Kasparov: Satrancın geleceği Carlsen’e bağlı

0
352
kasparov kucuk

Carlsen’in en büyük gücü basit konumları kavrama ve değerlendirmedeki inanılmaz sezgileri. Carlsen’i 2009 yılında bir boyunca çalıştırdım ve bir konumu basitçe ne kadar çabuk ve doğru biçimde neredeyse hesaplama yapmadan değerlendirebildiğini gördüm. Benim stilim tahta başında inanılmaz bir enerji ve derin varyantlarda doğruyu bulmamı gerektiren yoğun çalışma gerektiriyor.  Carlsen, Jose Capablanca ve Anatoly Karpov’un da yer aldığı ve tahtada ahengi bir müzik virtüözü gibi anlayabilen bir çizgiden geliyor.

Galibiyet Carlsen, Norveç ve karizmatik genç bir şampiyonu kucağını açan dünya satrancı için harika bir olaydı. Bu tabii ki Anand ve spor kahramalarına hayran olan ve onun sayesinde önemli satranç gücüne dönüşen Hindistan için büyük darbeydi. Ben iki taraf arasında nötr olan nadir kişilerden biriydim ama sempatim yoğun şekilde Carlsen’eydi.

Carlsen henüz çocukken ve “Satrancın Mozart’ı” olarak adlandırılırken büyük ilgi odağıydı. 22 yaşında kazandığı unvan benim  rekorumla aynı. (Şunu da belirtmeliyim ki ben birkaç ay daha gençtim. Sanırım bu sonunda bana ait olacak az rekordan bir tanesi olacak!) Bu tepedeki gerçek bir nesil değişimi.

Carlsen tamamıyla süper güçlü bilgisayar satrancı zamanında yetişen ilk dünya şampiyonu. Ben kutular dolusu not kartları ve tozlu kitaplarla büyüdüm. Sonrasında  veritabanlarını kullanmayı öğrendim ve sonra da satranç bilgisayarları güçlenip Büyükustaları yenmeye başlayınca onları kullanmaya başladım. Bilgisayarlar Carlsen’in neslini masa başında makine gibi nesnel hale getirdi. Dolayısıyla Carlsen’in kendisinin sezgisel bir oyuncu olması ilginç bir ironi.

anand-carlsen

Oyuncular 2.25 milyon dolar ödülü paylaştı. Bugün için iyi bir ödül ama medya yayınlarını gözönüne alınca ve oyuncuların kendi ülkelerindeki ilgi ile az bile olduğu söylenebilir. (Şu anda Norveç’te Carlsen’in gelmiş geçmiş en ünlü mü yoksa yaşayan en ünlü Norveçli mi olduğuna dair tartışmalar var) Ödül miktarı Anatoly Karpov ile 1990’da yaptığım son maçın neredeyse yarısı (Enflasyona göre düzeltilmiş olarak 5.36 milyon dolar) Ve üstelik bu Sovyetler arasında bir düello idi ve küresel bir ilgi bekleyemezdiniz. O zamanlar satranç çok farklıydı.

kasparov-karpov

Şu anda satrançta yaygın bir aktivite var ama satranç tepedeki lider eksikliğinden spor olarak sabote edilmiş durumda. Genç bir şampiyonun markasını kabul ettirmek istemesi herhangi bir spor için harika bir olay. Satrancın geleceğinin Magnus Carlsen’e bağlı olması gibi onun geleceği de satrancın başarısına bağlı. Daha çok oyuncu, daha çok turnuva, daha çok sponsor ve satrancın okullara girmesi, tüm bunlar Carlsen ve yeni nesil yıldızların yararına olacak.

1985 yılında Dünya Satranç Şampiyonu olduğumda Sovyetler Birliği hala ayaktaydı ve Bobby Fischer’in kaybolmasından sonra Sovyet oyuncular rakipsizdi. 30 seneden az sürede Hindistanlı ve Norveçli iki oyuncunun maç yapacağını az kişi hayal edebilirdi. Satranç harika bir evrensel dil. Satranç dil, cinsiyet, ekonomik, yaş ve eğitim farklılıklarını ortadan kaldırabiliyor. Carlsen’in taşıdığı bayrak ile satranç yine ilerleyecek. Carlsen’in rakibinin 10, 20 yıl sonra nereden gelebileceğini kim söyleyebilir? Eğer cevap Ortadoğu veya Afrika veya Karayip ise Carlsen’in çağının büyük bir başarı olacağını söyleyebiliriz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here