Kramnik: Karpov strateji açısından yetersizdi

0
308
anatoly_karpov

Kramnik, eski Dünya Şampiyonlarını anlatmaya devam ediyor. Abdullah Ötgün‘ün çevirdiği bu bölümde Kramnik, Karpov ve olası bir Fischer –  Karpov maçı hakkındaki düşüncelerini anlatmakta.

-Fischer-Karpov maçının olası sonucu hakkında uzun uzun tartışabiliriz. Ne dersiniz sizce Karpov’un şansı var mıydı?

 -Tabii ama Fischer’in daha fazla şansı olduğunu düşünüyorum. Ama Karpov’un açılmamış kartlarının olduğunuda yabana atmamak lazım.Buradan kastettiğim Karpov’un hazırlığıdır çünkü Fischer’in yalnız adam olduğunu biliyoruz. Asistanları yoktu, riskli açılışlar yapardı. Bu yüzden Karpov’un  Fischer’e karşı elde ettiği avantaj açılışlarda sıkıntılı durumlar yaratabilmesiydi.

Şundan da bahsetmek istiyorum Geller’in Fischer’e karşı mutlak üstünlüğü vardı; çünkü açılışlarda çok ustaydı ve Fischer için hiç de kolay olmayan  derin yaklaşımlar uyarlamıştı.

Oyun kalitesi olarak ele alırsak Fischer’in Karpov’dan daha üstün nitelikleri vardı. Ama olur ya hani Karpov açılışta gerçek bir hafif üstünlük elde etseydi, çok çekişmeli bir maç izlerdik.

-Karpov çok yönlü bir model izlemiş miydi?

 -Tabii ki.. Ayrıca onun oyununda gizemli şeyler vardı. Bir takım şeyler yapardı ki ondan başka hiç kimsenin baş edemeyeceği türden şeyler.. Karpov hakkında rahat konuşabilirim çünkü ilk satranç kitabım onun oyunlarından oluşuyordu. Çocukluğumda onun oyunlarını çalıştım, sonraları birkaç kez tahtada karşı karşıya geldik. Devam yollarını mükemmel hesaplayan, pozisyonel olarak çok kuvvetli, kendine has özellikleri bulunan  iyi bir taktikçi ve çok yönlü bir oyuncudur. Biraz garip gelebilir ama Steinitz’in kuramını inkar etmiştir: ”Eğer avantaj sendeyse saldırıya geçmelisin,aksini yaparsan kaybedersin”. Üstünken sık sık zamana oynardı ve hala avantajını sürdürürdü. Bunu yapabilecek başka kimse bilmiyorum inanılmaz bir şey bu! Bu kabiliyetine her zaman hayran kalmışımdır. Oyuna baktığımızda güzel bir atak yapmanın tam sırası diye görünürken Karpov a3, h3 oynar ve rakibinin pozisyonunu çökertirdi.

Linares-94’te Karpov’a mağlup oldum. Oyun sonunda bir düşüş yaşadım ama çokta berbat değildi. Birkaç uygun hamle yaptım fakat nasıl kaybeden pozisyonuna düştüğümü anlayamadım. Dünyada ilk 10’da yer almama rağmen maçtan sonra bile bu olayı anlayamadım. Kendimi satranç bilgisinden yoksun, tam bir salak gibi hissettiğim birkaç maçtan biri de budur. Bu tip şeyler üst düzeydeki oyunculara çok nadir olur. Genellikle niçin kaybettiğinizi anlarsınız ama o maç bu tanıma aykırıdır. Orada Karpov’un karakteristik yapısında da olduğu gibi algılanamaz bir şeyler vardı.

A. Karpov – V. Kramnik
Linares 1994

 

karpov_kramnik
  Oyunu izleyin | Oyunu indirin

 

Diğer şeyleri de göz önüne alarak Karpov’un çok güçlü bir oyuncu olduğunu, öbürlerinden  çokta farklı olmadığını söyleyebiliriz. Fakat yukarıyı incelediğimizde hangi tür şeylerin onu diğer yüksek puanlı oyunculardan ayırdığını anlarız.

-Karpov’un güçlü oyun becerileri var mı?

-Evet, çok atik mücadele yapısına sahip muhteşem bir oyuncudur. Süper turnuvalarda oynamaya başladığım zaman Karpov’un değişen koşullara karşı anında ayak uydurabilmesine hayran kalmıştım. Mesela Karpov’u oynarken izliyorsunuz.. Baskı altında ve 6 saattir savunma yaparak pozisyonunu güçlendiriyor.. Harika hesaplamalarının sonucunda kırılması zor, çok güçlü savunma yapar. Sanki beraberliğe oynuyormuş gibi görünür. Rakibi ipin ucunu azıcık salınca pozisyonu eşitler. Başka herhangi bir oyuncu böyle bir durumda işkencenin bittiğini düşünerek mutluluk duyar ve beraberliğe giderdi. İşte Karpov bu noktadan itibaren kazanca oynamaya başlar! Karpov için o ana kadar tahtada olup biteni unutmak kolaydır. Geriye dönük düşünmez, ruhsal olarak da etkilenmezdi. Maça yeni başlamış biri gibi gözükürdü. Ufak bir olasılık gördüğü zaman onun avantajını elde etmek için uğraşırdı.

Bagio’daki maçın son oyununda  Karpov’un Korchnoi’ye karşı elde ettiği galibiyeti hatırlayalım. Korchnoi cok bastırmaya başlamıştı. Karpov yorgun düşmüş olmalıydı. Korchnoi avantajı elde ettiği an Karpov harika bir oyun sergiledi. Halbuki değişen bir şey olmamış, skor  5-2 olup 5-5 filan da değildi ve ertelenen  bir oyunda kale matıyla yenildikten sonra bu denli sert bir mücadele yaşanmamıştı.Karpov sanki maçın ilk oyunu gibi oynamıştı. Yoğun baskıya rağmen, geleceği maçın sonucuna bağlı olduğundan sanki evinde antreman yaparmış gibi rahat oynuyordu. Kesinlikle  inanılmaz bir savaşçıydı.

– Biraz niteliklerden bahsetmek gerekirse, Karpov’un zayıf noktaları nelerdi?

-Bence stratejiye önem vermemişti. Daha öncede söylediğim gibi tahta üstünde olan biteni kolayca unuturdu. Yeterli derecede stratejik oyun bilgisi yoktu. Atını taşır,boş alan avantajını elde eder ve piyonu güçsüzleştirirdi.Fischer gibi Karpov’unda tahtada kaos gördüğünde aklı karışabilirdi. Ama yine de tüm bu zayıf noktalar ekseriyetle semboliktir.

Bazen kendine çok güveniyor olmalıydı ki gerekirse bir çıkış yolu bulacağından hiç şüphesi yoktu. Pozisyonunun kötüye gittiğini anlayınca bile hangi şartlarda olursa olsun onu devireceğim diye düşünürdü. Bu düşüncesi her zaman onunla beraber olmuştur. Kasparov ile karşılaştığı zaman bunlar boşa çıkmşıtı. İlk maçlarında Karpov kararsız bir durum sergilemiş ve her geçen maçta bunlarla uğraşmak daha da zorlaşmıştır. Muhtemelen  değişmeyen sert bir yaklaşımı olmadığı için tüm bunlar oldu. Bu da Kasparov’un ortaya çıkmasından önce Karpov’un egemenliğini açıklamaya yeterlidir. İlk başlarda böyle yaklaşım arayışlarına girmedi, sonraları da bunu edinmek zordu.

-Ama Karpov, Kasparov’la olan maçlarında oyununu ilerletmiş olmalı değil mi?

 -Elbette. Diğer tüm önde gelen oyuncular gibi Karpov da ilerleme göstermiş, oyununu zenginleştirmiştir. Kasparov inanılmaz hızla kendini geliştiriyordu.1984’teki ve 1985’teki Kasparov sanki iki farklı oyuncudur. 85’teki Kasparov bir piyon verip önceki verdiğini geri alırdı. Çalışma kapasitesi her zaman için Kasparov’un güçlü yönü olmuştur. Karpov’da da bu özellik mutlak vardı fakat Kasparov daha baskın çıkıyordu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here