Büyükusta olmanın formülü: 4x365x8

0
628
satrancta basari

Herhangi bir konuda  en üst düzey hale gelebilmek için 10 bin saat harcamanın gerektiğine dair Malcolm Gladwell‘e ait bir tez bulunmakta. Kendini satranca ufak yaştan itibaren adayan satranççıların 15-16 yaşında Büyükusta olduklarından yola çıkalım. 8 yaşında başlayan sporcunun 16 yaşında Büyükusta olduğunu ve günde 4 saat satranç ile 8 yıl boyunca ilgilendiğini varsayalım. 4x365x81= 11.680 saat ile hesap aşağı yukarı tutuyor.

Yaygın bir görüşe göre 4 yıl boyunca kendini tamamen satranca adamak Uluslararası Usta olmanın ön şartı. Ondan sonra da yine 4 yıl boyunca azimli bir şekilde devam ederseniz de Büyükusta olabiliyorsunuz.

 

Elbette İstanbul Satranç Derneği’nde veya internet başında kendini geliştirmeden onbinlerce oyun oynayan ve belki de 20 bin saat harcayarak milim ilerlemeyenleri bu yaklaşıma dahil etmiyoruz. 10 bin saatten kasdedilen modern satranç disiplininin gerekliliklerini yerine getirmek:

 

a) En modern eğitim kaynaklarından yararlanmak
b) Kuvvetli oyuncularla pratik yapmak ve oyunların analiz edilmesi
c) Bol bol kombinezon, etüd çözmek

Elbette satrancın sportif yönü dikkate alınırsa oyuncunun sinirlerini sağlam olması, rekabete yatkınlığı ve psikolojisi elbet önemli oluyor. Hatta satranca çok ufak yaşta başlanması neredeyse bir gerek şartken velinin becerisi de çok önemli faktör. Örneğin çocuk hangi satranç merkezine gidecek, hangi antrenörle ve ne kadar çalışacak ve hangi turnuvalarda oynayacak gibi pek çok konu önemli.

Elbette ülkedeki satranç ikliminin ve öğrencinin aldığı okul eğitiminin de önemi var. Suat Atalık antrenörlerin olmadığı, Türkiye’de uluslararası hiçbir turnuvanın düzenlenmediği ve yurtdışına sadece senede bir kez gidildiği bir ortamda 30 yaşındayken Büyükusta oldu. Yurtdışı temasların arttığı ve GM Vasiukov’un antrenör olarak bulunduğu daha ılıman bir satranç ikliminde Kıvanç Haznedaroğlu 28 yaşında Büyükusta olmayı başardı.

Sonraki yıllarda Barış Esen 24 yaşında ve ardından Emre Can ile Mustafa Yılmaz 20 yaşında Büyükusta olmayı başardılar. İsmi geçen oyuncuların hepsi kendilerini satranca adamışlardı ama ülkedeki kuvvetli oyuncu sayısı ve imkanlar arttıkça Büyükusta olma yaşı giderek düşmekte.

Türkiye’deki özel okulların verdiği uzun süreli eğitimler satranç sporcuların gelişimini yavaşlatmakta. Sabah 8:00’da yola koyulup akşam 17:30’da eve dönen bir çocuğun günde 4 saat satranç ile ilgilenmesi beklenemez. Üstelik belli bir yaştan sonra sınavlara hazırlanan ve haftasonları da dershanelere gitmek zorunda kalan çocuklar satranç eğitimine zaman zaman ara vermektedirler. Bu araların satrançlarını duraklatmaktan çok geri götürdüğü bir gerçektir. Tüm bu zorluklara rağmen isimlerini Türk satranç tarihine yazdıran oyuncularımız şöyle:

atalik 30

Suat Atalık 30 yaşında Türkiye’nin ilk Büyükustası oldu.

haznedaroglu 28

Haznedaroğlu 28 yaşında en genç GM oldu.

esen 24

Barış Esen 24 yaşında GM oldu.

can 20

Emre Can Büyükusta olma yaşını 20’ye çekti.

yilmaz 20

Benzer şekilde Mustafa Yılmaz da 20 yaşında GM oldu.

10 bin saat teorisine elbette itirazlar geldi. Tabii ki pek çok değişik dal ve konunun hepsi 10 bin saat başlığı altında incelenemez ama burada vurgulanmak istenen belli yetenekteki insanlar adanmışlıkla bir konuya yoğunlaşırlarsa eninde sonunda o konuda uzmanlaşacaklardır. Çalışmanın başarıdaki önemi bilinmeyen bir şey değil ama 4x365x8=11680 saat hesabı satrançta aşağı yukarı tuttuğunu gösteriyor.

Peki bu 10 bin saat kuralının istisnaları var mı? Bazılarında bu 10 bin saat uzarken bunu daha az sürede başaranlar olabilir mi?

Standart bir satranç eğitimi alan benzer zekaya sahip olan oyuncular benzer süre satranç çalışırlarsa benzer başarıları göstermeleri beklenir. Peki ya oyunculardan biri satrançta diğerlerinin bilmediği ve çok önemli prensibi keşfederse ne olur? Elbette diğerlerine ciddi fark atabilir. Satranç tarihinin dahi oyuncusu Morphy böyle bir özelliğe sahipti.

Paul-Morphy-onbin-saat

Paul Morphy 1837 yılında doğdu. 9 yaşına geldiğinde New Orleans’ın en kuvvetli oyuncularından biriydi. O dönem elbette fazla satranç kitabı yoktu ve satrancı amcası ve babasından öğrenmişti. Ne şimdi ki gibi çocuk turnuvaları ne satranç merkezleri ne de bilgisayar, intenet imkanları vardı. Morphy’nin hayatı boyunca 3-4 kitaptan fazlasına sahip olmadığı düşünülüyor. Buna rağmen 12 yaşına geldiğinde artık dünya çapında bir oyuncuydu çünkü Avrupadan gelen güçlü usta Löwenthal’i 3-0 yenebilmişti.

Morphy’nin 10 bin saat satranç ile ilgilenecek vakti olduğunu hiç sanmıyoruz. Üstelik 13 yaşından sonra doğru düzgün satranç ile ilgilenememiştir. Hiç bir turnuvada oynamamış ve kayıtlarda olan oyunları genelde sınıf arkadaşı Maurian’a karşı oynadığı avanslı oyunlardır. Önce koleje sonra da üniversiteye giden Morphy yoğun bir eğitim görmüştür. Ve nihayet 20 yaşındayken Hukuk Fakültesi’nden bir yıl erken mezun olan Morphy satrançla ilgilenecek vakit bulur çünkü erken mezun olduğu için yaşı avukatlık yapmaya yetmemektedir.

10 bin saat kuralını bozan oyuncu Paul Morphy

Morphy ilk kez 20 yaşındayken Amerika Şampiyonası’nda oynar ve şampiyon olur ve sonra Avrupaya geçerek de Dünya Şampiyonu olur. Satranç tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir başarı ve rakiplere karşı üstünlük gösterir. Adeta çağdaşları ile arasında birkaç gömlek farkı vardır. Üstelik bu başarıyı göstermek için 10 bin saat kuralına da uymamıştır.

Morphy’nin Başarı Sırrı

Richard Reti ve pek çok satranç yazarı Morphy’nin başarısını onun konumsal anlayışına ve nihayetinde gelişim olgusunu iyi kullanmasına bağlarlar. Oysa dönemin diğer oyuncuları incelendiğinde dönemin iyi oyuncularının da gelişim prensiplerini elbette iyi anladıkları görülür. Esasen gelişim konusu sadece yeni başlayanlar için bilinmeyen bir olgu olabilir. Gelişimin önemini anlamak için kesinlikle dahi olmaya gerek yok elbet!

Eğer mesele gelişim değilse Morphy çağdaşlarına nasıl fark atıyordu?

Satrançta diğer oyuncuların hiç bilmediği ve hemen de kavrayamayacağı bir prensibi keşfettiğiniz düşünün. Hiç satranç eğitimi almayan birisi ile oynadığınızda onun nasıl çaresiz olduğunu görürsünüz ya işte o zaman da rakipleriniz sizin karşınızda o duruma düşerlerdi. Morphy satrançta fark ettiği bu incelik sayesinde aletlerini en uygun yerlere koyabiliyor ve hesaplama konusunda çok daha başarılı oluyordu. Diğer oyuncular bir hamlenin iyi olup olmadığını anlamak için dakikalarca düşünmek zorudayken o sonuçları hemen çıkarabiliyordu.

Morphy dünya şampiyonu olduktan sonra New York Ledger gazetesinde satranç köşesinde yazmaya başladı. İlginçtir ki Morphy bu köşese asla kendi oyunlarını analiz etmedi. Belki de oyun esnasında nasıl düşündüğüne dair ipucu vermek istemiyordu.

Satranç Okulu olarak Morphy’yi başarıya ulaştıran bu düşünce sistemini size sunuyoruz.

İddia ediyoruz. Bu dersler sizin satranca bakış açınızı değiştirecek! Satrancım ilerlemiyor diyorsanız atılım yapmak için tam zamanı!

15 saatlik Satrançta Ustalık Kursu dersleri  için tıklayınız

ustalik kursu

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here