Hayır! Sadece satranç, satranç gibidir!

0
271
satranc gibidir

Satrancın tüm dünyada şüphesiz çok yüksek bir itibarı var (Her ne kadar  Huntington’ın Açık Mektubunda son zamanlarda itibar kaybı olduğu iddia edilse de…)  Fakat ne gariptir ki satranççılar bu itibarın faydasını bir türlü göremiyorlar. Satrançtan herkes ama herkes yararlanıyor. Reklamcılar sıkıştı mı satranç imdatlarına yetişiyor. Ürünlerle alakalı olmasa da satranç önemli bir reklam malzemesi. Veya bazen de satranç felsefecilerin malzemesi oluveriyor.  Daha önce yayınlanmış “Boris Spassky’ye Açık Mektup” unda  satranç kapitalizmi haklı çıkarma amacı olarak kullanılmıştı. Satranç Okulu olarak internette nelerin satranca benzetildiğini ve ne amaçlarla kullanıldığını araştırdık ve pek çok yerde tepkimizi dile getirdik. Neler satranca benzetilmemiş ki; paintball, eskrim, tenis, siyaset, uluslararası terör, pokemon, quake, snooker, tarih, orienteering, indigo annelik ve daha pek çok şey. “satranç gibidir” örnekleri için yazının devamını okuyunuz.

…. satranç gibidir

Ticaret pazarlıkları  http://www.herseyiletisim.com/tt/14/6_tr.htm
Burada görüşmelerin çok yavaş seyrettiği gün be gün ortada. Pazarlıklar 140 oyuncunun aşık attığı üç boyutlu bir satranca benziyor. (Pek çok şeyi o kadar çok satranca benzettiler ki artık üç boyutlu satrançtan aşağısı reklamcıları da kesmiyor. Şu meşhur banka reklamını hatırlayın “İleriyi görebilir misiniz? Üç hamleyi? Dört hamleyi? Bin hamleyi??? Ya üç boyutlu olsa?” Fazla abartmayalım lütfen. Satranç Okulu )

Paintball http://www.gezinet.net/aktiviteler/paintball/index.asp
Paintball bir tür satranç gibidir, satranç’taki strateji burada da kullanılmaktadır. Elimizdeki teknolojiyi son noktasına kadar kullanıp insan zekasıyla birleştirerek gerçek bir heyecen fırtınası oluşturmak belki de bu sporun en önemli özelliğidir. Dünyada hızla yayılan bu oyun, merklılarını halen ilk günkü gibi cezbetmektedir. (Saygılarından “satranç’tan” yazarak (‘) kullanmışlar. Bari o zaman satrancı da büyük harfle yazsalardı. S.A.)

Söyleşiler http://www.istanbul.edu.tr/iletim/79/haberler/m.htm
Söyleşiler birer satranç oyunu gibidir. Çünkü belli bir süren var. O süre içinde en iyi flaş haberi alman lazım ve herkesin merak ettiği bir soruysa bunu hem halkın anlayacağı şekilde, hem kabalaşmadan, hem de o insanın cevap vereceği şekilde sorman lazım.

Uluslararası terör http://www.zaman.com.tr/2003/11/19/yazarlar/eyupcan.htm
Uluslararası terör, yüksek zekayla oynanan satranç gibidir. İlk hamleye bakarak oyunu çözdüğünü zannedenler, beşinci hatta altıncı hamleyi bile hesaplamış bir oyuncu karşısında gülünç olurlar. (En tatsız benzetme. Teröre destek verenler kendilerini oyuncu falan zannederler bu tür benzetmelerden dolayı. Aman aman. S.A.)

Siyaset http://www.zaman.com.tr/2002/04/22/yazarlar/hasanunal.htm
Oysa siyaset bir satranç gibidir ve çıkarlarınızı korumak için sürekli manevra yapmanız gerekir. Manevralar ne kadar farklılıklar gösterse bile, çıkarlarınızın bütünlüğü değişmez, değişmemelidir. (Benzetme doğru ama sonuçları ifade şekli yanlış. Senelerdir manevra manevra mahvolduk. Zaten satrançta da en iyi konumlar bile gereksiz manevralarla kaybedilebilir. Ne zaman Tal gibi Alekhine gibi sonuç alıcı siyasetçiler çıkacak?)

Snooker http://www.hitoyun.com/incelemeler/incelemeler.asp?oyun=worlchamsnoo Snooker için satranç’ın hareketli versiyonu diyebiliriz. Tamamıyla konsantrasyon ve beceri gerektiren bir spor. ( “satranç’ın” ifadesine dikkat! Yine saygıda kusur yok. “Satrancın hareketli versiyonu” ne demek? Biz kıpırdamıyor muyuz?)

Atatürk http://www.turksolu.org/16/akin16.htm  
Beni asıl şaşırtan bütün bu değerlere karşı emeği, bağımsızlığı ve evrenselliği savunan, dünyadaki bütün sömürülen halklar için aynı cepheyi oluşturmaya çalışan insanların, Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir taşı bu satranç oyununda görememeleridir. (Herhangi bir oyunu elimizde olmasa da, Atatürk’ün satranç oynama tarzının Alekhine veya Tal’e benzemesini beklerim. Riskler alabilen ve atak bir tarz Atatürk’e göre. İnönü ise tarz olarak Capablanca gibi oynardı herhalde. Dingin bir oyun tarzı ve uzun vadeli planlar ve incelikler tam İnönü’ye göre. Siz ne dersiniz?)

Eskrim http://www.eskrim.org.tr/tr/eskrim/nedir.htm
Eskrim, satranç gibi, birkaç hamle sonra ne yapılması gerektirdiğini düşündürdüğü gibi, bunun çok kısa sürede olması gerektiğinden … ( Görkem Sivri eskrimcidir. o­na danışmalı bir de.)

İndigo annelik http://www.bebegim.cc/formsante_agu.html
Milenyum çocukları adı da verilen indigolarla başa çıkmak gerçekten kolay değil. 6 yaşındaki bir indigo annesi Nergis Özcan’ a göre bu iş satranç oynamaya benziyor. ” Sürekli beyninizi çalıştırıyorsunuz. ” Şimdi ben burda ne yapayım, ne desem doğru olur?” Çocuğun karşısında kesinlikle güçlü durmalısınız. Aksi taktirde hayat kabusa dönüyor. (Yeni nesil bizden akıllı. Çocuk yedi yaşına gelince o anneyi zekada geçer. “İndigo”nun türkçesi yok mu bu arada? )

Tenis http://www.tenisklinik.com.tr/trt_1_6.asp
Tenis, sadece sahada oynanan ve vuruş üstünlüğüne dayanan bir spor kesinlikle değildir! Satranç gibi düşünülmesi ve oyun kurulması gereken bir spor olduğu için ancak gerekli oksijen beyne pompalandığında beyin gerekli hükümleri verir. (Anna Kournikova satranççı olsa satrancın popülaritesi kaç misli artardı merak ediyorum.)

Röportaj http://arsiv.hurriyetim.com.tr/tatilpazar/turk/99/01/31/yazarlar/50yaz.htm
”Şu soruya ‘evet’ diye cevap verirse, benim bir sonraki sorum şu olur, ‘hayır’ derse bu olur” diye düşünüp, karşımdakinin beni şaşırtmasına izin vermeyecek şıklar da hazırlıyorum.

Psikoestetik http://www.psikoestetik.com/uyelik/login/login.asp  
Satranç gibi zor bir metot olduğun için mutlaka uzmanı tarafından yapılmalıdır. (Satranç bir kere metot değildir! Psikoestetik ne bu arada?)

Pokemon http://www.egitimplatformu.net/yazarlar/alifuatbilkan/dijital_siddet.htm
Satranca benzeyen pokemon oyununda, rakibini zehirli gazla uyutup yenen gaz pokemonu Haunter, biyolojik savaşları çocuk dünyasına tanıtan bir nitelik de taşımaktadır. (Ufacık yaştaki çocuklara kimyasal silahları kullanmayı haklı gösterip, sonra da biyolojik savaşları tanıtıyor diye yararlı bir iş yaptıklarını söylemelerini esefle kınıyoruz. Tüm bunlara bir de satrancı alet etmeleri cabası.)

Orienteering http://www.istanbulorienteering.org/FAQ.htm
Düz pistte koşmakla arazide koşmak farklı işler. Üstelik bir yandan göz pusulada ve haritada olmalı. İyi bir orienteeringcinin koşarken aynı zamanda haritada nerede olduğunu bilmesi hata yapmasını engelliyor. Bastırıp gidersen kayboluyorsun, yani koşarken satranç oynamak gibi bir şey. Salt kas gücü değil, beyin ve vücut aynı zamanda çalıştığı için yaşamın geç dönemlerine kadar bu sporda başa güreşebilirsiniz. (Ne sporlar varmış. Bu sayede öğreniyoruz. Satrancın yararları işte.)

Habercilik http://www.milliyet.com/content/kadin/kad016/kadin31.html
Habercilik satranç oynamaya benziyor. (Neden ki?)

Renk (Tasarım) http://etmk.org/haber.php?sid=87
Renk aynen satranç gibidir, taşların oynanma şekillerini bildiğiniz sürece her zaman oynayabilirsiniz. Ancak oyunu kazanmak için doğru kurguyu yapmanız gerekir.

Tarih http://arsiv.aksiyon.com.tr/arsiv/233/pages/dosyalar/dos15.html   Halbuki tarih bir satranç oyunudur, oyuncularını kendi çağından seçer. Örneğin Fuzuli’nin Leyla ile Mecnun’unun macerasını örnek veriyor. Leyla ile Mecnun’un beşyüze yakın el yazması vardır.
(Leyla ile Mecnun’un ne alakası var?)
Quake http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=quake
insan kişiliğinin refleksleri ile birleşip satranç gibi bir düşünce savaşı verdiği yerdir.

Dil oyunları http://mdilci.sitemynet.com/diloyunlari.htm
Kesinlik Üstüne ve Felsefî Araştırmalar adlı çalışmalarında Wittgenstein, dili genel anlamıyla bir satranç oyununa, sözcükleri de ileri sürülen taşlara benzetir.

Halkla İlişkiler http://www.elegans.com.tr/49/html/aysen.html
Oysa özel hayatımızda, sosyal ortamlarda, özellikle iş alanında “kaybeden yok” yöntemi unutulmamalı. ilişkileri satranca benzetebiliriz. Karşımızdakinin iki hamle sonrasını tahmin edip oynayabiliyorsak “ben, neyi, nasıl oynatırsam o­na istediğim hamleyi yaptırırım” diyebiliyor ve yanılmıyorsak, oyunu iyi oynuyoruz demektir. Bu öngörüdür.

Hazırlayan Selim Gürcan
www.pawnpusher.co.uk sitesindeki orjinal fikri bize bildiren Oğul Köseoğlu ‘na teşekkürler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here