IM Barış Esen: Hedeflerime ulaşamadım, antrenör olacağım

0
365
im-esen

IM Barış Esen son yıllarda Türk satrancının en çok umut bağladığı isimlerden birisi(ydi). Henüz 19 yaşındayken IM olan ve 2450 ratinge hızla tırmanan Esen kısa bir süre önce kendi isteğiyle Milli Takımdan ayrıldı. Sebebi ise pek çok usta oyuncunun yaşadığı çelişki. Bir yanda Türkiye’de satrancın yaygınlaşmasıyla artan antrenörlük imkanı ve ciddi gelirler, bir yanda ise GM olma yolunda, profesyonel sporculuğa odaklanarak yapılması zorunlu ağır antrenmanlar ve stresli turnuva ortamları. IM Barış Esen gençliğinin verdiği heyecanla TSF’nin verdiği imkanları acımasızca eleştiriyor, verilen maaşı yeterli bulmuyor. Son yıllardaki satranç atılımlarının, alınan GM normlarının, pek çok başarının TSF’nin gayretleri sayesinde olduğunu düşünenler çoğunluktadır ama sonuç olarak IM Barış Esen Milli Takıma noktayı koydu ve antrenör olarak çalışmak istiyor.

Şu adreste Öğretmenlik/Antrenörlük sekmesine tıklayanlar dersler hakkında bilgi alabilirler. Haberin devamında ise FM Selim Çıtak’ın Esen’le yaptığı röportaj bulunmakta.

Kotronias-Esen 2007 Analiz Barış Esen

Esen-Socko 2007 Analiz Barış Esen

Selim Çıtak: Merhaba Barış. İlk sorum sana 2007 yılındaki performansın ile ilgili. Senin için 2007 nasıl geçti,hedeflerin nelerdi, hangilerine ulaşabildin? Genel bir değerlendirme yapar mısın?

Barış Esen: Öncelikle belirtmek isterim ki; hedeflerimin hemen hemen hiç birine ulaşamadım. Asıl hedefim olan GM normunu almayı umuyordum. Bu hedefe bir tek Acropolis turnuvasında yaklaştım 2594 performans ile. Geçtiğimiz sene 2 tane başarılı turnuva geçirdim, bunlardan biri az önce bahsettiğim Acropolis Invitational, diğeri ise Türkiye Şampiyonasındaki 3.lüğüm idi. Diğer turnuvalarda genelde ratingime yakın performanslar gösterdim. Bunun dışında 2007 yılı TSF ile tartışmalar ile geçti. TSF ile olan ikişkimizde memnun kalmadığım noktalar oldu. Avrupa Bireysel için uçak paramızın verilmemesi gibi.

Peki bu yıl için neler söyleyeceksin? Hedeflerin neler, turnuva programın nasıl olacak?

B.E:Öncelikli hedeflerim Yaş Gruplarında öğrencilerimle birlikte başarılı olmak. Bu turnuvadan sonra nişanlanmayı düşünüyorum. TSF’den 5 aylık izin aldım. Bu süre içerisinde bazı işlerimi halletme fırsatım olacak. Antrenörlüğe daha fazla vakit ayırmak istiyorum.

Profesyonel bir oyuncu olarak antrenörlüğe kaymanın sebebleri nelerdir peki?

B.E:Herşeyden önce iyi bir gelirim olsun istiyorum. TSF malesef bu anlamda bana bir milli oyuncu olarak tatmin edici birşey sunamadı. En büyük değeri milli oyuncuların görmesi gereken yerde en düşük maaşı ve harcırahı yine milli oyuncular alıyor. TSF bize 450 YTL verirken, 2100 ratingli antrenörlerin ders vererek 1000 YTL kazandığını öğrendiğimde ben de bu işe girmeye karar verdim.

Pekala genç yaşının bu alanda bir sorun yaratacağını düşünüyormusun, kendine bu konuda ne kadar güveniyorsun, bizlere biraz antrenörlük geçmişinden bahseder misin?

B.E:Tabii ki her iyi antrönör iyi oyuncu olamayacağı gibi her iyi oyuncu da iyi antrönör olamayabilir ancak ben bu konuda kendime cok güveniyorum. Önceki öğrencilerim kısa sürede iyi Yaş gruplarında iyi dereceler aldılar. Bir kaç örnek vermek gerekirse Ayça Fatma Durmaz 2 aylık bir çalşmanın sonuna 10 yaş kızlar kategorisinde Türkiye 2.si oldu. Gene aynı sene öğrencilerimden Ufuk Sezen ile Melih Yurtseven  kendi kategorilerinde Türkiye 4.sü ve 5.si oldular. Çeşitli illerde antrenör olarak çalıştım; Denizli, Antalya,Adana gibi.Ayrıca yaşımın öğrencilerimle iletişim kurmakta cok buyuk bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Onların sorunlarını daha iyi anlayabiliyorum. Öğrencilerimle  çalışma saatleri dışında bile samimi oluruz. Onlar da bana genellikle bu tutumun sebebiyle ‘Barış abi’ diye hitap ederler

Dersleri İstanbul’da vereceğini söylüyorsun ancak şu an Adana’da ikamet ediyorsun. Zor olamayacak mı? İstanbul’u seçmenin sebebleri nelerdir?

B.E: Dersleri Cuma-Pazar arası yapmayı planlıyorum. Profesyonel bir oyuncu olarak uzun mesafeler oldukça alışığım diyebilirim. İstanbul’u seçmenin nedenine gelince çalıştığım bazı diğer illerde sorunlar yaşadım. İnsanlar yeteri kadar ilgili ve ciddi değillerdi. İstanbul’da böyle bir sorun yaşayacağımı zannetmiyorum. İşi oldukça sıkı tutacağım. Bana İstanbul’da ders vermemi öneren yakın dostum Selim Çıtak bana dersleri ayarlamamda ve diğer işlerde yardımcı olacak. Yani bir menajerle çalışacağım! Mart ayında derslere başlayacağız ve kesintisiz bir süre bu işle ciddi olarak ilgilenmeyi planlıyorum!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here