Atalık: Türk Satrancı ve Kendi Hakkında

0
336
atalik rop

Mar del Plata Turnuvasını tek başına kazandığınız için sizi tebrik ediyoruz. Turnuva genel olarak sizin için nasıl geçti?
Arjantin Şampiyonu IM Labollita ,Arjantin Gençler Şampiyonu FM Lafuente ve GM Slipak ve GM Panno’yla aynı turnuvada oynamak güzeldi. Mar del Plata da bir doğa harikası.

Dünyada pek çok değişik ligde oynadığınızı biliyoruz. Son olarak da takımınız Romanya’da birinci oldu. Orada nasıl bir performans gösterdiniz?
2405 ortalamada 6/7 Romanya liginde bu performans dışında takımın da şampiyon olması önemliydi.

Son turnuvalarınızdan toplam ne kadar rating kazandınız?
35 civarinda.

Kazandığınız ratinglerle sanırım 2600 ratingi geçeceksiniz. Kendinize satrançta neyi hedef olarak görüyorsunuz? 2600’ü geçmek sizin için önemli bir hedef mi?
Benim hayattaki hedefim hep daha iyi satranç oynamaktı, bu olay hedefteki bölümlerden biri ana hedef değil.

Oyunculuğunuzun yanı sıra sekundant ve antrenör olarak da pek çok top üst düzey oyuncuyla çalışma imkanı buldunuz. Ortak çalışmalar yaptığınız veya sekundantlığını yaptığınız belli başlı oyuncular kimler?
GM Adorjan,GM Yermolinsky,GM Nikolic,GM Van Wely,GM Morozevich,GM Stefanova ve bir çok başka Büyükusta.

Bu oyuncular arasında en beğendiğiniz oyuncu kim ve hangi özelliği yüzünden beğeniyorsunuz?
Yermolinsky, kaabiliyet ve oyunsonu bilgisi açısından.

Kasparov ile tanıştınız mı?
Gary’yle uzun süredir tanışıyoruz ama ancak kısıtlı imkanlarda görüşebiliyoruz. Önemli bir liaisonum yok.

Herkesin merak ettiği bir soru sormak istiyorum. Atalık niye Türkiye adına yarışmıyor?
İlk olarak Türkiye’de bilim sanat ve spora önem verilmiyor.Toplum futbol,magazin haberleri ve ne olursa olsun para kazanmak gibi yalanci degerler tarafindan yönlendiriliyor. Business adam kazıklama politika ise yalan söyleme halini almış durumda. Türk insanını erdem ve değerleri yok. Bana gore son 20 yılda bu topraklarda yaşayan Türkler 1920’lerde yaşayan Türklerin devamı değil. Satranç da bundan nasibini aldı. Benim Bosna adına oynamamın asıl sebebi, ne olursa olsun TSF adına oynamamak. 1988-1999 arasi fevkalade ahlaksız satranç idarecilerinin ağız kokusunu çektim. Defalarca disiplin kuruluna gonderildim Satrançla ilgisi olmayan bu insanlarla muhatap olmamak için 1999 senesinde kan bağım dolayısıyla da en fakir federasyonlardan biri olan Bosna adına yarışmaya başladım. 5 senedir de bu böyle gidiyor. Gayet memnunum yalnız zaman zaman TSF’deki iktidar ve muhalefetin reklam amacı altında adımı kullanması Türkiye’deki adalet sisteminin iyi ve hızlı çalışmamasıyla da birleşince canımı sıkıyor.

Bosna adına yarışırken Bosna Hersek vatandaşı olmanız gerekiyor muydu?
Hayır bu yüzde yüz zorunlu değil. Bosna Hersek vatandaşı olmadım. Bu biraz evvel bahsettiğim mihraklar tarafindan uydurulmuş bir yalandır. Turkiye de uluslararasi anlamda satrancla teknik acidan ilgili sayilabilecek baska insan yasamiyor buna bir nebze de mecburlar.

Türkiye’deki satranç gelişmelerini değerlendirir misiniz? Türkiye’den bir büyükusta daha ne zaman çıkar?
Türkiye’de satrançla ilgili bir gelişme yok. Zaten benim oynadığım donemleri çıkartırsanız oyuncular gene aynı. Üst seviye 2300 ile 2380 arası sıralanıyor. Önemli gelişmeler Türkiye Bulgaristan maçı, Independence day turnuvası, Soylu ve Şendur’un şaibeli ünvanlari. Daha fazla uluslararası turnuva yapılıyor ama üst seviye oyucunlar çok zayıf. Milli takım neticeleri de yüz kızartıcı. Avrupa ekipler Şampiyonasında sondan ikincilik ve Olimpiyat 80’inciliği normalde Ankara’daki ofisi kapattırmalı.

Satrançta başarı olmadığını söylüyorsunuz ama yaş gruplarında ilk kez Avrupa üçüncülüğü elde ettik. Bu sizin gözünüzde önemli değil mi?
Önemsiz ve sevimsiz bir kriter. Yaş grupları turnuvaları yuksek katılım olduğu için organizatör ülke ya da kuruluşların rakamlarla oynayıp cebe para atması için organize edilen turnuvalar. 5-10 yaşında dünya şampiyonu olan cok Türk var. Kaya Çilingiroğlu bunlara güzel bir örnek. Yas gruplarinin degişmez şampiyonu, Türk de yapılmaya çalışılan Pervane İsmailova nerede bana birisi soyleyebilir mi? Adnan Şendur’u da Dünya Küçükler dokuzuncusu olduğu için ciddi satranççı statüsüne alalım o zaman. 20 yaş altındaki neticeler hiç bir şey ifade etmez. Bu çocukların zaten yarıdan fazlası satrancı bırakır. Dünya 20 yaş alti yani juniorlar 3.sünü Türkiye çıkarabilirse o zaman başarıdan bahsederiz. Görüldüğü gibi ülkemizdeki gelişmeleri yakinen takip ediyorum. Başka soru var mı gelişmeler hakkında?

Suat Atalık nasıl büyükusta oldu?
Suat Atalık çalışarak ve kimseden yardım almayarak büyükusta oldu. Yıllardiır Türkiye’deki bir kısım satranç iktidarsıziı kişilerin federasyon üyelerine yaranması ve medet ummasıyla benim kimseden yardım almamam ve taviz vermemem birleşince ortaya önemli bir conflict çıktı. 

Zaman zaman Atalık Türk satrancına ne verdi ne vermedi tartışmasına bazen tanık oluyoruz. Siz bu konuda ne söylemek istersiniz?
Türk satrancı kavramını ben yarattım. Benden evvel ve sonra uluslararası arenada Türk ismi duyulmuyor. Büyükustasi olmayan, ciddi bir open ya da GM turnuvasi kazanamayacak derecede zayıf, yeteneksiz tembel oyuncuların olduğu bir yerde satranç var denemez. Benim yarıitığım ya da kazandığım turnuvalar Türk adıyla associer ediliyordu. Şimdi ise Bosna adına ediliyor. Satrancın Türkiye’deki ben gittikten sonraki durumuysa, Suat Soylu’nun Independence day turnuvasi, Adnan Şendur’un aslında olmayan Moskova ve 2 kişinin çekildiği First Saturday Turnuvasi, Olimpiyat takımını tersden dizmek gibi Can Arduman’in büyük başarıları üstüne kurulu. Az kalsin üçer dörder normla IM olmayi 2290 ratingle bekleyen iki dehayı unutuyordum.

Can Arduman’ın takımın tersten dizilmesiyle ne tür bir alakası var? Türkiye’nin yıllardır satrançta ciddi bir gelişme gösterememesinin nedenlerinden biri de “Koyunun olmadiği yerde keciye Abdurrahman Çelebi derler” misali kulenin zirvesini sözde tutmus oyuncular. Bunlarin en önemlisi de “Ben milli takımı düşünüyorum” deyip, renk ayarlamasi sonunda da Ispanya’daki Avrupa Şampiyonası sonrası bu yeni haliyle bile milli takımın 1.masasını kaplayamayacağını anlayan Can Arduman. Leon’ daki Avrupa Şampiyonası’nda yedide bir yaptıktan sonra eleştirilere tahammül edemeyen Arduman Bled’de adeta takımı şahsi başarısı için tersden dizdirtti. 1997 yılında hem oyuncu hem federasyon üyesiyken Suat Atalık oynarsa biz oynamayız diyen Can Arduman Ali ipek Suat Suat Soylu üçlüsü yıllardır satrançla ilgili her şeyi burada kontrol etmeye çalışıyor.

Ama yanılmıyorsam Arduman’ın sitesinde muallak da olsa bu dizilime karşı bazı ifadeler var .
1998 Elista olimpiyatında yemek masasında rengin ne önemi var deyip Turhan Yılmaz’ı yedinci kez siyah oynatması gibi bir açiklama web sitesindeki.

Büyükusta turnuvaları kazanmak şüphesiz kolay bir iş değil. Bununla beraber satrancın yaygınlaştırılmasının sizce bir önemi yok mu? Bu yaygınşma üst düzey satrancı olumlu biçimde etkilemez mi? Sizin gibi bir oyuncu uzun yılarda yetişti. Biraz aceleci davranmıyor musunuz?
Satranci senelerdir birileri yaygınlaştırıyor. Liseler, üniversiteler, cocuklar, geri zekalilar özürlüler ve hapishane turnuvalari var. Bilmem kaç tane lisansli oyuncu antrenör, monitör ve aklıma şu an gelmeyen bir çok faaliyet ve organizatör var. Lakin profesyonel bir kadro yok. Her zaman koninin tepesi önemlidir, bu insanların bir şeyler başarıp örnek alabilecekleri bir model yok. Ben senelerdir bu işin içinde en üst düzeyde yer alıyorum aceleci olmadığım gibi söylediklerim düşündüklerime ya da ortadaki panoromaya göre oldukça iyimser. Eskiden satranctan para kazanamiyoruz denirdi şimdi en alakasız adamlar bile ders milyoneri. Antrenör yok denirdi. Bir sürü kişi geldi. Turnuva yok denirdi. Avrupa’da en çok turnuva organize edilen ülkelerden biri Türkiye. Oyuncuların artık hiçbir mazereti yok. 45 yaşındaki Turhan Yılmaz bile computer aldi Açmayi ve film izlemeyi öğrendi ama Chessbase’i çalıştıramadı.  

Öyleyse bu noktada suçu önemli bir oranda oyunculara yüklüyorsunuz. Peki sizce federasyon bu konuda ne yapabilir?
Galiba anlatamıyorum yapılacak ya da yapılamayacak bir şey yok. Böyle Federasyona böyle oyuncular. Böyle topluma böyle sporcular. Herkes hak ettigi derecede başarı alır. Bu insanların eğitim ve kültür düzeyi ne ki www.satrancokulu.com ne bekliyor.

Federasyona yönlendirilen eleştirilere ne diyorsunuz? Oyuncular genelde hallerinden memnun. Kendileri ile muhatab olan bir federasyon bulunduğunu düşünüyorlar ve eskisi gibi ceza yağdıran bir federasyon da yok (Organizatörlük yönü ön plana çıktığı için Sertaç Dalkıran’ın  disiplin kuruluna gönderilmiş olduğu unutulmuş gözüküyor, Satranç Okulu).
Bu eleştirileri yapan insanların durumuna göz atmak lazım. Ortada olumsuz giden bir şeyler varsa iki tür insan sınıfı bunları eleştirir. Bir hakikaten doğru işlerin yapılmasını isteyenler. İkinci sınıf da “Ben oraya geçeyim, ben bu işten yanlışlar yaparak menfaat kazanayım” diyenler. Eline verilen 8 milyarlik vakfı hiçbir şey yapmadan bu hale getiren Cem Pekün ve Kuşadası Kahramanı Sertaç Dalkıran bu ikinci sınıfa girenlerden. Zaten yaptiklari saçma sapan eleştirilerle Ali Nihat’in durumunu daha da kuvvetlendiriyorlar. Şu anda da bana göre Ali Nihat’in bir alternatifi yok. Muhatab bulmaya gelince hala federasyon memurları TSF yerine ev telefonunu açar gibi alo diyerek cevap veriyor. Yabancı lisanı doğru dürüst konuşacak insan yok. Her şey tek adama endekslenmiş. O da işine gelen şeylere giriyor Fatih Atakişi’nin Avrupa Correspondence Şampiyonluğu’nun ust merciilere ödül yönetmeliğine sokulmasi için iletilmesini bu işten bir karı olmadığı için görevinin sorumluluklarını hiçe sayarak yapmıyor. Bundan iyi ceza mı var?

Son olarak Satranç Okulu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Güzel takip ediyorum. En önemli Türk satranç yayını.

Röportaj için teşekkür ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here