramnik de yardımcımken belirlendi. Altı yıl uzun bir süre ama New York’da analiz ettiğimiz varyantlar hala revaçta. Psikolojik açıdan, Kramnik bu varyanta giremeyeceğimi doğru öngördü. Daha fazla uzatmayalım ama sanmam ki Vladimir bir daha böyle bir girişim de bulunsun.

Yıldırıma geri dönersek. Yıldırım sonuçlarının abartılmaması konusundaki görüşlerine katılıyorum. Ama ne olursa olsun oyunumdan memnunum ve galibiyetimi başarı olarak görüyorum. Kramnik’in, açılışların oyunun kaderini çok etkilediğine dair yorumlarına şaşırdım. İlk oyunda hayatımda hiç görmediğim bir konum oluştu. Karışık bir mücadeleye girdim, Kramnik’I oyun dışı bıraktım ve oyunu şık bir mat ile bitirdim. İkinci oyuna gelince – Kramnik cd’ye ed ile cevap verene kadar konumu biliyordum (ana devam yolu Ad5 idi). Fakat bu varyantı 20 yıl önce oynuyordum, nasıl açılış yeniliğinden bahsedebiliriz ki?

İkinci oyunun sonlarına doğru kazanç kaçırdınız. “Kazanamazsan, rakip kazanır” gibi psikolojik bir probleminiz var mı?
Açıkça e7’den sonra Beyaz iki hamlede kazanır. Fakat bu arada farketmiştim ki maç lehime gidiyordu, dolayısıyla çok üzülmedim. Üçüncü oyunda hamleleri karıştırdım( 10.ba4 yerine 10.b4) ve kendimi piyon altta buldum. Fakat Kramnik piyon üstte olmasına rağmen en ufak kazanç şansı bile elde edemedi ve kolayca berabere yaptım.

Dördüncü oyunda açılış avantajı elde etmek için oynamadım. Çok hafif üstünlük elde ettim ama somut birşey elde edemedim. Beşinci oyunda varyantı değiştirdim ( 7.Vd1 yerine 7.Fc5), ama Kramnik varyantı ilk değiştiren oldu. Altıncı oyunda kirpi formasyonu oluştu. Yedinci oyunda bilindik bir Vezir fedası oynandı. Kramnik’in kazanmaya çalışması benim hatam değildi, sonuç olarak kaybetti.

Yeni bir açılış fikrinin kullanıldığı tek oyun sekizinci oyundu. Fakat bu yenilik değildi. Nadir yapılmış bir er fedasıydı ama bu da daha önce kullanılmıştı.

Sonuç lehime gelişmeye devam edince, konsantrasyonum bozuldu ve hatalar gelmeye başladı. Dokuzuncu oyunda boş yere bir piyon verdim ve sonra zor konumda başka bir hata geldi. Sonuç hakedilmiş bir galibiyetti. o­nuncu oyunda büyük bir avantaj elde ettim ama galibiyeti kaçırdım.

Bu maçlar Kramnik’in galibiyetlerinin durağanlığa bağlı olduğunu göstermesi açısından benim için önemli olmuştur. Normal satranç oynadığım zaman, kazanamıyor, hem de oyun insiyatifimi kendi tarafımda tutabiliyorum. Bu bana ilerisi için iyimselik aşılıyor. Her şey bana bağlı.

Gözüme takılan şu ki hızlı oyunlarda ve özellikle yıldırımlarda büyük bir avantajınız vardı. Özel bir şey yaptınız mı?
Tabii ki zamana dikkat ettim ama sanırım asıl sebep rakibimden daha hızlı oynamamdı. Uzun süredir bu kadar iyi konsantre olmamıştım. Hızlı oyunların ilk gününde, Kramnik’in hiç şansının olmadığı bir seviyeye geldim. Formdaysam kazanıyorum.

Bu maçtaki galibiyetinizden sonra bir soru kendiliğinden ortaya çıkıyor; Bundan sonra neler olacak? İhtimaller neler?
Şimdilik ilerisi için herhangi bir ihtimal yok. Kramnik’in hiç bir ciddi yarışmayla ilgilenmediği izlenimini elde ettim. Son basın toplantısında Kramnik bir kaç kez “resmi maç” kelimelerini tekrar etti. Burada ufak bir açıklama yapmak gerek. FIDE’nin turnuvaları resmi olarak tanımlanıyor çünkü resmi statüsü arkasında, bir organizasyon gerektirmektedir. Bana göre Londra maçı resmiydi, şu sebepten; herkes biliyordu ki dünya şampiyonluğu ünvanı ortaya konmuştu. Kramnik’in başka resmi statüsü yoktur. Şimdi yeni bir eleme turnuvası oynatmak manasız olur. Şu ana kadar sadece bir maç resmi kabul edilebilir; Kramnik ile aramda olacak bir maç. Herkes kabul edecek ki bu maçın galibi, dünyanın en iyi satranççısı olacaktır. Yüzlerce eleme turnuvası yapabilir, “resmi maç” sıfatı altında oynayabilirsiniz ama ne Brain games ne de Dortmund, en iyi iki oyuncu oynamadıkça resmi statüsünü elde edemez.

Eğer Kramnik ersatz-cycle’a devam ederse, gelenek bitmiş olur. Bu yarışmanın hiç bir resmiliği kalmaz. FIDE buna güler. Bunu yapmak için bu organizasyonun iyi bir sebebi olduğu hayal edilemez.

Ya eğer Astana turnuvası bir eleme turnuvası olarak kabul edilse?
Herhangi bir eleme turnuvasına katılmayacağım. Kramnik benimle oynama hakkını tek basit sebepten elde etti; benim için en kuvvetli rakipti. Şimdi durum daha da basit. Kramnik sadece en kuvvetli rakiple değil aynı zamanda kendisinden 2001 yılında daha iyi oynayan rakiple oynamak zorunda.

Eğer Kramnik kabul ederse, böyle bir maçı organize edebilme ihtimali nasıl?
Çok basit. Rövanş maçı söz konusu olunca, Braingames ve Kramnik topu birbirlerine attılar. Her ne kadar Keene’in sözlerine çok inanmasam da, bu durum da doğru söylüyor gibi: Braingames rövanş maçından Kramnik istemediği için vazgeçti. Bunun 2002 yılında da değişeceğini zannetmiyorum.

Fide şampiyonlarının itirazları bu konuyu neticelendirmeye yardımcı olabilir mi?
Bilmiyorum. Sadece satranç oynuyorum. 2002 yılı için hedefime ulaştım. Hala dünyanın en iyi satranççısı olduğumu ispatladım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here