Shirov itham ediyor; Kasparov, Kramnik ve Rentero’yu!

0
301

Satranç dünyasının en yaratıcı oyuncularından biri olan Aleksei Shirov yeni çıkan kitabı “Fire on board II” (Satranç Tahtasında Yangın) isimli kitabında hem birbirinden ilgi çekici oyunlarını analiz ediyor hem de kendi anlatımıyla  Kasparov, Kramnik ve organizatör Rentero tarafından kendisine yapılan  haksızlığı anlatıyor.

“Maçı kazanmış ve her ne kadar ödül almamışsam da Kasparov ile iki milyon dolarlık bir maçı garanti etmiştim – hayattan daha ne istenebilirdi ki? Ama beklenmedik olaylar çığ gibi üzerime gelmekteydi…”

“Ağustos’taki Polanica Zdroj turnuvası boyunca Luis Rentero’dan bir telefon geldi ve Kasparov ile Sevilla’da yapacağım maçın iptal olduğunu ve yerine de hiçbir şey önerilmediğini söyledi.”

“Bu güçlü İsrailli GM  çağdaş tüccarların tipik bir örneğiydi ve şükür ki konuşmayı kestiğim az sayıda insandan biri.”

Tüm yazı haberin devamında. Başarı ve Fırsat

Linares Turnuvası’nda her türlü ruh halini yaşadım: ilk turda Anand’a kaybettiğimde “karamsarlık”, Ivanchuk, Topalov ve Svidler’e karşı iyi oyunlar kazandığımda, siyahlar Kramnik, Kasparov  Anand’a yaptığım berabereler ile “iyimserlik” (herkes birbiriyle iki oyun oynuyordu); Ivanchuk’a neredeyse kazanç konumda kaybedince “gerçekçilik”. Topalov ve Kramnik’i yenince “büyük coşku” ve Svidler’e kaybedip son turda Kasparov ile berabere yapınca “ayaklarımın yere basması”. Her ne kadar turnuvayı Anand’ın arkasından ikinci bitirmiş olsam da bu “ağır satranç”taki en büyük başarımdı.

“ayaklarımın yere basmasını” geçici oldu çünkü baştaki düşünceme rağmen koçlarımdan birinin etkisiyle Linares’de Luis Rentero Suarez isimli üçkağıtçı bir organizatörün (ve aynı zamanda Kasparov tarafından yaratılan Dünya Satranç Konsülü’nün (WCC) Başkanı) teklifini kabul ettim. Bu teklife göre ikibuçuk ay sonra Cazorla’da Kramnik’le Kasparov’ karşısında oynayacak oyuncuyu belirleyecek maç oynanacaktı. Normalde maç Anand’la yapılacaktı ama Anand reddedince sıra bana gelmişti. Sonuçta tüm kuvvetli oyuncuların olduğu bir turnuvadaki ikinciliğimin böyle resmi olmayan Dünya Şampiyonluğu maçını oynamak için yeterli olduğunu düşünmüştüm. Ne var ki şimdi sportif kriter açısından ilanın turnuvadan önce yapılması gerektiğine inanıyorum. Linares bir  kalifikasyon turnuvası olarak tanımlanmamıştı.

Her ne kadar Kramnik ile olan maçımı büyük bir hata olarak kabul etsem de, Rentero, Kasparov ve Kramnik’in bana yaptıklarından dolayı tek tek ve hep berabere sorumlu olduklarını düşünüyorum.

Kramnik Karşısında

Ama 1998 Mart’ında ne olacağını bilemiyordum ve o sırada amacım çok açıktı: Kramnik’e karşı olabilecek en iyi şekilde hazırlanmak. Her ne kadar o sırada Kramnik iki numara olsa da, şanslarımı ona karşı olan artı skorumu da göze alarak çok iyi görüyordum. Açılışta onun üstünlüğünü nötralize ederek diğer aşamalarda başarılı olacağıma inanıyordum.

Neredeyse Linares’den hemen sonra Monaco’ya geleneksel hızlı ve körleme “Melody Amber”  turnuvasını oynamaya gittim. Mikhail Rytshagov yardımcımdı ve neredeyse hemen Kramnik’e karşı uygulayabileceğimiz stratejileri tartışmaya başladık. Antrenör takımımı kuvvetlendirmeye karar verdik ve Lembit Oll ve Valery Salov’u davet ettik. Ayrıca bir açılış tuzağı da kurduk… Maçta Grünfeld Savunması’nı oynamayı ilginç bulduğumdan Monaco’da 1.d4’e karşı sürekli Şah Hint oynadım. Kramnik’e karşı üstün konumda beraberem ve Van Wely’ye son tur kazancım sayesinde herkesi asıl silahımın Şah Hint olduğuna inandırdım. Daha sonra Kramnik de Cazorla maçı için Şah Hint’e çok hazırlandıklarını itiraf etti. Oysa ben öyle oynamayı hiç düşünmüyordum bile.

İlginçtir ki “her zamanki gibi kötü” başladığım ve Monaco için ciddi bir hazırlık yapmadığım halde, güven verici bir şekilde oynadım ve Ivanchuk, Anand, Topalov, Karpov ve diğerleri önünde birinciliği Kramnik ile paylaştım. Herşey formumu Cazorla maçı için artırabileceğim yönündeydi ve doğum yerim olan Riga’ya dönüp Rytshagov ve Oll ile bir ay çalışmaya kara verdim. Hayatımda hiç bu kadar ciddi olarak satrançla ilgilenmemiştim. Valery Salov hazırlık esnasında bana yardımcı olmadı ama 1994-95 yıllarındaki Kandidat Maçı tecrübesi ile bana oldukça yardımcı oldu.

Maç Mayıs ayıın sonunda başladı ve aşağı yukarı beklendiği gibi geçti. Antrenör takımım (Salov, Oll, Sutovsky ve Rytsganov) her gün maksimum çalıştı ve her ne kadar beyaz ile çok başarılı olamasam da (ilk defasında Petrof Savunması’nı refüte etmeye çalışmanın ne kadar zor olduğunu herkes bilir!) dördüncü oyunda problem yaratmayı başardım ve uzun bir oyunsonu kazandım. Siyah ile Grünfeld Savunması oynadım ve birinci ile üçüncü oyunlarda ciddi bir sorunla karşılaşmadım. Sadece beşinci oyunda biraz sıkıntı çektim ve şüpheli bir konumu savunmayı başardığımda galibiyetin yakın olduğunu hissettim. Toplam on oyun oynanacaktı ve sekizinci oyunumda ilginç bir şekilde sakin bir varyant (Petrof’ta 5.Ve2) oynadığımı hatırlıyorum çünkü bu berabere ile dokuzuncu oyunda Kramnik’i ne pahasına olursa olsun kazanca oynamaya zorlayacaktım. Eğer bunu başarsa bile son oyunda beyaz ile kazanca oynayabilirdim! Ama buna gerek kalmadı çünkü her ne kadar açılışta sıkıntı yaşamış olsam da oyunu kazanmayı başardım.

Maçı kazanmış ve her ne kadar ödül almamışsam da Kasparov ile iki milyon dolarlık bir maçı garanti etmiştim – hayattan daha ne istenebilirdi ki? Ama beklenmedik olaylar çığ gibi üzerime gelmekteydi.

Ailevi sorunlar

Tarragona’ya dönünce evimi bomboş buldum. Son yıllarda aile ilişkilerim ok iyi değildi (spor herşeyi emince olabilir) ama yine de değişim devasaydı. Aynı gün banka hesabımın eski eşim tarafından boşaltıldığını da öğrendim.

Boşanma süreci her zaman zordur. Özellikle de 4 yaşında bir çocuk (kızım Natalia) varken. Üstelik İspanyol mahkemeleri karşısında acemi gibiydim çünkü 2-3 yıl içince bir yere uyum sağlamak tüm hayatı boyunca aynı yerde yaşaması gibi değildi. Resmi şekilde ayrıldıktan sonra ancak bir sene içinde boşanma belgelerinin alınabilmesi gibi saçma bir yasayı hala hatırlıyorum. Ayrıca işleri hızlandırmak için hiç de elverişli olmayan şartları kabul ettim. Bir dönem için satranç çalışmayı tamamen bıraktım ve bu sebeple Dortmund Turnuvası’na girmeyi reddetmem en mantıklısı olacaktı. Ama bazen sözleşme gerekliliklerini yerine getirememek hiç de kolay olmuyor.

Dortmund’a gitmek büyük bir hataydı. Ne olursa olsun organizatör ile bir anlaşmaya varmalıydım. Turnuva boyunca hem konsantre olamadım hem de stres yaşamaktaydım. Dünyanın en iyi oyuncularının seviyesi öyle yüksektir ki sizin zayıflık anınızı hiç affetmezler ve her zaman şanslarını değerlendirirler. Her ne kadar bazı bölümlerde iyi oynasam da 9 oyunda 2.5 puan aldım ve turnuvada sonuncu oldum. Satranç dergileri hemen başlıkları attılar; “Kramnik yukarı (turnuvayı kazanmıştı), Shirov aşağı”  Cazorla sonucunu görmezden gelecekleriyle ilgili şüphem ne yazık ki iki sene sonra gerçek oldu.

Bundan sonra tüm özel problemlerime rağmen ciddi hazırlamaya çalıştım ve bu sefer bir sene sonra dünya ikincisi olarak hayatının en büyük başarısını elde eden Ermeni Büyükusta GM Vladimir Akopian ile çalıştım. Adım adım eski formuma kavuşuyordum.

Büyük Maçın İptali

Ağustos’taki Polanica Zdroj turnuvası boyunca Luis Rentero’dan bir telefon geldi ve Kasparov ile Sevilla’da yapacağım maçın iptal olduğunu ve yerine de hiçbir şey önerilmediğini söyledi. Mart’ta imzalanan sözleşmeye göre 200.000 dolar tazminat ödemesi gerektiğini söylediğimde hiç umursamadığını ve hiçbirşey vermeyeceğini söyledi. Bu olaydan sonra o adamla konuşmamı kestim tabii ve bu olaya rağmen belki de insan hafızası zayıf olduğu için bu adam satranç dünyasındaki konumunu korudu.

Cehennemi dönem başlamıştı. Önce Kasparov’a yakın insanlarla California’da iki milyon değil de bir milyon dolar ödüllü olası bir maç hakkında konuştum. Ve bu şartlar altında da bir maç yapılabilirdi. Ama WCC’nin ikinci başkanından aldığım bir faks ile california’nın da iptal olduğunu öğrendim. Katalan hükümeti aracılığıyla maçı Barcelona’ya almaya çalıştım ama Cazorla’dan sadece 4 ay sonra Ekim 1998’de Kasparov kamuoyuna yeni bir rakip aradığının duyurusunu yaptı. Beni haklarıma gelince …hiç. Daha sonradan FIDE tarafından 2002 yılında Kramnik şampiyon olunca “Prag bölünmesi” sırasında resmen tanınan “resmi olmayan Dünya Şampiyonluğu” maceram bu şekilde bitmiş oldu. Hiçbir sporda böylesine büyük bir kural ihlalinin yapıldığını hiç sanmıyorum.

1998-99 yılına gidersek… İlk hatıralarım banka hesabımı boşaltmaya devam etmiş olmam. Cazorla’da antrenörlerimle yaptığım anlaşma çalışmaları için hatırı iyi bir ücret ve maç kazancı için de primdi. Salov ve Rytshagov durumu anlayışla karşıladı ve primi istemedi ama Emil Sutovsky WCC tarafndan bana yapılanı farketmemiş gözükerek tüm ücreti istedi. Primi aynı işi yaptıkları ve aynı davranışı hak ettikleri için dördüne de verdim. Bu güçlü İsrailli GM  çağdaş tüccarların tipik bir örneğiydi ve şükür ki konuşmayı kestiğim as sayıda insandan biri.

Sonuçta dağılmış bir aile bozuk bir mali durum ve gaspedilmiş sportif haklarla beraber yeni bir yaşama başladım. Birkaç arkadaş sayesinde hızlıca sakinleşebildim ve tekrar satranç çalışmaya başladım. Kasım 1998’de Çek Büyükusta Zybnek Hracek ile maçımda iyi bir oyun sergiledim, 1999’da Belgrad’da Avrupa Kupası’nda Kramnik’i yendim ve de takımımız kendinden çok daha kuvvetli bir takımı (onlarda Kramnik, Anand, Beliavsky ve Gelfand vardı. Bizim takımımız ise ben, Oll, Rozentalis ve Gdanski’den olşuyordu) yendik. Ne yazık ki kulübüm Polonia Warsaw finalde Van Wely, Adams ve Timman’a elendi ama benim skorum (2.5/3) yeterince iyiydi.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here