Fischer Humması

0
469
fischer-rating

Uluslararası satranç kuralları son derece açıktır: Dünya şampiyonluğu yarışmasının ilk basamağını oluşturan bölgesel turnuvaların, bir önceki 3 yıllık dönem sonunda şampiyonu ortaya çıkaran yarışmanın yapıldığı takvim yılının bitiminden önce tamamlanmış olması gerekir. Bu şartın yerine getirilebilmesi için ise, bölgesel turnuva hazırlıklarına sonbahardan önce girişilmesi zorunlu olmaktadır.

İşte 1969 yılının yazındaki durum da buydu. Yeni dünya şampiyonu Leningrad’lı genç (32 yaşında) gazete yazarı Boris Spassky, gösterişsiz bir biçimde de olsa, zaferin tadını çıkarmaya koyulmuştu. O uzun ve yıpratıcı turnuva ve karşılaşmalar artık geride kalmıştı ; 3 yıllık bir süre boyunca kimse tarafından defi edilmeden elinde tutacaktı şampiyonluğu.

Oysa ayni günlerde, FIDE tarafından 1’den 10’a kadar numaralanan bölgelere ayrılmış bulunan dünyanın her yanında, yeni bir yarışın startı verilmekteydi. Bu bölgeler arasında FIDE tarafından 5.bölge olarak adlandırılan ABD’de düzenlenen ABD satranç şampiyonası bölgesel turnuvanın da yerini tutacaktı. Manhattan’daki bir işhanının altında bulunan salona, ülkedeki en büyük satranççılar akın ettiler. 

Gelenler arasında bir zamanlar satrancın ilahı sayılmış ve 6 kez ABD şampiyonu olmayı başarmış bulunan Polonya asıllı Reshevsky de vardı. Eski dünya gençler şampiyonu Rahip William Lombardy vardı. Ülke şampiyonluğunu elinde tutan dinamik ve konuşkan Larry Evans vardı. Macaristan’dan kaçıp geldikten sonra ABD açık turnuvasını 4 kez kazanmış bulunan Pal Benko vardı.

Ancak gelen yıldızlar arasında en parlakları -ABD şampiyonluğunu ilk olarak 14 yaşındayken kazanıp, daha sonra bu başarıyı 7 kez tekrarlamış bulunan Bobby Fischer- yer almamaktaydı. Uluslararası alanda kazandığı turnuva ve maç sayısı bakımından yeni bir rekora doğru ilerleyen ve dünya şampiyonluğu unvanıyla arasındaki tek engelin Rus oyuncuları arasındaki danışıklı dövüşler olduğuna yemin etmiş bulunan Fischer, bu turnuvaya katılmayacaktı. Bobby Fischer, Tunus’un Sousse şehrinde düzenlenen Bölgeler arası turnuvadan 5 Kasım 1967 günü, 15.turda oynaması gereken maça çıkmayarak çekilmişti. O sırada birlikte yarıştığı 22 kişiden de daha iyi durumda bulunan genç adamın (Fischer’in puan durumu 13.5-11.5 idi ) neden böyle davrandığını merak ederek oteline gidenlerin, otel odasının kilitli kapısının ardından alabildikleri tek cevap şuydu : “Beni rahat bırakın. Söyleyecek hiçbir şeyim yok”

Bundan sonra da ortalarda pek gözükmeyen Fischer’in inzivaya çekildiğine inanılacaktı neredeyse. Gerçi gözünü 1972 deki şampiyonluğa diktiğini bir kaç kez söylemiş bulunuyordu ama, ABD şampiyonluk turnuvasına katılmamakla bu şansı kesinlikle kaybediyordu.

Turnuva, 30 Kasım 1969 günü başladı ve 12 kişinin de birbirleriyle karşılaşmasını gerektiren yarışmanın ilk puanını, New York’lu büyük usta Arthur Bisguier’i yenen uluslararası üne sahip usta Bernard Zuckerman aldı.

Bundan sonraki 17 gün boyunca turnuvayı başta götüren oyuncuların adları sürekli olarak değişti. 17 Aralık 1969 günü ise bütün yarışmayı saygılı bir sessizlik içerinde izlemiş bulunan 100 kadar satranç severin coşkun alkışları arasında şampiyon ilan edildi. 11 maçta 7 puan sağlayan Reshevsky, ABD şampiyonluğu unvanını ve 2000 dolarlık ödülü elde etmişti. Uluslararası ün sahibi San Fransisco’lu usta William G.Addison ikinciliği Benko da üçüncülüğü kazanmışlardı.

Reshevsky, Addison ve Benko böylelikle dünya şampiyonluğu elemelerinin ikici basamağı olan Bölgelerarası turnuvaya katılma hakkini elde etmiş bulunuyorlardı. Üçü de çok mutluydular. Ancak, o­nların başarısını küçümsememekle birlikte, Bobby Fischer’siz bir ekibin bölgelerarası turnuvada ABD’yi yeterince temsil edemeyeceğine inanan pek çok satranç oyuncu ve meraklısının keyfi pek yerinde değildi. Hoşnutsuzluk duyanlardan biri de, ABD satranç federasyonu başkanı ve FIDE yürütme kurulu üyesi Yarbay Edmund Edmondson’du. Edmondson hemen kolları sıvadı ve son derece umutsuz gözüken bir çabaya girişti. İlk iş olarak Fischer’i yeniden aktif olarak satranca döndürecek, bunu başarabilirse bu kez de o­nu kurallara uygun biçimde yarışarak katılma hakkını kazanmış bulunmadığı Bölgelerarası Turnuvaya sokmanın bir yolunu arayacaktı.

Son derece yumuşak başlı ve nazik bir adam olan edmendson, Fischer’le arasındaki uzun süreli ve kimseye nasip olmamış derecede yakın dostluktan da yararlanarak, asi oyuncuyu satranç tahtası başına döndürmek gibi umulmadık bir başarıyı kısa zamanda sağladı. Fischer o günlerde düzenlenen bir Rusya-Dünya karması karşılaşmasına razı oldu ve dünya satrançseverlerini büyük şaşkınlığa uğratan bir davranışla, takımın 1.adami olma hakkini Danimarkalı büyük usta Bent Larsen’e bırakarak 2 numarada yer aldı. Burada karşısına çıkan tüm Rus oyuncuları devirmek Fischer’de yeni bir heves uyandırmıştı. Bölegelerarası turnuvaya katılmaya ve şampiyonluk ünvanını Rusların elinden almak için uğraşmaya hazırdı artık. şimdi tek sorun, Amerika’nın bir numaralı satranç yıldızını Turnuva’ya sokmanın bir yolunu bulmaktı.

Elinden gelen her şeye başvurdu Edmonson; konuştu, tartıştı pazarlık etti, önerilerde bulundu, karşı önerileri dinledi. uzun süren boğuşmalar ve çabalar sonucunda ortaya bir çözüm yolu çıktı ve FIDE genel kurulunun o­nayından geçerek kesinleşti:kurallara uygun biçimde seçilen amerikalılardan biri yerini verecek olursa, Fischer Bölgelerarası turnuvaya katılabilirdi.

“Haberi duyduğu anda- diyor Edmonson -Benko,yerini vermeyi önerdi”
Ne var ki bu da Fischer’in turnuvaya katılmasına yetmiyordu. Yürürlükteki kurallara göre, ABD şampiyonasının ilk sekiz sırasında yer alan öteki oyuncuların da Fischer’in öne geçişine Razı olduklarını belirtmeleri gerekliydi Edmonson için.

Şampiyonada dördüncülüğü elde etmiş bulunan ve ilk 3 oyuncudan biri herhangi bir sebeple çekilecek olursa, o­nun yerine bölgeler arası turnuvaya katılma hakkini elinde bulunduran Lombardy isteneni yerine getirmeye hazır olduğunu bildirdi. Edmonson bu yolda bir dilekle karşısına çıktığında genç katolik şöyle karşılık verdi ;

“O turnuvada oynamayı ne kadar istediğimi bilirsiniz. Böyle bir durumda önüme geçmesini kabul edeceğim tek kişi vardır o da Fischer’dir”

Ve Lombardy istenen izni verdi. Beşinci,altıncı,yedinci ve sekizinci de o­nun gibi yapınca, Fischer bölgeler arası turnuvaya girmek ve uzun süredir göz diktiği dünya şampiyonluğu tacını, 1984’den beri sahipleri olan Rusların elinden almayı bir kez daha denemek hakkını elde kazanmış bulunuyordu.

24 oyuncunun katıldığı bölgeler arası turnuva, 9 Kasım 1970 günü Ispanya’nın Palma de Mallorca şehrinde başladı. Burada ilk 6 dereceyi alacak oyuncular, 1969 yılında Spassky’e yenilip ünvanını kaptıran Tigran Petrosian ve bir önceki aday seçme turnuvasının finalisti Rus büyük usta Viktor Korchnoi ile birlikte daha sonraki basmak olan aday seçme turnuvasında yarışmaya hak kazanacaktı.

Bölegelerarası Turnuva, Fischer’in büyük üstünlüğü altında geçti. Karşılaşmalar tamamlandığı zaman genç amerikalı satranççı son yedi maçını kazanmış olmasının yanı sıra,17.5-5.5 lık puanlarla en yakın rakibini 2.5 puan geride bırakmasıyla da bütün dikkatleri üstüne çekiyordu. Fsicher’in arkasından ise 15-8 lik puan durumuna sahip Rus Yeffim Geller, Danimarkalı Larsen, ve Bati Almanyalı Robert Huebner başabaş geliyordu. Aday seçme turnuvasına katılacak oyuncuların listesini Batı Almanya’lı Wolfang Uhlmann ve Rus Mark Taimanov tamamlamaktaydılar.

şimdi sıra, şampiyonluk maçından önceki son basamağa, adayların eleme usulüne göre yarışacakları seçme turnuvasına gelmişti. 13 Mayıs 1971’de başlayacak maçlarda eşleştirmeler şöyle idi:

Fischer-Taimanov (Ingiliz kolümbiyası’nın Vancouver şehrinde), Petrosian-Huebner (Ispanya’nın Sevilla şehrinde), Larsen-Uhlmanm (Kanarya Adalarında) ve Geller-Korchnoi (Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Sochi şehrinde). Bu çeyrek final turundaki maçlar, her biri 1 puan değerinde 10 karşılaşma olarak sürdürülecek ve 5.5 puanı ilk dolduran oyuncu galip ilan edilecekti.

Vancouver’deki Fischer-Taimanov maçı yaklaştıkça, olaylar da patlak vermeye başladı. Fischer maçın yapılacağı salona seyirci alınmamasını istedi, Sovyet yetkilileri ise böyle bir şeyin uluslararası kuralların çiğnenmesi anlamını taşıyacağını ve istek kabul edilirse Taimanov’un yarışmadan çekileceğini ilan ettiler. FIDE başkanı Dr.Euwe buna fazla direnilirse Taimanov’un diskalifiye edilip yerine Bölgelerarası turnuva yedincisi Macar Lajos Portisch’in alınacağı tehdidiyle karşılık verdi. Sovyet yetkililerinin karşı tehdidi ise, Taimanov diskalifiye edilecek olursa diğer Rus oyuncularının ( Geller, Petrosian, ve Korchnoi) da çekileceği yolundaydı.

Bu Euwe’nin kararını değiştirmeye yetmedi. Hollandalı Başkan “İsteyen çekilebilir – diyordu – hepsinin yerine başka oyuncuları alırız”

En sonunda Sovyetler Birliği delegeleri yenilgiyi kabullendiler, Fischer’de istediğini elde etmiş oldu. Artık maçın başlamasına engel kalmamış gibi gözüküyordu. Ne var ki maç ancak, oyun salonunun her iki oyuncunun da itirazı üzerinde değiştirilmesinden sonra başlayabilecekti.

İlk hazırlanan salona girdiklerinde Taimanov çevreye bir göz attıktan sonra bağırdı : “İnsan burada nefes alamaz!” Salonu Fischer’de beğenmemişti. Bunun üzerine organizatörler alelacele yeni bir salon bulup hazırlattırlar ve maçın başlamasını sağladılar.

İlk oyuna beyazlarla başlayan Fischer için kazanmak hiç de zor olmadı. Üçüncü oyun da Fsicher’in galibiyetiyle sonuçlandı.

Puan durumu böylece 3-0 olduğunda, sıfırın sahibi Taimanov birdenbire hastalandı. Rus oyuncu, sağlığı – ve anlaşıldığına göre morali- düzelinceye kadar maça ara verilmesini istiyordu. İstek kabul edildi ve dördüncü karşılaşma birkaç gün ertelendi. Ancak bunun da bir yarar sağlamadığı, tarafların satranç tahtası başına döndüklerinde, beşinci ve altıncı oyunların da Rus büyük ustanın yenilgisiyle kapanmasından anlaşılıyordu.

Maç sona ermiş, Taimanov yarış dışı kalmıştı. Fischer ise o güne kadar hiç duyulmamış bir şeyi başarmış ve bir büyük usta karşısında altı oyunda hiçbir yenilgi, hatta beraberlik almadan maç kazanan ilk oyuncu olarak satranç tarihine geçmişti.

Taimanov, daha adı bile konmamış bulunan garip bir salgın hastalığın gün geçtikçe çoğalacak kurbanlarından ilki olduğunun henüz farkında bile değildi.

Palma’daki son yedi karşılaşmayı peş peşe kazanmış bulunan Fischer, Taimanov karşısında da altı galibiyet alınca, büyük ustalar arasında 13 maçı aralıksız kazanmak gibi büyük bir rekorun sahibi olmuştu.

Çeyrekfinal turundan Fischer ile birlikte kazançlı çıkan öteki 3 oyuncu Petrosian ( Huebner hastalığı nedeniyle maçı bırakmıştı) Larsen ve Korchnoi oldular. Ad çekme yoluyla yapılan eşleştirmede yarıfinal maçlarının Larsen-Fischer ve Petrosian-Korchnoi arasında oynanacağı anlaşıldı.

Moskova’da oynanan Petrosian-Korchnoi maçı büyükustalar arasındaki karşılaşmalar için olağan biçimde geçti. Birinci oyun beraberlikle sonuçlandı, ikinci oyun da o­nu izledi. Üçüncü,dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci oyunlarda da taraflar beraberliği bozamadılar. Hiçbiri tehlikeye atılmak istemiyordu. Petrosian oyunu her zamanki ihtiyatıyla sürdürüyor, Korchnoi da o­na ayak uydurmuşa benziyordu. Yapılan ek maçlardan Petrosian galip çıkmayı bildi.

Fischer-Larsen cephesinde ise oldukça heyecanlı maçlar geçmekteydi. İlk maçta gülen taraf saldırgan oyunuyla Fischer oldu. 8 Temmuz’da oynanan 2. oyun 54 hamle sürdü. Oyunun başında yaptığı sürekli saldırılar ve yerinde savunmalar, Larsen’in oyun sonuna hafif üstünlükle girmesine olanak sağlamıştı. Ancak 35.hamlede danimarkalı oyuncu kendinden beklenmeyecek bir hata yaptı. Fischer bu küçücük fırsatın üstüne atladı ve yarattığı bir değiş tokuşla rakibinden 2 piyon daha iyi duruma geçmeyi başardı. Bunun üzerine Larsen terketti. Puan durumu 2-0 olmuştu.

Üçüncü oyunda Larsen pek başarılı değildi. Başlangıçta (11 ve 12.hamlelerde) yaptığı hatalarla çok zor duruma soktuğu oyum, son bir umutla sürdürmeye çalıştıysa da 41. hamlede terk zorunda kaldı. Durum: 3-0

Dördüncü oyun 33 hamle sürdü ama, aslında Larsen’ın atlarından birini geri çekip Fischer’e rahatça nişan alacağı bir hedef kazandırdığı 24. hamlede bitmiş sayılabilirdi. Karşılaşma 33. hamleye ulaştığında Larsen’in piyon zinciri darmadağın olmuş ; şahı veziri ve kalesi Fischer’in bir atinin tehdidi altına girmişti. (4-0)

13 Temmuz günü, maçı kazanma şansı artık sıfıra inmiş bulunan -peş peşe 4 oyun kazansa bile ancak Fischer’e yetişebilecek olan- Larsen sağlık durumunu öne sürerek maça ara verilmesini istedi. O da Taimanov gibi birdenbire hastalanmış olacaktı.

şimdi satranç dünyasını yeni bir merak sarmıştı : Fsicher’in rakiplerinin hep yakalandığı bu hastalık neydi? Neden kötü oynamaya başlıyorlardı? Vücutlarını birdenbire etkileyen hastalık neydi? Amerikalı büyük usta Robert Byrne’in “Fischer fobisi” adını takacağı, başkalarının ise “Fischer humması” olarak adlandıracağı esrarengiz hastalık bir büyünün mü sonucuydu acaba?

Başka oyuncular da böyle şeylerle karşılaşmışlardı zaman zaman -şimdiki gibi salgın halini almış olmasa da!-. Pek çok büyük usta, hiçbir zaman sağlık durumu iyi bir rakip yenme fırsatı bulamamış olmaktan eskiden beri yakınıp dururlardı. Yenik durumdaki oyuncu, şu veya bu şekilde hastalanır ve sağlık durumu iyiyken oynayacağı oyunu bir türlü çıkaramazdı nedense.

Fischer ve rakiplerinin de durumu buydu. Genç santranççının ve maç geçmişi incelendiğinde tekrar tekrar göze çarpan bir nokta vardı : Fischer’in rakipleri hiç bir zaman normal oyunlarını çıkaramamışlardı.

Peki ama, Fischer’in büyük üstünlüğü önünde,rakiplerinin oyunu göze kötü gözükmüş olamaz mıydı!

Maç, 18 Temmuz günü yeniden başladı ve beşinci oyun da ötekiler gibi sonuçlandı. Fischer’in piyonlarından birinin ilerlemesini önleyemeyen Larsen 46.hamlede terk etti. şimdi durum 5-0 olmuştu.

20 Temmuz günü Fischer ve Larsen, Temple Buell kolejinin 500 kişilik konferans salonunda altıncı oyun için karşı karşıya geldiler. Organizatörler, salonun sahne bölümündeki özel aydınlatma düzeni için 1500 dolar harcamışlardı. Sessizliğin bozulmaması için yalnızca arka sıralara seyirci alınmıştı; ayrıca 300 kadar seyirci de başka salondaki satranç tahtasının üstünde tekrarlanan hamlelerden karşılaşmayı izlemekteydi.

Larsen, 5-0’lik durumun umutsuzluğuna rağmen oyuna çok hızlı girdi. Önce Bir kendi açılışını kullandı, sonra da oyunu sicilya savunmasına dönüştürdü. Buna karşılık Fischer hiç beklenmedik bir tavırla (Amerikali satranççı yarim puan getirecek bir beraberliğin kendisine yeteceği durumlarda bile galibiyete oynamakla ünlüydü) savunma oyununu benimsedi. Birkaç hamle içinde Larsen merkezde üstünlük kurmayı başarmış ve Fischer’i sıkıştırmaya başlamıştı. Bu arada 19.hamlede de bir piyonunu saldırısını yavaşlatmamak için feda etti. Vezir ve Filini Fischer’in şahına yönelten Danimarkalı bundan sonra da şah tarafındaki kalesini ileri sürdü.

Bu sırada son derece sakin görünen Fischer, bütün hamlelere uygun savunmaları rahatça bulmaktaydı. Larsen ikinci bir piyonunu daha sununca, o­nu da almakta çekingenlik göstermedi. Ancak Larsen’in bu taktiğinin geri teptiği az sonra görüldü: Danimarkalının saldırısı önce hız kaybetti, sonra da çöküp gitti. Rakibindeki bu duraklamanın peşini bırakmayan Fischer hemen yüklendi ve yarattığı değiş tokuşla, oyun sonunda kendisine büyük rahatlık sağlayacak bir taş üstünlüğü elde etti. İki piyon feda etmiş bulunması Larsen’i büyük bir dezavantaj içine sokmuştu.

Larsen tahta üstündeki durumu uzunca bir süre inceledikten sonra, oyunu terkettiğini bildirdi.

Maç 6-0 sonuçlanmıştı. Fischer satranç tarihinde daha önce görülmemiş bir başarıyı tekrarlamış ve büyük bir ustayı peş peşe 6 oyunda yenmişti. Usta satranççılar karşısında hiç puan vermeden kazandığı galibiyetlerin sayısı da böylece 19’a yükseliyordu.

Artık Spassky ile şampiyonluk ünvanı için yapacağı karşılaşmayla arasında bir tek engel kalmıştı. Tigran Petrosian

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here