Kramnik Petrosian’ı anlatıyor

0
294
Petrosian

 Bir önceki şampiyonu (Tal) anlatırken onun yeryüzüne ait olmadığını, adeta farklı bir dünyadan geldiğini söylemiştik. Tigran hakkında olan röportaj ise şöyle başlıyor:

-Peki Tal’dan sonraki dünya şampiyonu yeryüzüne yakın bir insan mıydı?

-Evet, Tigran yeryüzüne aitti. Tam olarak onu anlamak, oyunlarını sıkı bir şekilde incelemekle mümkün olacaktır. Sır vermeyen bir oyuncuydu. İlk savunma oyuncusu olan Petrosian’ı büyük D harfi ile adlandırabiliriz (Defender). Satrançta hemen hemen tüm pozisyonların savunulmasının mümkün olduğunu ilk gösteren Petrosian’dır. Satranca, bugün çok daha fazla gelişmekte olan defansif unsurları o  katmıştır ve bunlar dahil çok fazla sayıda varyant olduğunu göstermiştir.

Petrosian çok yoğun düşünen, anlaşılması güç bir oyuncuydu. İnsanların onu iyi anlayabildiklerini sanmıyorum. Oyun arşivlerini incelediğimde hakkında net bir fikir sahibi olamadığım birkaç oyuncudan biri de Petrosian’dır. Onda gizemli bir şeyler vardı. Pozisyon hakimiyeti Smyslov’unki kadar iyi olmamasına rağmen müthiş bir taktik anlayışa sahip, kusursuz bir strateji oyuncusuydu. Ama yine de pek çok insan onu pozisyonel oyun ustası saymıştır. Kesinlikle her durumla başa çıkabilecek bir oyuncuydu ama pozisyonel oyunu avucunun içi gibi bildiğini düşünmüyorum. En güçlü noktaları savunması ve muhteşem taktik anlayışıdır. İşte bu yüzden defansif açıdan çok başarılıdır. Savunma, sadece mükemmel bir taktikçinin yapabileceği iştir ve tüm bu taktikler onun görüş açısı içindedir. Defanstan daha ziyade atak olmanın pozisyon becerisi olduğu kanaatindeyim. Çoğu zaman genel esaslara dayanarak  saldırırsınız ama savunma olayına gelince iş değişir, kendinizle başbaşa kalırsınız. Varyantların hesaplanması ve belli pozisyonel özelliklerin incelenmesi savunma oyunu için atak oyundan daha önemlidir.

Petrosian’ın tehlike sezgisinden de bahsetmem gerekir tabi ki. Savunma becerisi gösterilirken belli bir yere kadar bu hüner elden ele dolaşır. Petrosian tehlike çanlarının çaldığını hissedebilir ve tahmin edilemez biri olabilirdi.

– Hızlı bir ilerleme kaydetmemiş, 30 yaşını geçtikten sonra zirveye ulaşmıştı.

– Bildiğim kadarıyla aklı başında, sakin, çok sağlıklı bir yapısı olan, güçlü bir sinir sistemine sahip, dengeli bir adamdı. Bu yolda ilerleyerek hata yapmadan ve acele etmeden hedefine ulaştı.

Çevirenler

Yakup Kiritici, Abdullah Ötgün

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here