Dünyanın en iyi on satranç oyuncusu arasında olan biriyle,
ilk yirmiye veya ilk yüze girmeyi asla başaramayan diğer birçokları arasındaki
fark nedir? Her oyuncunun başarı ve yenilgisi için kendi nedenleri vardır ama
bunlar arasında en çok tartışılanı hiç şüphesiz ki yetenektir.
Yeteneğin o kadar çok özelliği ve tanımı var ki kimin
yetenekli olup kimin olmadığına zorlanmamıza şaşmamamız gerek. Dehalar bunları
kolaylaştırır ama Mozart gibi beş yaşındayken senfoni besteleyen veya Pascal
gibi daha on iki yaşındayken evinin duvarlarına kendi geometri teorilerini
karalayan birinin yeteneğine şaşmaktan ve hayran olmaktan başka pek bir şey
yapamayız.
Müzik ve matematiğin yanı sıra, satranç da küçük yaşta
ortaya çıkabilen üstün yetenek ve özgünlük gerektren birkaç alandan biridir.
Jose Capablanca, sadece babasının oynayışını izleyerek daha dört yaşındayken
oyunu öğrenmişti ve çok geçmeden deneyimli oyuncularla boy ölçüşebilecek hale
gelmişti. Polonya doğumlu Samuel “Sammy” Reshevsky, yedi yaşındayken denizci
giysisiyle odaya girer, tüm Avrupa’dan gelen bir oda dolusu oyuncuyu çoğul masa
göstersinde yenerdi. Reshevsky mucizevi yeteneğinin kaynağıyla ilgilenen her
türlü psikolog tarafından incelenmişti. Adı karmaşıklık ve zorlukla anılan bir
oyunda küçük yaştaki çocuklar nasıl başarılı olabilirdi?